olduğu gibi ile cümle
olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Şair, öykülerinde de tıpkı şiirlerinde olduğu gibi sıradan insanları ve günlük hayatı konu edindi.وكما هو الحال في أشعاره فقد تناول الشاعر أيضاً في حكاياته موضوعات الحياه اليوميه والناس.
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.من خصائص اللهجة الإدغام الصغير، مثاله: إدغام الذال بالتاء في أخذته فيقولون: أختُّه، وبعضهم لا يدغمه.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.يمكن للأبناء أن يولدوا مؤدبين لو كان آباءهم كذلك.
Diğer bilgisayarlarda olduğu gibi akıllı telefonlar da olası saldırı hedefleridir.جميع الهواتف الذكية، وأجهزة الكمبيوتر، هي الأهداف المفضلة للهجمات.
Kara Kedi ve Gammaz Yürek'te olduğu gibi, öykü katilin bakış açısıyla anlatılmıştır.وكما فعل بو في قصصه الأخرى مثل: "القط الأسود" و"القلب الواشي"، فإن القصة تُروى من وجهة نظر القاتل.
Tüm kostümler elbiselerin olduğu gibi el yapımı yapıldı."أنا حقا أعني مصنوعا، مثل الفساتين شيء مصنوع.
(C++ ve C# gibi dillerde olduğu gibi).(بينما على لغة C ولغة C++ سيكون هذا خطأ كامل).
Ülkede diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi Arapça resmî dildir.كما هو الحال في باقي البلاد العربية.
Sinüzoidlerin duvarlarında kan duvarlarında olduğu gibi kas dokusu yoktur.لا يوجد أنسجة عضلية في جدار الجيوب كما في الأوردة.
Bunun üzerine video olduğu gibi yayınlanmıştır.كان من المفترض تسجيل ما حدث عبر الفيديو.
GTP, GTP-C ve GTP-U da olduğu gibi aynı mesaj yapısını kullanır, ancak bağımsız bir işlevi vardır.3.GTP: يستخدم نفس هيكل مسج ال GTP-C وأساس شبكة خدمة نقل المعلومات عبر الراديو لكنه يملك وظيفة مستقلة.
Albüm, Karaca'nın son üç albümünde olduğu gibi akustik olarak kaydedilmiştir.وسجل هذا الألبوم صوتياً مثل آخر ثلاث ألبومات لقارجا.
Antalya'da yerel ölçekte olduğu gibi ulusal ve uluslararası ölçekte fetivaller de düzenlenmektedir.وتٌنظم أيضا الإحتفالات في إطار قومى ودولى وكذلك الحال في الإطار المحلى ذاتة في أنطاليا.
Kış aylarında nüfus diğer köylerde olduğu gibi birkaç haneyi geçmez.وهي لا تنام لفترات طويلة في الشتاء كما تفعل بعض الدببة الأخرى.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.تبقى المبررات القانونية في البلاد كما هي.
Günümüzde Amerika'daki lise ve üniversitelerde, diğer ülkelerde de olduğu gibi okutulmaktadır.يدرس هناك وكذلك في غيرها من الجامعات في الولايات المتحدة.
Bazen bir döngünün ürünü aynı döngüyü yeniden başlatır, Krebs döngüsünde olduğu gibi.وقد غيرت نباتات الزينة في بعض الأحيان مسار التاريخ، كما هو الحال في نبتة جنون التوليب.
Gün içindeki kayıplar sonucu 26 Nisan gecesi, Arıburnu Cephesi’nde olduğu gibi sakin geçti.وقد بدا في يوم 27 آذار غضاً طرياً كما كان ليلة وفاته.
Bu kitabın bir roman olduğunu söyleyenler olduğu gibi uzun bir hikâye olduğunu iddia edenler de vardır.هذه الرواية توجد ادعائات تقول بأنه قصة طويلة وليست رواية.
Dominika Karayipler Topluluğu üyesi olduğu gibi pasaport bir CARICOM pasaportudur.يعتبر جواز السفر الدومينيكي جواز سفر كاريكوم لان دومينيكا عضو في المجموعة الكاريبية.
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.كنتُ دائمًا كـ'اقرأ كلمات الأغنية وأخبرني ماهو تهجمي فيها.
Önceki nesilde olduğu gibi, Bongo Brawny tüm önemli boyutlarda büyüktü.Como a geração anterior, o Bongo Brawny foi maior em todas as dimensões-chave.
Venedik kiliselerinin çoğunda olduğu gibi, dış kısım oldukça düzdür.Como em muitas igrejas venezianas, o exterior é bastante simples.
Her şeyi olduğu gibi kabul et.Aceite tudo como é.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Como no caso newtoniano, isso sugere uma geometria mais geral.
Nolan önceki bütün filmlerinde olduğu gibi, görüşünü sınırlı tutacağı için ikinci üniteyi reddetti.Como em todos os seus filmes, Nolan recusou ter uma segunda unidade para manter sua visão constante.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.Voltaremos a encontrar-nos em breve, tal é o destino de todos os homens.
Daha sonra İrini, Aziz'in kehanetinde olduğu gibi üç erkek çocuk doğurdu.Mais tarde Irene deu à luz três filhos, como o santo havia profetizado.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Assim como Mary Ann Nichols, sua garganta foi aberta por dois cortes, um mais profundo que o outro.
