olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
İş jetleri sivil kullanımda olduğu gibi askeri amaçlarla da kullanılabilir.公共施設等利用目的に限り利用可。
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.人間 神々が自らの姿を模して物質界に創造した種族。
Cephenin diğer kısımlarında olduğu gibi Sovyet 39. ve 43. Orduları, ciddi bir direnmeyle karşılaştılar.しかし、戦線ではソビエト第39軍、第43軍がドイツ軍の激しい反撃に遭遇していた。
Birçok Yahudi dilinde olduğu gibi, Yahudi-Romen dillerinin geleceği açık değildir.正如大部分的犹太语一样,犹太-罗曼语的未来是不明确的。
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.由於勾鼻章酷似其亡妹,其母親認了勾鼻章為義女。
Cephenin diğer kısımlarında olduğu gibi Sovyet 39. ve 43. Orduları, ciddi bir direnmeyle karşılaştılar.但是,與戰線的其它部分一樣,第39及第43軍團遭到非常頑強的抵抗。
Bu doğru olsaydı, insanlar gündüz olduğu gibi gece de görebilirdi.但如果真是这样,那无论昼夜人都该有同等视力。
Kara Kedi ve Gammaz Yürek'te olduğu gibi, öykü katilin bakış açısıyla anlatılmıştır.跟在《黑猫》和《泄密的心》里一样,爱伦·坡以谋杀者的角度讲述故事。
Bayrağın oranı, Ermenistan bayrağında olduğu gibi 1:2'dir.这面旗的长宽比为2:1,与亚美尼亚三色旗相同。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.他們不是人類,而是從地下積累的人的消極念頭而衍生出像沉澱物般的存在。
Bugünkü türlerde olduğu gibi kafalarında bulunan boynuz gibi silahları yoktu.牠們不像現今的有蹄類,腳上是沒有砲骨的。
Uzay araştırmaları Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi sık sık jeopolitik rekabette bir yarış olarak kullanılır.太空探索经常被用作地缘政治对抗,例如冷战时期的代理竞争。
Percy, her sene olduğu gibi gelecek sene okula gitmek için bir okul seçer.和泷一样,决定明年要去读书。
Ben her şeyde olduğu gibi sanat hayatım boyunca, inadımla yaşadım.我保證:我一生中每一天都對你忠實。
Adından da belli olduğu gibi oldukça şişmandır.正如祂的名字一樣,身懷怪力。
Ancak, 5B tasarısı da tıpkı 5A ya olduğu gibi yenilgiye uğramıştır.然而,5B案被否決而5A案卻獲得通過。
Birmingham'da, Britanya adasının çoğunluğunda olduğu gibi ılıman okyanusal iklim bulunmaktadır.紹斯波特与英国大多数地区一样是海洋性气候。
Şehirdeki birçok hükümet binasında olduğu gibi bu yapı da Oscar Niemeyer tarafından tasarlanmıştır.國家廣場的附近有建築師奥斯卡·尼迈耶(Oscar Niemeyer)設計的多座建築。
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.哥德堡同其它瑞典的大城市一样,有很大的移民人口。
Türkiye'de de tüm Dünyada olduğu gibi özgün adı ile gösterime sunulmuştu.這座山因其冗長的名稱而在新西蘭,以至全世界聞名。
Bunların yanında fildişinden heykel yapmak, eskiden olduğu gibi günümüzde de biblo şeklinde devam etmektedir.请允许他谈那旧时的巴黎,好象它现在仍然存在一样。
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.最後,合唱反覆地唱這些詞,逐漸淡出舞台。
Kelimenin yapısına göre “ikân” ( iskan kelimesindeki kan kelimesinde olduğu gibi )şeklinde de okunabilir.「相應教」的原形,應該是大眾部誦本那樣的。
İskeleti olan tüm öteki hayvanlarınsa, kuşlarda olduğu gibi (kloak adı verilen) tek bir çıkış yeri vardır.不可读其名的那个动物(聲:諏訪部順一) 和ゆう一起生活的像鸟一样的动物。
O, bizim Rabbimiz olduğu gibi, bütün hayvanlar ve bitkiler âleminin de Rabbidir.绍遣先主将兵与辟等略许下。
Birçok hastalıkta olduğu gibi erken tanı önemlidir.這類病症中,以一系列稱為早衰症的疾病較為著名。
Sıradan satrançta olduğu gibi At diğer taşların üzerinden atlayabilir.馬(騎士)的走法如同國際象棋的馬,可以越過其他棋子。
EURO 2020'de, EURO 2016'da olduğu gibi 24 ülkenin millî takımları mücadele edecektir.自2016年起,欧锦赛參賽隊伍增加至 24 隊。
Ancak öğretileri de olduğu gibi kabul edilemez.不想學生們發生與他同樣的事。
Güney Afrika Birliği, Kanada ve Avustralya örneklerinde olduğu gibi bir federasyon yapısı oluşturmamaktaydı.與加拿大和澳大利亚不同,南非联邦是一个单一制国家,而非如其名字那样的一个联邦制国家。
