olduğu gibi ile cümle
olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
İlk yıl olduğu gibi, bu yıl da, 13 dalda verilmiştir.No original, o livro é conhecido também como Thirteen at Dinner.
Görsel sanatlarda Doğalcılık, doğanın olduğu gibi betimlenmesi biçiminde ortaya çıktı.Aqui foi a natureza imitando a arte imitando a natureza.
Ana eklentilerden biri de adından belli olduğu gibi Titanlardır.São personagens figurantes tal como o nome deles sugerem.
Orijinal Bejeweled ile olduğu gibi Bejeweled 2, Shariki oyun makinasına dayanmaktadır. ^Tal como acontece com o Bejeweled, Bejeweled 2 baseia-se na mecânica de jogo do Shariki.
Cephenin diğer kısımlarında olduğu gibi Sovyet 39. ve 43. Orduları, ciddi bir direnmeyle karşılaştılar.Zoals langs andere delen van het front ontmoetten het 39e en 43e leger grote tegenstand.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.De tweede anafylactische reactie wordt op dezelfde manier behandeld als de eerste.
II. Dünya Savaşı her şeyi olduğu gibi Fenerbahçe'yi de finansal olarak olumsuz etkiledi.Na de Tweede Wereldoorlog had, net zoals heel Turkije, ook Fenerbahçe het financieel moeilijk.
Ukrayna armasında olduğu gibi.Het wapen van Oekraïne.
2000 ve 2003 yıllarında olduğu gibi üçüncü .In 2000 en 2003 werd hij tweede.
Bu elementlerin içerisinde doğal elemenler olduğu gibi insan yapımı elementler de yer almaktadır.Ook binnen zijn er elementen van natuursteen.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.Net in die tijd was ik ook begonnen met werk.
Her iki ülke de 1961'den beri olduğu gibi OECD'nin tam üyeleridir.Hij benadrukte dat beide landen al FIFA-lid waren vanaf het allereerste begin.
Yıllık büyüme önceden olduğu gibi %2'lerde kaldı.Het verschil tussen twee graden bleef even groot als voorheen.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.Hij komt op voor de binnenkort nieuwe gedupeerden als alles weer zal worden teruggedraaid.
Aynen avlanmanın karşıda serbest bu tarafta yasak olduğu gibi.Buiten het jachtseizoen is het volgens de wet ten strengste verboden te jagen op de Dahu.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Zo leven de ideeën van Aristoteles nu ook nog.)
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
Önceki neslinde olduğu gibi aynı dönemin Passat'ı ile benzerlikler taşımaktadır.We passen voor de grootte van de rij hetzelfde principe toe als in het vorige voorbeeld.
Tıpkı kanguru faresinde olduğu gibi ön ayaklar çok kısa arka ayaklar ise çok uzundur.Net als bij de meeste andere kangoeroes zijn de voorpoten kort en de achterpoten lang en sterk.
Aracın dizaynında diğer birçok Ferrari'de olduğu gibi Pininfarina'nın imzası mevcuttur.De auto is, net als alle recente Ferrari's, ontworpen door Pininfarina.
1975-76 sezonunda bir önceki sezon olduğu gibi takımının birinci kaleciliğini sürdürdü.Ook in het seizoen 1975-1976 deed de club hetzelfde zoals het seizoen ervoor.
Tüm kostümler elbiselerin olduğu gibi el yapımı yapıldı.De tenues worden vervaardigd door kledijsponsor JAKO.
Ana karakter ve düşmanlar çoğu çağdaş oyunda olduğu gibi menzilli silahlarla değil kılıçlarla savaşıyordu.In gevechten gebruikt hij moderne wapens zoals pistolen en gasbommen in plaats van een zwaard.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.Ze zijn bang dat ze even conformistisch zullen worden als hun ouders.
Ayrıca Libya'da olduğu gibi Cezayir'de de vardır.Zelfstandig kan ook, zoals dat bijvoorbeeld het geval is bij Qatar.
Bir önceki sezonda da olduğu gibi bu sezon da Şampiyona düzenlenmedi.Evenals vorig seizoen was er dit seizoen geen sprake van een noodcompetitie.
Bir önceki filmde de olduğu gibi buraya nasıl geldiklerini araştırmaya başlarlar.Door middel van de getallen wordt ook afgeteld tot het begin van de film, zoals dat in oude films te zien was.
Paris konvansiyonunda olduğu gibi Bern konvansiyonu da idari konular için bir merkez büro oluşturur.In Parijs heeft de departementsprefect ook de functie van regioprefect.
Diğer özel ödüllerde olduğu gibi, bu ödülde de adaylık açıklanmaz.Net als in zijn andere films is liefde niet zonder een prijs te verkrijgen.
Ceset olduğu gibi bırakılarak, mezar kapatıldı.Na de bevrijding werd de gracht dichtgegooid.
Kuyrukları kısa ve tüm Haliaeetus türlerinde olduğu gibi kama şeklindedir.Het schedeldak is kort en breed zoals bij alle ichthyopterygiërs.
