olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
En mikroulusların olduğu gibi, üyelerin (vatandaşlar) sayısı zamanla artmaya devam ediyor..Ca și în cele mai multe micronațiuni, numărul de membri („cetățeni”) a fluctuat cu timpul.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Inițial doar făceam referiri, dar acum pot s-o zic așa cum e.
Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir.Valorile depind de condițiile de reacție, ca în tabelul următor.
Birçok Afrika ülkesinde olduğu gibi, Senegal halkının etnik kökeni de çeşitlilik göstermektedir.Ca și în cele mai multe grupuri etnice, definiția de „finlandez” poate varia.
Bacaklar oturma durumda olduğu gibi kırılır ve patenci buza paralel olacak şekilde geriye yatar.Picioarele se desfac, apoi se apropie cu putere ca o foarfecă până când ajung paralele.
Kadınlarımız ise yardımlaşma ve dayanışmayı dün olduğu gibi bugünde sürdürmektedir.Observatorul păstra și distribuia ora, ca și azi.
Yanan bir mumda olduğu gibi.În España en llamas.
Klasik fizikse olduğu gibi kütlelerin pozitif olduğu gösterilebilir.Ca și în fizica clasică, se poate arăta că aceste mase sunt mărimi pozitiv definite.
Alplerdeki otlaklarda olduğu gibi, 100'den fazla fundalık türleri bu böldede yetişir.În parc există nu mai puțin de 100 de lacuri montane de toate dimensiunile.
Gökte olduğu gibi yeryüzünde de Senin istediğin olsun.Facă-se voia Ta precum în cer așa și pe pământ.
Ayrıca Libya'da olduğu gibi Cezayir'de de vardır.Probabil, în același fel era și în Moldova.
Altında olduğu gibi,yükseltgenme reaksiyonu sonunda azot di oksit veya azot oksit ürün olarak açığa çıkabilir.Acest lucru, împreună cu scobitul în nas, explică prezența ocazională a oxiurilor în nas.
Sahne bir defada çekilmiş ve filmde olduğu gibi kullanılmıştı.Debutul ca actriță și l-a făcut în filmul That Night.
Bazılarını olduğu gibi Türkçeye çevirdiler, bunlar da tuttu.Ca tovarăși în a stoarce țara de bani i-a luat și el tot pe greci, ba chiar și pe turci.
İhtilalden sonra, diğer bazı alanlarda olduğu gibi Tatar yazılı kültürü de kan kaybetmeye başlar.Cu toate acestea, ca și în alte lumi, Sartanii au început să moară misterios.
L-İzolösin tıbkı L-Lösin2 olduğu gibi birçok hayvansal ve bitkisel besinin yapısında bulunmaktadır.LHCb – La Big Bang au fost create cantități egale de materie și antimaterie.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Vezi și Procesele de la Praga).
Sık sık olduğu gibi, çocuk evden kaçtı.Cum se întâmplă adeseori, băiatul a fugit de acasă.
Bu evi olduğu gibi seviyorum.Îmi place această casă așa cum este.
Bu japonların hayatını açıklıyor, aynı yüz yıl önce olduğu gibi.Această care descrie viaţa japonezilor, aşa cum era acum o sută de ani.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.A második reakciót ugyanúgy kezelik, mint az eredeti anafilaxiát.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Mint a Newton-i esetben, ez is egy sokkal általánosabb geometriát sejtet.
Ayrıca tüm bölgede olduğu gibi Mahallenin yakınlarında da kömür çıkarılmaktadır.A bányászat az összes környékbeli bányához hasonlóan itt is megszűnt.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.Az amit akkor csináltam, kicsit a mai napig hiányzik nekem.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Ma Fusztáthoz hasonlóan Kairó része.)
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de doğum oranları azalmaktadır.Európa többi országához hasonlóan a születési arányszám itt is csökkent.
Walpurgis Gecesi'nde ve Kakava'da olduğu gibi şenlik ateşi yakılır.A Walpurgis-éjhez hasonlóan örömtüzeket gyújtanak ilyenkor az emberek.
İkinci ve üçüncü sıra koltuklar, diğer pek çok minivan’da olduğu gibi katlanabiliyor ve çıkartılabiliyordu.A második és harmadik üléssor lehajtható és kivehető volt hasonlóan sok más egyterűhöz hasonlóan.
Klasik fizikse olduğu gibi kütlelerin pozitif olduğu gösterilebilir.Mint ahogy a klasszikus fizikában is, megmutatható, hogy ezek a tömegek pozitívak.
Adından da belli olduğu gibi oldukça şişmandır.Farktollai rövidek, mint ahogy azt a neve is mutatja.
Oynanışı bütün Silent Hill oyunlarında olduğu gibi çok rahat ve akıcıdır.Ritka és érdekes videó tartalmak, amik a Silent Hill játékokból lettek lekapva.
