olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
1996'da olduğu gibi, referandumun meşruiyeti tartışma konusu oldu.Tuy nhiên, vào năm 1946, nó cũng là chủ đề của những lời chỉ trích.
Geçen yıl da olduğu gibi Barclays Center'da düzenlenmiştir.Năm 2004, cô được chuyển đến Ngân hàng Barclays ở vai trò tương tự.
GTP, GTP-C ve GTP-U da olduğu gibi aynı mesaj yapısını kullanır, ancak bağımsız bir işlevi vardır.Giao thức cơ bản của GTP: Sử dụng cấu trúc bản tin tương tự GTP-C và GTP-U, nhưng có chức năng độc lập.
İkisi 2 yıl önce olduğu gibi tekrar ikili mücadeleye girerler.Rồi năm sau nữa lại bắt đầu thi hương như hai năm trước.
Sembolü, diğer tüm Sezar lejyonlarında olduğu gibi, boğa ve oğlaktır.Biểu tượng của quân đoàn là một con bò đực (như tất cả các quân đoàn khác của Caesar) và cung Ma Kết.
Kazakça Қасқыр (Ⱪasⱪır: Kurt), Қой (Ⱪoy: Koyun) sözcüklerinde olduğu gibi.Như chữ thành (城) bao gồm thổ (土) là đất (vì thành làm bằng đất) và ngôn (言) là lời (lời nói thành thật).
MobileMe'de (ve önce .Mac ve iTools'da) olduğu gibi bir iCloud hesabı bir e-posta hesabı içerir.Như với MobileMe (và .Mac và iTools trước nó), một tài khoản iCloud bao gồm một tài khoản email.
St. Moritz'de oyunlara 1936'daki olimpiyatlarda olduğu gibi 28 ülke katılmıştır.28 quốc gia tham dự ở St. Moritz, cùng số lượng với Thế vận hội Mùa đông 1936.
Her yerde oldugu gibi sevgi,saygıya önem verilir.Mà ở đây khán giả cũng yêu thương em như mọi nơi khác.
Ukrayna armasında olduğu gibi.Ngày các Lực lượng vũ trang tại Ukraina.
Bütün Eski Dünya maymunlarında olduğu gibi insansıların da 32 dişi vardır.Khỉ ở tân thế giới có 36 răng, trong khi những con khỉ cựu thế giới có 32 răng.
Yeryüzünü tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi sular kaplar.地上に現れる霧の雲(層雲)などはまさに霧状雲である。
Birçok Yahudi dilinde olduğu gibi, Yahudi-Romen dillerinin geleceği açık değildir.多くのユダヤ諸語のようにユダヤ・ロマンス語の未来は思わしくない。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.近くに人間(獣の飼主)がいたことを暗示する証言は記録されていない。
O, bizim Rabbimiz olduğu gibi, bütün hayvanlar ve bitkiler âleminin de Rabbidir.長宗我部氏の家臣・久礼田定祐に養育され、このためか久礼田御所とも呼ばれた。
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.その後は妹・津世の婿養子として休栄(宗鎮の孫)が相続した。
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.操作の仕方は昨年と同様。
Venedik kiliselerinin çoğunda olduğu gibi, dış kısım oldukça düzdür.多くのヴェネツィアの教会とともに、外観はむしろ簡素である。
Bunun dışında günümüzde olduğu gibi asla düğünlerde ve benzer eğlencelerde dönülmez.この時を外にしては決して御開扉はなく、増して今日のように昼間においてこれをするなどのことは決してしなかったのである。
Māhavīra : “Ruh kalıcı olduğu gibi geçicidir de.マハーヴィーラ: 魂は非永続的なのと同じだけ永続的なのだ。
Çin'de üretilen savaş uçakları, "Shenyang J-5" örneğinde de olduğu gibi, 5 sayısı ile başlar.中国の軍用機の番号は、瀋陽 J-5のように、4を避けるために5から割り振られる。
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(ベクトル場の場合も同様)。
"Rüzgar etkisi", M82'de olduğu gibi yüksek-hızlı gazın tespiti değil sadece görünümü belirtmektedir.「wind effects」とは、M82で見られるような高速のガスである。
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.なお、初期はどもる喋りが特徴だったが、後に直ったようである。
Önceki yıllarda olduğu gibi, alt logosu genel logosu ile yan yana sunulmuştur..これまでの大会と同様、副ロゴは通常のロゴとともに使用される。
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.ただし、これは全ての場合でそうであった事を意味しない。
1996'da olduğu gibi, referandumun meşruiyeti tartışma konusu oldu.1996年の国民投票と同様、投票の有効性には疑問が呈された。