Buna göre bir eşin görevi eşini diğer yönlerde olduğu gibi cinsel yaşamda da mutlu etmektir.De moordenaar zal daardoor in een ander leven als vrouw een nieuw leven moeten baren.
Bu aşamada, ezme tatlandırılabilir veya olduğu gibi bırakılabilir.Emoties kunnen daarbij aan en uitgeschakeld worden, als op bevel.
Kardeşim Tom, her zaman olduğu gibi buzdolabını karıştırıyor.Tom, mijn broer, is alwéér in de koelkast aan het kijken, zoals altijd.
Keiretsu'lar halen var olmakla birlikte, 1990'lardan önce olduğu gibi merkezî ya da bütünleşik değildirler.Mimo, że keiretsu nadal istnieją, nie są tak scentralizowane i zintegrowane jak przed 1990 r.
İkinci reaksiyon, ilk anafilakside olduğu gibi aynı şekilde tedavi edilir.Druga reakcja anafilaktyczna leczona jest w ten sam sposób, co pierwsza reakcja.
Filmin müzikleri önceki üç filmde olduğu gibi John Williams tarafından bestelendi.Muzykę do poprzednich trzech filmów napisał John Williams.
Bunun üzerine video olduğu gibi yayınlanmıştır.Za to wydano go jako wideo.
Alaska açıklarında olduğu gibi daha soğuk sularda yumurtaların tamamen gelişmesi 10 ayı bulabilmektedir.W zimniejszych wodach, na przykład opływających Alaskę, może minąć 10 miesięcy, nim jaja rozwiną się.
Her Monako yarışında olduğu gibi antrenman turlarının 2 ayağı Perşembe günü yapılmıştır.W Monako pierwsze dwa treningi odbywają się wyjątkowo w czwartek.
Bu turnuvada erkeklerde olduğu gibi herhangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır.W turnieju kobiet nie obowiązuje limit wiekowy jak w przypadku mężczyzn.
Yapılan topların her birinin gülleleri olduğu gibi, değişik türleri de vardı.Jak każdy kurak posiada też róże.
Müzikleri her sezonda olduğu gibi bu sezonda da Ramin Djawadi hazırladı.Muzykę do tego sezonu, podobnie jak do poprzednich, napisał Ramin Djawadi.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.Kolejność taka sama jak przed rokiem.
Birçok romanında olduğu gibi, Agatha Christie'nin bu romanı da gerçekten olmuş bazı olaylara dayanmaktadır.Jak zwykle w powieściach Agathy Christie, następuje tu wiele niespodziewanych zwrotów akcji.
Gökte olduğu gibi yeryüzünde de Senin istediğin olsun.Bądź wola Twoja, jako w Niebie, taki na ziemi.
Psikolinguistik örneğinde de olduğu gibi.Tak się rzecz ma w zarysie psychologicznym.
WrestleMania'da her yıl olduğu gibi bu yıl da sayısız ünlü konuk oldu.Jak co roku, na WrestleManii pojawiło się kilku celebrytów.
Ayrıca Libya'da olduğu gibi Cezayir'de de vardır.Według innych źródeł także w Libii.
Falcon 9 roketinde olduğu gibi, mürettebatlı kullanım ile tekrar-kullanıma uygun olması hedefleniyordu.Podobnie jak Falcon 9 rakieta byłaby wielokrotnego użytku.
Çoğu kimyasal maddeyle olduğu gibi, deri veya gözlerle temas halinde, 15 dakika suyla yıkanmalıdır.W przypadku zanieczyszczenia oczu lub skóry należy przemywać je dużą ilością wody przez około 15 minut.
Her iki ülke de 1961'den beri olduğu gibi OECD'nin tam üyeleridir.Wieś jest też siedzibą OSP, działającej od 1962.
Serinin diğer eserlerinde olduğu gibi arka planda Fuji Dağı görülmektedir.Podobnie jak na wszystkich pracach z serii, w tle znajduje się góra Fudżi.
Ceset olduğu gibi bırakılarak, mezar kapatıldı.Po zbadaniu grobowiec zamknięto.
Kendisine, önceki kulübünde olduğu gibi 24 numaralı forma verildi.W nowym klubie otrzymał numer 14.
Maçtan önce Rocky her zaman olduğu gibi başarılı olabilmesi için dua eder.Rocky po zdobyciu mistrzostwa staje się coraz bardziej sławny.
(C++ ve C# gibi dillerde olduğu gibi).Tak jest m.in. w języku C, C++ i podobnych.
Her zaman olduğu gibi, şiir yazmaya ve yayımlamaya devam etti.W tym czasie kontynuował pisanie i publikowanie poematów.
Platform 9¾ diğer filmlerde olduğu gibi King's Cross İstasyonu'nda çekildi.Zdjęcia na peronie 9¾ zrobiono na King’s Cross Station tak jak zawsze.
Başına çoğu yörede olduğu gibi halay başı denmiştir.Sam też podkładał głos pod większość postaci.