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.对于牛顿引力理论而言这暗示着一种更一般的几何学。
Ver­giler Osmanlılar'da olduğu gibi şer'îve örfî olmak üzere iki kısımdı.與綠的外貌十分相似,疑似是雙胞胎,其行為舉止都相當一致。
Müziğin temeli ses olduğu gibi, renk de resmin özüdür.色彩是绘画的本質,就像聲音是音樂的本質一様。
Houston Rockets geçen sene olduğu gibi 1984 NBA Seçmeleri'nde de birinci sırada oyuncu seçme hakkına sahipti.歐拉朱萬在1984年NBA選秀中被休士頓火箭隊以狀元簽選中。
Duvarların yapım tekniği ikinci tabakada olduğu gibidir.北仑二期工程的建设模式与一期工程类似。
Klasör içeren dosya sistemleri, SQL veritabanlarının olduğu gibi genellikle bulunmamaktadır.鸟类统计的结果绝对不会如人口普查一般准确。
Lionel Messi, FIFA Street ve FIFA 13'te olduğu gibi bu oyunda da küresel kapak yıldızı oldu.利昂内尔·梅西 在所有版本的封面中出现,这是他继 《FIFA 13》和《FIFA 街头足球》以来继续作为FIFA系列的封面代言人。
Bu aşamada, ezme tatlandırılabilir veya olduğu gibi bırakılabilir.所以这个时候可以考虑放弃点和。
Psikolinguistik örneğinde de olduğu gibi.統計學中的似然函數。
Fula halkına olduğu gibi, dile uygulanan birkaç isim vardır.目前已有幾個特定的用語用於稱呼幾個類型的御宅族。
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.無分別智不似真如相起。
Geçen yıl da olduğu gibi Barclays Center'da düzenlenmiştir.同年加尔维斯顿教区成立。
Gabija evin koruyucusu olduğu gibi evin annesi de ateşin koruyucusuydu.가비야가 집안의 보호자였던 것처럼, 가정의 어머니는 불의 보호자였다.
Diğer ülkelerde olduğu gibi başbakanlar yürütmenin başıdır.다른 국정분야는 총리가 담당하고 있다.
Buna göre Rusya ile Litvanya örneğinde olduğu gibi gönüllü ve barışçıl bir birliği savunuyordu.주키에프스키의 이상은 리투아니아와 연방을 맺은 것처럼 평화적이며 자발적인 연합을 러시아와 맺는 것에 있었다.
Müziğin temeli ses olduğu gibi, renk de resmin özüdür.색 음악에서 소리가 필수이듯이 그림에서는 색이 필수적이다.
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.언의(言議)는 말의 다른 말이며, 일반 사전적인 뜻은 '사람들 사이에서 전(傳)하여 들리는 말'이다.
2000 ve 2003 yıllarında olduğu gibi üçüncü .2000년과 2008년도 마찬가지이다.
Bazılarını olduğu gibi Türkçeye çevirdiler, bunlar da tuttu.이는 터키어의 로마자에서 시작되었고 그 외의 몇몇 언어에서도 쓰인다.
Ukrayna armasında olduğu gibi.이는 우크라이나어에서도 마찬가지이다.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde olduğu gibi resmi “Apartheid” (Ayrımcılık) politikaları bu mantıktan kaynaklanır.국장 위쪽에는 마다가스카르의 공식 명칭인 "마다가스카르 공화국"("Repoblikan'i Madagasikara")이 말라가시어로 쓰여져 있다.
Olayı olduğu gibi anlattım.라고 당시 상황을 설명했다.
ABD'de, dijital SDTV NTSC sinyallerinde olduğu gibi aynı 4:3 çerçeve oranında yayınlanır.북아메리카에서 디지털 SDTV는 NTSC 신호와 동일한 4:3 화면비로 방송되며 와이드스크린 콘텐츠는 센터 컷(center cut) 처리된다.
Tıpkı kanguru faresinde olduğu gibi ön ayaklar çok kısa arka ayaklar ise çok uzundur.캥거루과에 속하는 대부분의 다른 종들보다, 앞발은 뒷발과 비교하여 상대적으로 길다.
Fakat antiferromıknatıslarda olduğu gibi komşu elektron çiftinin spinleri zıt yönlere doğrudur.그 결과 강자성 물질에서 전자의 이웃한 스핀들은 같은 방향으로 정렬할 수 있는 것이다.
"Hitler her zaman olduğu gibi her koşulda taarruzu emrediyordu." ."현재의 전선을 어떠한 희생을 치러서라도 사수해라" 라고 히틀러는 명령했다.
Kontrat, örneğin bir evin satışında olduğu gibi genellikle yazılı olarak yapılır.일반적으로 책을 판매하는 곳이어서 책방(冊房)이라고도 불린다.
Hatta Güneş Sistemimizde olduğu gibi, çevresinde birden çok gezegen oluşan bir yıldız bile belirlenmiştir.우리 태양계와 마찬가지로 다른 항성 주위에도 행성계가 형성되어 있다.
Monty Hall probleminde olduğu gibi burada da sezgisel yanıt 1/2'dir, halbuki olasılık 2/3'tür.몬티 홀 문제에서 선택할 수 있는 상황은 총 3가지로 다음과 같다.
Blair bu ilişkinin gerçek olmadığını düşündüğü zamanlarda olduğu gibi rahat değildir artık.그러나 그는 짐작하는 것처럼 프랑스계 캐나다인이 아니다.

İlgili Sayfalar