Satanizm'e göre insan kendini kandırmamalı aklıyla olduğu gibi gözükmelidir.Egy sátánistának át kell látnia az ilyen megtévesztésen.
Bugün olduğu gibi, tarihte de büyük köylerimizden birisiydi.Ezzel ebben az időben a nagyobb falvak közé tartozott.
Serinin önceki oyunlarında olduğu gibi sadece Playstation konsoluna çıkmıştır.A rendszer a korábbi PlayStation platformokhoz hasonlóan támogatni fogja a letölthető tartalmakat.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Azt javasolja, minden maradjon minden úgy, mint eddig.
Ayrıca Gestalt teorisi Kanizsa Üçgeni'nde olduğu gibi hayali hatların oluşumunu da açıklayabilir.Ezen túlmenően, a Gestalt-elmélet használható a Kanizsa-háromszög látszólagos kontúrjainak magyarázatára is.
Yine ilk albümde olduğu gibi; albüm huzurludan kaotik’e doğru bir seyir izler.Az előző albumhoz hasonlóan a hangulat a nyugodt és a kaotikus között változik.
Dönemin diğer Alman ana muharebe gemilerinde olduğu gibi, Blücher de Çimentolu Krupp zırhı ile donatıldı.A kor német hadihajóihoz hasonlóan a Kaisereket is a Krupp által készített cementált páncélzattal látták el.
Her Total War oyununda olduğu gibi Rome 2'de de ajan vardır.Akárcsak a Mario 3-ban, itt is egymás után játszunk.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.A verseny összdíjazása az előző évvel azonos volt.
Her bir kulağının arkasında ise birçok diğer kedi türünde olduğu gibi beyaz bir leke taşır.Szeme körül pedig egy fehér gyűrű található, mint minden más mókusfajnak.
Roman, tıpkı savunanlarda olduğu gibi, eleştirmenlerde de oldukça güçlü duygusal tepkilere neden olmuştur.A regény kritikusaiból és támogatóiból egyaránt heves érzelmi reakciókat váltott ki.
Bu istekleri, -aynı Çeklerde olduğu gibi- hükümdar tarafından reddedildi.Ezt az uralkodó - a cseh törekvésekhez hasonlóan- elutasította.
Aynı futbolda olduğu gibi sarı ve kırmızı kart uygulaması vardır.Myös jalkapallossa on käytössä samassa merkityksessä keltainen ja punainen kortti.
Bu adlar olduğu gibi şimdiye kadar gelmiştir.Nimemme, jotka tähän asti ovat olleet.
Önceki gecede olduğu gibi bütün mahalle çapında çöp tenekeleri ateşe verildi.Kuten edellisenä yönä, tulipaloja sytytettiin roskapönttöihin koko kaupunginosan alueella.
Ayrıca aynı Yahudilikte olduğu gibi erkek çocuklar 8 günlükken sünnet edilmektedir.Juutalaisuudessa poikalapset ympärileikataan kahdeksan päivän kuluttua syntymästä.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Aivan kuten Nicholsin tapauksessa kurkku oli viilletty auki kahdella viillolla.
Önceden olduğu gibi Mazda 626’nın ismi Mazda6 Atenza olarak değiştirildi.Jo edellisenä vuonna oli 626 muuttunut Mazda6:ksi.
Teşhis ve tedavi metotlarını olduğu gibi kendi başına geliştirmişti.Hän on kehittänyt valmisteita ja menetelmiä itsehoitoon.
Gökte olduğu gibi yeryüzünde de Senin istediğin olsun.Tapahtukoon sinun tahtosi myös maan päällä niin kuin taivaassa.
Olayı olduğu gibi anlattım.Tämä artikkeli kertoo tapahtumasta.
Kendisine, önceki kulübünde olduğu gibi 24 numaralı forma verildi.Hän sai pelinumerokseen 24, joka oli sama kuin aikaisemmassa joukkueessa.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.Sijoitus oli sama kuin edellisvuonna.
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.Göteborgissa, kuten useimmissa Ruotsin suurimmissa kaupungeissa, on paljon maahanmuuttajia.
Sovyetler Birliği Komünist Partisi örneğinde olduğu gibi merkez komite bir politbüro ve sekretarya seçerdi.Neuvostoliiton tavoin keskuskomitea valitsi puolueen politbyroon ja sihteeristön.
Tohum-yiyen bir türdür ama yavru özellikle gerekli protein tedariğini olduğu gibi böceklerden alır.Peltopyyn pääravintoa ovat siemenet, mutta varsinkin poikaset syövät hyönteisiä proteiininlähteenä.
Bayrağın oranı, Ermenistan bayrağında olduğu gibi 1:2'dir.Lipun sivujen suhde on 7:11 eli sama kuin Viron lipussa.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.Kaikkialla se on varsin harvalukuinen.
Her iki ülke de 1961'den beri olduğu gibi OECD'nin tam üyeleridir.Maa oli ollut järjestön jäsen vuodesta 1961.

İlgili Sayfalar