olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bir inceleme talep etmek için her zaman olduğu gibi, TED Amara ana sayfasından başlayacaksınız.Για να ζητήσετε μια αναθεώρηση, θα ξεκινήσετε, όπως πάντα, από την κεντρική σελίδα του TED Amara.
Bir inceleme talep etmek için her zaman olduğu gibi, TED Amara ana sayfasından başlayacaksınız.Для того, чтобы взять что-то на редакцию, начните, как обычно, с общей странички TED на сайте Amara.
Bir inceleme talep etmek için her zaman olduğu gibi,כדי לבקש עריכה, תתחילו, כמו תמיד,
Bir inceleme talep etmek için her zaman olduğu gibi,من أجل طلب مراجعة لترجمة، ستبدأ، كما جرت العادة،
Bir inceleme talep etmek için her zaman olduğu gibi,いつものように TED Amara全体のページから始めます
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.첫날처럼 교사들과 팀원들의 의견이 갈리지 않았죠
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.Nie są to tylko ich czy wasze przewidywania, tak jak to było dnia pierwszego.
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.Ya no se trata de su opinión contra la de ellos, como sí lo era el primer día.
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.Це вже не Ваша думка проти їхньої, як було у перший день.
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.لم يعد الأمر رأيك مقابل رأيهم كما في اليوم الأول.
Birinci günde olduğu gibi sizin fikrinize karşı onların fikri durumu yok.新しいデータがあるのです
Birincisi, ben kapının aynı tarafta olduğum için olduğu gibi, ikincisi, çünkü문의 같은 편이니까 첫째, 당신처럼, 둘째, 그들은이기 때문
Birincisi, ben kapının aynı tarafta olduğum için olduğu gibi, ikincisi, çünküΚατ 'αρχάς, επειδή είμαι στην ίδια πλευρά της πόρτας όπως είστε?
Birincisi, ben kapının aynı tarafta olduğum için olduğu gibi, ikincisi, çünküראשית, כי אני באותו צד של הדלת כפי שאתה, ושנית, משום שהם
Birincisi, ben kapının aynı tarafta olduğum için olduğu gibi, ikincisi, çünküأولا ، لأنني على نفس الجانب من باب كما أنت ، وثانيا ، لانهم
Birincisi, ben kapının aynı tarafta olduğum için olduğu gibi, ikincisi, çünküこのようなノイズの内部を良くすること、誰もがおそらくあなたを聞くことができなかった。"
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı. "Bir şey tartışılmaz" dedi Bunting,그는 그렇게 그랬던 것처럼 누군가가 맡아 봤다고. "한가지가 뚜렷해야한다"깃발천 고 말했다
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı. "Bir şey tartışılmaz" dedi Bunting,مشموم شخص ما بأنه فعل ذلك. "هناك شيء واحد لا يقبل الجدل" ، وقال الرايات ،
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı. "Bir şey tartışılmaz" dedi Bunting,のろいの言葉のその横に椅子を描く。
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı."En nu, 'zei hij met een zucht," deze boeken. " Iemand snoof terwijl hij dit deed.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı."És most," mondta sóhajtva: "ezek a könyveket. " Valaki beleszagolt, ahogy ezt tette.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı."Et maintenant", dit-il avec un soupir, "ces des livres. " Quelqu'un reniflé comme il l'a fait.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Jemand schnupperte, als er es tat.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Joku haisteli kuten hän teki niin.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Ktoś pociągnął nosem, jak to zrobił.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.livros. " Alguém cheirou como ele fez isso.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.los libros. " Alguien olió como lo hizo.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Một người nào đó đánh hơi như ông đã làm như vậy.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Någon luktade som han gjorde så.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Nekdo njuhanje kot je to storil tako.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Někdo zavětřil jak on dělal tak.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Niekto zavetril, ako to urobil.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Qualcuno annusò mentre lo faceva.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Seseorang mendengus saat ia melakukannya.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Someone mirosi ca el a făcut aşa.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Someone μύρισε όπως το έκανε.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Кто-то нюхал, как он сделал это.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Някой подуши, като го направи.
Birisi o kadar olduğu gibi kokladı.Хтось нюхав, як він зробив це.
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,몇 달전 뉴욕 타임즈 광장에서 있었던 일이죠.
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,Zoals een paar maand geleden op Times Square in New York.
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,Zum Beispiel: vor ein paar Monaten auf dem Times Square in New York.
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,כמו לפני כמה חודשים בכיכר הטיימס בניו יורק,
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,مثل قبل بضعة اشهر مضت في تايمز سكوير في نيويورك ،
Birkaç ay önce New York'ta Times Meydanı'nda olduğu gibi,パキスタン系イスラム教徒の男が車の爆破を企てました
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.A stejně jako předtím se celá potenciální energie přeměnila na kinetickou.
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.En net zoals in de vorige situatie zal alle potentiële energie omgezet worden in kinetische energie.
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.I podobnie jak w poprzedniej sytuacji, cała energia potencjalna przekształciła się w energie kinetyczną.
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.이전의 상황과 마찬가지로 위치에너지는 이제 운동에너지로 전환되었습니다
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.И так же, как и в предыдущей ситуации, вся потенциальная энергия переходит в кинетическую энергию.
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.І як і в минулих випадках, вся потенційна енергія тепер перетворилася на кінетичну енергію.
Bir önceki durumda olduğu gibi, burada da tüm potansiyel enerji kinetik enerjiye çevrildi.כמו במקרה הקודם, כל האנרגיה הפוטנציאלית התגלגלה לאנרגיה קינטית.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.- egy kicsit mint a tízparancsolat-kísérlet esetén - és az emberek még kevesebbet csalnak.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.십계명 실험과 약간 비슷하죠. 그리고 부정행위도 덜 합니다.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.lidt ligesom med de ti bud eksperimentet - og folk snyder meget mindre.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.lite som med de tio budorden -- och människor fuskade mindre.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Trochu jako u experimentu s desaterem přikázání - a lidé podvádějí dokonce ještě méně.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.-- un poco como con el experimento de Los Diez Mandamientos -- y la gente hace menos trampa.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Un po' come nell'esperimento dei 10 Comandamenti. E le persone barano addirittura meno.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.Слегка похоже на эксперимент с 10 библейскими заповедями - и обмана даже ещё меньше.

İlgili Sayfalar