Çoğu kimyasal maddeyle olduğu gibi, deri veya gözlerle temas halinde, 15 dakika suyla yıkanmalıdır.皮膚や眼についた時には大量の水で15分以上洗い流す。
Kontrat, örneğin bir evin satışında olduğu gibi genellikle yazılı olarak yapılır.通常契約用の機種としても販売されている。
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).それ故に生き物の命を徒らに奪うものに対しては怒りを露わにする。
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.言葉にできず、捉えようもないその姿を、ありのままに。
Tüm kostümler elbiselerin olduğu gibi el yapımı yapıldı.衣装などの製作は全てメンバーの手によって行われている。
Bu nedenle kurban sahte paketleri normalde olduğu gibi yanıtlar.それ以外の基本的なボケのパターンは従来通りである。
Telefonda olduğu gibi apartmanın girişindeki kişiyle daireden konuşulması mümkün kılınır.電話の向こうの誰かと楽しそうに話をする息子。
Bir önceki filmde de olduğu gibi buraya nasıl geldiklerini araştırmaya başlarlar.前番組同様に原の独自の視点で映画を紹介している。
Tohum-yiyen bir türdür ama yavru özellikle gerekli protein tedariğini olduğu gibi böceklerden alır.主に種子を食べるが、幼鳥は必須な蛋白質を摂取するために昆虫類を多く捕食する。
Yaylı sazlarda olduğu gibi uzun da bir şekli var.かなづちの柄を長くしたような形をしている。
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.このため、国内のあらゆる宗教と同様、イスラム教も抜本的な変革を迫られることとなる。
Romanya bu yıl önceki yıllarda olduğu gibi iki aşamalı bir yarışma yapacaktır.前年の2着をはさみ前々年に続く本競走2勝目。
Kızıl, pek çok Türkî dilde ve Ana-Türkî dilinde olduğu gibi Tuvaca'da da “kırmızı” anlamına gelir.クズルとは、他の多くのテュルク諸語同様にトゥバ語で「赤」という意味である。
Aracın içerisinde kardeşinde olduğu gibi bir altın plak bulunmaktadır.車両には自動車のようにナンバープレートが取り付けられている。
İçi gösteren kumaşlar, kadın giyiminde olduğu gibi, erkekte de kullanılmaz.基礎化粧品は女性と同じ物を使う。
Mitraizm'de olduğu gibi boğa kurban edilir.寺岡家でペットとして飼われている柴犬。
Diğer araptavşanlarında olduğu gibi uzun bir kuyruğu ve iri arka ayakları vardır.他の竜脚類同様長い首と尾をもつ。
Her şeyi olduğu gibi kabul et.しかし、それら全てをあるがままに受け入れている。
Daha önceki dönemlerde de olduğu gibi kıtalar halen güney yarımkürede bulunmaktadırlar.道越同様近世初頭まで海域であった。
Her şeyi olduğu gibi bırakarak bölgesine döner ve kardeşinden hesap sorar.兄の為信に従い各地を転戦。
Sembolü, diğer tüm Sezar lejyonlarında olduğu gibi, boğa ve oğlaktır.カエサル創設の軍団と同じく紋章は牡牛、そしてライオン。
Kaçıp kurtulan bir grup Çapanoğlu'na durumu olduğu gibi anlatmış.別れた男からストーカーまがいの事をうけた事も。
Geçen yıl da olduğu gibi Barclays Center'da düzenlenmiştir.同年11月、株式会社BARKS設立。
Yıllık büyüme önceden olduğu gibi %2'lerde kaldı.前年比では2.2%増。
C4b ve C2a o zaman birlikte C3-konvertazı şekillendirmek için klasik yolda olduğu gibi bağlar.C4bとC2aは古典経路と同じく、結合してC3転換酵素を形成する。
2000 ve 2003 yıllarında olduğu gibi üçüncü .これは2000年および2001年シーズンと並ぶ。
Buna göre Rusya ile Litvanya örneğinde olduğu gibi gönüllü ve barışçıl bir birliği savunuyordu.ジュウキェフスキの理想はリトアニアと連合を結んだように平和的で自発的な連合をロシアと結ぶことであった。
Hatta Raucher karakterlerin isimlerini bile değiştirmeden olduğu gibi bırakmış.ファイヤーシスターズは解散しているが、動かない余接に火を放とうとするなどピーキーな性格は変わっていない。
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.日本には山が多いことから、山岳写真も盛んであるといえる。
Diğer pek çok eserinde olduğu gibi bunun da birçok versiyonunu yaptı.それが彼が重要な作品のいくつかにおいて繰り返していたことであったとしてもだ。
Bunların bir bölümü yazıtlar üzerinde olduğu gibi bir bölümü de dinî nesneler üzerine yazılmıştır.郵便物の引受においては書面で記録されるという点は書留と同じである。
Pek çok ada ülkesinde olduğu gibi trafik soldan akar.イースター島のように観光で補う所も多い。
Kastamonu'nun hemen her tarafında olduğu gibi Karadonu'ya has yiyeceklerden biri "etli ekmek"tir.カレーパン発祥とされる店舗が存在することからカレーパン発祥地の常盤と共に、森下は「カレーパンのまち」としての側面を持つ。

İlgili Sayfalar