olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››기록된 바 하늘에서 저희에게 떡을 주어 먹게 하였다 함과 같이 우리 조상들은 광야에서 만나를 먹었나이다
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Naši otcovia jedli mannu na púšti, jako je napísané: Dal im jesť chlieb z neba.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nos pères ont mangé la manne dans le désert, selon ce qui est écrit: Il leur donna le pain du ciel à manger.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nossos pais comeram o maná no deserto, como está escrito: Do céu deu-lhes pão a comer.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nuestros padres comieron el maná en el desierto, como está escrito: Pan del cielo les dio a comer
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Očetje naši so jedli mano v puščavi, kakor je pisano: „Kruh iz nebes jim je dal jesti“.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Ojcowie nasi jedli mannę na puszczy, jako jest napisano: Chleb z nieba dał im ku jedzeniu.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Otcové naši jedli mannu na poušti, jakož psáno jest: Chléb s nebe dal jim jísti.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Părinţii noştri au mîncat mană în pustie, după cum este scris: ,Le -a dat să mănînce pîne din cer.``
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våra fäder fingo äta manna i öknen, såsom det är skrivet: 'Han gav dem bröd från himmelen att äta.'»
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våre fedre åt manna i ørkenen, som skrevet står: Han gav dem brød fra himmelen å ete.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Vore Fædre åde Manna i Ørkenen, som der er skrevet: Han gav dem Brød fra Himmelen at æde."
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Батьки наші манну їли в пустинї, як писано: Хлїб з неба дав їм їсти.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Отцы наши ели манну в пустыне, как написано: хлеб с неба дал им есть.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››אבותינו אכלו את המן במדבר כאשר כתוב לחם מן השמים נתן למו לאכל׃
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››آباؤنا اكلوا المّن في البرية كما هو مكتوب انه اعطاهم خبزا من السماء ليأكلوا
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖 宗 在 曠 野 喫 過 嗎 哪 、 如 經 上 寫 著 說 、 『 他 從 天 上 賜 下 糧 來 給 他 們 喫 。
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖宗 在 曠野喫過 嗎哪 、 如經 上 寫著說 、 『 他 從 天上賜下糧來給 他 們喫 。
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.여러분들이 애플 매킨토시 512를 구입했던 1985년처럼요.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Będzie jak w roku 1985, kiedy pojawił się Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Ce sera comme en 1985, lorsque vous avez acheté un Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Dia akan seperti pada tahun 1985, ketika Anda membeli sebuah Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Es wird genauso wie im Jahr 1985, als Sie einen Apple Macintosh 512 gekauft haben.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Giống hệt như hồi năm 1985, khi người ta máy Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Net zoals het was in 1985, toen je een Apple Macintosh-512 kocht.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Va a ser como en 1985, cuando uno compraba una Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Θα είναι όπως το 1985, όταν αγόρασες έναν Apple Macintosh 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Он будет похож на купленный в 1985 г. Macintosh 512 фирмы Apple.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.Ще бъде като през 1985-а, когато купихте Епъл Макинтош 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.זה יהיה כמו ב1985, כשקניתם אפל מקינטוש 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.سيكون الحال كما كان عليه عام 1985، حينما اشتريت آبل ماكنتوش 512.
Aynı 1985'te olduğu gibi olacaktı, bir Apple Macintosh 512 aldığınızdaki gibi.ちゃんと動いていたものが
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.A bringáról mi nem csak beszélünk.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Ako napríklad tie bicykle - nerozprávame o tom.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Así que, como con las bicis,
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Astfel, ca și în cazul bicicletei, nu vorbim despre asta.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz. Deneyebilirsiniz.Durch die Fahrrädern reden wir nicht darüber, sondern bieten an es auszuprobieren.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Então, tal como com a bicicleta, não falamos disso.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Et tout comme les vélos, on n'en parle pas.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.결국 자전거처럼 우리는 아무것도 말하지 않았습니다.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Nên với một chiếc xe đạp, các bạn chẳng phải bàn tán về nó.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Net als bij de fiets praten we er niet over.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Perciò proprio come con la bici, noi non ne parliamo.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Tym właśnie jest rower, o nim się nie mówi.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Έτσι λοιπόν, όπως και με το ποδήλατο, δεν μιλάμε γι' αυτό.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Помните вариант с велосипедом? Мы не рассуждаем абстрактно.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Така, както с колелото, не говорим за това.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.אז בדיוק כמו עם האופניים, אנחנו לא מדברים על זה.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.فمع الدراجة ، لم نتحدث عنها
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.試してもらうのです
Aynı Günther ile, Ernst ve herkesle olduğu gibiIgual que con Günther y Ernst y todos los demás.
Aynı Günther ile, Ernst ve herkesle olduğu gibiВсё повторяется, как и с Гюнтером, с Эрнстом и со всеми остальными.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.É o mesmo coisa como nos EUA, você sabe.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Est-mêmes chose comme aux Etats-Unis, vous savez.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Je enako stvar, tako kot v ZDA, saj veš.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Là cùng điều giống như tại Mỹ, bạn biết.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Onko sama asia kuten Yhdysvallat, tiedät.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Sama hal seperti di Amerika Serikat, Anda tahu.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Ugyanaz dolog, mint az USA-ban, tudod.
Aynı mı ABD'de olduğu gibi bir şey, biliyorsun.Είναι η ίδια πράγμα, όπως στις ΗΠΑ, ξέρετε.

İlgili Sayfalar