Önceki gecede olduğu gibi bütün mahalle çapında çöp tenekeleri ateşe verildi.Como na noite anterior, incêndios foram iniciados em latas de lixo por todo o bairro.
Coen kardeşler, bütün filmlerinde olduğu gibi kurguyu kendileri yaptılar.Os irmãos Coen editaram eles mesmos, como é seu costume.
Önceki sezonda olduğu gibi yol arkdaşları sezonun başından sonuna kadar tamamen değişmiştir.Como na temporada anterior, o elenco de companheiros havia mudado do começo ao fim.
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Deuses egípcios estavam envolvidos nas vidas humanas, bem como na ordem geral da natureza.
IPad Mini 3'te olduğu gibi, iPad Mini 4 üç renkte mevcuttur: Uzay Gri, Gümüş ve Altın.Assim com o iPad mini 3, a quarta geração também está disponível nas cores prateado, dourado e cinza espacial.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.Os resultados foram como no ano anterior.
Hepburn -kariyeri boyunca olduğu gibi- ödül törenine katılmamayı seçti ama kazandığı için çok heyecanlıydı.Hepburn optou por não participar da cerimônia de entrega de prêmios, mas ficou emocionada com a vitória.
Yine ilk filmde olduğu gibi bu filmin senaryosunu da Melissa Rosenberg yazdı.Assim como no primeiro filme, Melissa Rosenberg escreveu o roteiro.
Bu şarkıda Jackson tek aranjman olduğu gibi, klasik, vokal ve orkestral aranjmanları yalnız kendi üstlendi.Jackson foi o arranjador, inclusive ele cuidou dos arranjos clássico, orquestrais e vocais.
Dağpınar'ın iklimi il genelinde olduğu gibi karasaldır.O clima de Cachoeiras é bem dividido como a própria cidade.
Yıllık büyüme önceden olduğu gibi %2'lerde kaldı.A taxa de desemprego era o dobro do ano anterior.
2000 ve 2003 yıllarında olduğu gibi üçüncü .II, anos 2002 e 2003.
Bu yöntem, bir derleyicide olduğu gibi hem doğal dillerin hem de bilgisayar dillerinin analizinde kullanılır.Este método é utilizado na análise de linguagens naturais e linguagens de computador, como em um compilador.
Oktoberfest'te olduğu gibi bira çadırları bu fuarda da kurulmaktadır.Festivais da cerveja vão disputar o público nos mesmos dias.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Representa o homem obcecado pelo seu apetite devorador e que nada lhe contém.
Özgün Mafia oyununda olduğu gibi bir harita da oyuna dahil edilecek.Um mapa está incluído como no Mafia original.
Diğer leylek türlerinde olduğu gibi uzun ve geniş kanatlar bu kuşların gökte süzülmesine olanak sağlar.Como outras cegonhas, as asas são longas e amplas permitindo que a ave plane.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Até esse ponto, tudo se passou como planejado.
Diğer ülkelerde ve kültürlerde de olduğu gibi bu süreç sadece yazılım alanında değildir.Tal como no Brasil e em outros países, o programa já não está no ar nesse.
Diğer köpekgillerde olduğu gibi, erkek tilki bir baculuma sahiptir.Tal como outros sapos, possui pele rugosa.
Dönemin diğer Alman ana muharebe gemilerinde olduğu gibi, Blücher de Çimentolu Krupp zırhı ile donatıldı.Como outros navios importantes alemães, o Bismarck foi construído com uma proa reta.
Ancak her zaman olduğu gibi ilk golü rakip takım atar.Não é difícil, como as primeiras fases atestarão.
Kızıl, pek çok Türkî dilde ve Ana-Türkî dilinde olduğu gibi Tuvaca'da da “kırmızı” anlamına gelir.O nome da cidade significa “vermelho” em tuvano, assim como em diversas línguas turcas.
Mürettebatın da olduğu gibi, 214 yolcu Rus'tu ve üç kişi de Ukraynalı turistlerdi.A bordo havia 219 russos, quatro ucranianos e um bielorrusso.
Robotik bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük ilgi görmektedir.O desemprego é preocupante como em todo o país.
Örneğin kaşık sözcüğü İngilizce'de olduğu gibi "spoon" olarak kullanılmaktadır.O exemplo acima, por exemplo, é shined enquanto no inglês britânico é usado shone.
Savaş yıllarında azalan nüfus, Cumhuriyet Devrinde tüm Türkiye'de olduğu gibi artmaya başlamıştır.Na prática, porém, o direito primacial caiu em desuso na Irlanda como em toda a Igreja.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Braga: em casa de Antonio de Maris); .
Diriliş'i adaylık sayısında olduğu gibi kazanılan sayısında da Mad Max: Fury Road takip etti.Quando você joga o Gears 4, pense nisso como Mad Max: Fury Road.
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.Como em todo movimento separatista, este também teve alguma oposição.
Lionel Messi, FIFA Street ve FIFA 13'te olduğu gibi bu oyunda da küresel kapak yıldızı oldu.O argentino Lionel Messi retorna à capa global mais uma vez, como aconteceu em FIFA 13 e FIFA Street.