olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat Barcelona'da olduğu gibi, İtalya'da da işler yolunda gitmedi.В «Барселоне» его дела не заладились.
Şehir halkının genel ekonomik durumu -tüm ülkede olduğu gibi- kötüdür.Уровень жизни населения города, как и по всей стране, крайне низкий.
Lumia 1020'de olduğu gibi, mercekte kullanılan beş ve altı lens sayısı da arttı.Как и в модели Lumia 1020, увеличилось и количество линз с пяти до шести, используемых в объективе.
Aynı Yıldız Savaşları film serisinde olduğu gibi.В том же самом фильме «Звёздные войны.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.Стандартная комплектация была такая же, как в предыдущем году.
Oyun, önceki oyunlarda olduğu gibi, ekranda beliren notalara eşzamanlı basma yoluyla oynanacak.В игре, как и прежде, придётся время от времени смотреть на загрузочные экраны.
Stephen King'in tüm romanlarında olduğu gibi bu roman da Kara Kule serisi ile doğrudan bağlantılıdır.Данная книга, как и многие другие произведения Стивена Кинга, тесно перекликается с циклом «Тёмная Башня».
Namibya'da, tıpkı komşusu Güney Afrika Cumhuriyeti'nde olduğu gibi trafik soldan akmaktadır.Как и в ЮАР, движение в Намибии левостороннее.
M.Ö. eski kültürde ve M.S. Ortaçağ'da olduğu gibi gene o da Asya kökenlidir.Ещё в древности, в I тысячелетии до н. э., як одомашнен человеком.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Сохранить статус-кво — значит оставить всё так, как есть.
Her oyunda olduğu gibi bu oyunda da oyun dışı mağazası bulunuyor.Как и в оригинальной игре, здесь есть магазин.
Dalıcımartılar bugün, daha önce de olduğu gibi Kuzey Yarımküre'nin serin denizlerinde yaşarlar.Сегодня, как и раньше, чистиковые обитают в холодных морях северного полушария.
Her zaman olduğu gibi, şiir yazmaya ve yayımlamaya devam etti.Она как и прежде продолжала писать и публиковаться, а также читала свою поэзию.
2000 ve 2003 yıllarında olduğu gibi üçüncü .Примерно такая же история была и в сезонах-2003 и 2004.
Boynuzları yoktur ama misk geyiğigillerde olduğu gibi 2 adet uzun dişleri vardır.Ей всего три года, но у неё есть очень острые зубы.
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).По народным поверьям, в шедим превращаются души нечестивцев.
Durumu LORAN C ile olduğu gibi birincil kullanımı kıyı sularında gemilere seyir yardımı içindi.Как и в случае с Loran C, её основным назначением стала навигация в прибрежных водах.
Tavşan-ördek illüzyonunda olduğu gibi bakış yönüne göre görüntü tavşan ya da ördek olabilmektedir.Иллюзия кролика-утки — двойственное изображение, в котором можно увидеть кролика и утку.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Кажется, что всё должно быть так, как и было.
Nazilli'nin diğer köylerinde olduğu gibi, incir en önemli geçim kaynağıdır.Как и у других врагов-людей, голова является наиболее уязвимым местом.
Film setinde her şey gerçek hayatta olduğu gibi çalıştı.Фильм снимается так, будто всё происходит на самом деле.
Diğer hususat her köyde olduğu gibidir.Все то же, что и в других селах.
Bu aşamada, ezme tatlandırılabilir veya olduğu gibi bırakılabilir.В такие моменты его можно погладить или даже взять в руки.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Движения рук, ног, бёдер и тела являются ритмичными и такими же, как в ходьбе.
Örneğin: Kazakça Қасқыр (Ⱪasⱪır: Kurt), Қой (Ⱪoy: Koyun) sözcüklerinde olduğu gibi.Это такие слова как бүнг (скорбь), кыртмә (короткий), ғатығ (мясная приправа к плову), кырч (крепкий).
İnsanın iç dünyasını kendi mantıkî gerçekliği içinde olduğu gibi sunmaya çalışır.Она пытается разрешить семейную ситуацию в логичной светской свойственной ей манере.
Poe'nun birçok öyküsünde olduğu gibi, Kızıl Ölümün Maskesi'nin de otobiyografik unsurlar taşıdığı öne sürülür.Как и многие рассказы писателя, «Маска Красной Смерти» исследовалась с точки зрения автобиографичности.
Yarışmanın formatı ve kuralları önceki yıllarda olduğu gibi olacaktır.Формат турнира остаётся таким же, как и в прошлых сезонах.
Türkiye'de de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi iki çeşit cezaevi bulunmaktadır: tutuklu ve hükümlü cezaevi.Существуют две разновидности «общака» — в местах лишения свободы и вне мест лишения свободы.
Her bireyin farklı olduğu gibi, her şehrin de kendine özgü bir kişiliği ve kimliği vardır.Каждая такая община в основном достаточно крупная, чтобы иметь собственное название и независимость.
Birçok başka takımyıldızın olduğu gibi, Kraliçe'nin de Yunan mitolojisinde bir öyküsü vardır.Как и многие персонажи сериала, имеет свою коронную фразу.
Genellikle kabuğu soyulmadan yıkandıktan sonra olduğu gibi tüketilir.Глажка, как правило, производится после стирки.
Osmanlı arşivleri, Türkiye için olduğu gibi, dünya milletleri için de en sağlam ve geniş olanıdır.Они, как и вообще все жители островов, считают, что всё самое лучшее и красивое — в Оркни.
Diğer ülkelerde olduğu gibi başbakanlar yürütmenin başıdır.Провинциями управляют главные министры.
Önceki nesilde olduğu gibi, onun ortam ışığı sensörü, ana ekranın altında yer almaktadır.Как и у предыдущего поколения, датчик освещенности часов расположен ниже основного дисплея.
Tıpkı bugün olduğu gibi o dönemde de Güney Amerika’da kobaylar etleri için besleniyordu.Очевидно, в этот период он, подобно сегодняшним бизонам, был способен добывать корм из-под снега.
Cinayet çoğu kez olduğu gibi kıskançlık yüzünden işlenmiştir.Часто она вызывает у мужа гнев, в основном своей ревностью.
Diğerlerin de olduğu gibi dişileri erkelerini kafadan başlayıp yerler.Они едят живых людей, начиная с зубов, чтобы добраться до костей.
Dominika Karayipler Topluluğu üyesi olduğu gibi pasaport bir CARICOM pasaportudur.Паспорт Доминики также является паспортом Caricom, поскольку Доминика является членом Карибского сообщества.
Örneğin, U2 ve SR-71 uçaklarında olduğu gibi ve uzay uçuşlarında.На самолётах Ли-2 и С-47 выполнял полёты на линию фронта.
Tepesi koyu renklidir ve gri balıkçılda olduğu gibi boynunda siyah çizgiler yoktur.Макушка тёмная, на шее отсутствуют чёрные полосы как у серой цапли.
Diğer alanlarda olduğu gibi bu alanda da sayısal üstünlüğe sahipti.В этом вопросе он был принципиален, как, впрочем, и во многих других.
Oyun ilk Stronghold Crusader oyununda olduğu gibi çarpışma (skirmish) oynanışını esas alacak.Эти же противники присутствуют и в игре Stronghold Crusader.
Birçok insanın hoşuna gitti ancak her şeyde olduğu gibi beğenmeyenlerin çıkmasına şaşırmadım.Я был удивлен, что не все чувствовали то же, что и я.
Zimmete para geçirmede olduğu gibi.На медные деньги учены.
Çukçiler'de olduğu gibi Sibirya Yupikleri'nde de yüz dövmesi yaygındır.Не меньше волнений она вызывает и в сибирской глубинке.
Beyaz ırkta ve sarı (doğu Asyalı) ırklarda olduğu gibi, siyahilerde de melezler görülür.Добродетельные и греховные деяния подобны белым и чёрным облакам, которые одинаково закрывают небо.
Ancak Suriye'de laik mahkemeler olduğu gibi dini mahkemelerde bulunmaktadır.Помимо обычных, в стране существуют также шариатские суды.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Тем не менее, он отнюдь не так слаб и немощен, как может показаться.
Bu diyalog geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir.Бог продолжает являть себя ныне также, как и в прошлом.
Japonya'nın tamamında olduğu gibi dağlar burada da büyük yer kaplar.Мехико со всех сторон окаймляют горы.
Ayak pençeleri sayesinde zeminde olduğu gibi düz duvarda da koşabilir.Как и другие поползни он умеет бегать вниз по стволу дерева.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.В дальнейшем, все убитые им мужчины подвергнутся такой же участи.
Cehennem, çoğu dinde olduğu gibi İslam dininde de, ahiretteki azap yeridir.لجهنم أسماء عديدة نذكر منها: جهنم : وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ (سورة الحجر، الآية 43).
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.بسبب هذه السياسة، خضع الإسلام مع كل الديانات الأخرى في البلاد لتغييرات جذرية.
Birçok Yahudi dilinde olduğu gibi, Yahudi-Romen dillerinin geleceği açık değildir.وكبقية اللغات اليهودية، فإن مستقبل اللغات الرومنسية اليهودية غير أكيد.
Mürettebatın da olduğu gibi, 214 yolcu Rus'tu ve üç kişi de Ukraynalı turistlerdi.ووفقا لمسؤولين مصريين، فأن 214 من الركاب كانوا الروس، و 3 من الأوكران.
Takı günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de yaygındı.كان الحلى منشر أيضا في هذه الفترة مثل أيامنا هذه.
Bu doğru olsaydı, insanlar gündüz olduğu gibi gece de görebilirdi.ولو اعتُبر ذلك صحيحًا، فبمقدرة الإنسان أن يرى ليلاً.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.وكما كان الحال في الزراعة، فقد عُني الرقيق بالقيام بالوظائف التي تفوق قدرات الأسرة.

İlgili Sayfalar