olduğu gibi ile cümle

olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Özgün Mafia oyununda olduğu gibi bir harita da oyuna dahil edilecek.È inclusa una mappa come nell'originale Mafia.
Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır.È stata considerata come una compagna stretta (e sorella) di Penia e Ptocheia.
Nolan önceki bütün filmlerinde olduğu gibi, görüşünü sınırlı tutacağı için ikinci üniteyi reddetti.Come nei suoi primi due film, Nolan rifiutò una seconda unità di ripresa.
Her zaman olduğu gibi, şiir yazmaya ve yayımlamaya devam etti.Durante questo periodo continuò a scrivere e pubblicare poesie.
Erkekler futbolunda da olduğu gibi Galli kadın futbol kulüpleri de İngiliz piramidinde yer almıştır.Come nella struttura del calcio maschile, alcune squadre gallesi competono nella struttura piramidale inglese.
Eşcinsel haklarında olduğu gibi.Inoltre supporta i diritti gay.
Yarışma 2008 yılından bu yana olduğu gibi iki yarı final ve bir büyük finalden oluşacaktır.Il concorso consisterà, come avviene dal 2008, in due semifinali e una finale.
Hanlıkların da aynen tek tek oyuncuların olduğu gibi seviyeleri vardır.I boss, hanno come unico prerequisito il livello dei protagonisti.
James Bond rolünde ilk film Dr. No'da olduğu gibi yine Sean Connery vardır.James Bond ha per la prima volta le sembianze dell'attore della pellicola, Sean Connery.
6. sezon'da olduğu gibi bu sezon da iki parçaya bölünmüştür.Come la seconda sala, anche questa è divisa in due sezioni.
Aracın dizaynında diğer birçok Ferrari'de olduğu gibi Pininfarina'nın imzası mevcuttur.La sua linea si deve, come per molti altri modelli Ferrari, alla carrozzeria Pininfarina.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Non riusciva a spiegarsi, proprio come me.
Tıpkı benim bedenimin başkası için olduğu gibi.Tuttavia, proprio come per qualsiasi altra istituzione umana...
Olayı olduğu gibi anlattım.Raccontami com'era.
(Örneğin: Türkçedeki Hán’ım ve Hanım sözcüklerinin okunuşlarındaki farklılıkta olduğu gibi.)In turco questo tratto è distintivo (ad esempio, i e ı in turco sono distinte dal tratto ).
EURO 2020'de, EURO 2016'da olduğu gibi 24 ülkenin millî takımları mücadele edecektir.Euro 2020 sarà il secondo torneo a coinvolgere 24 nazioni (dopo Euro 2016 in Francia).
Sıradan satrançta olduğu gibi At diğer taşların üzerinden atlayabilir.Il cavallo può arroccare in modo analogo agli scacchi.
Buffy her gün olduğu gibi okula gelir.Intanto Bree acquisisce il controllo della scuola per un giorno.
Klasör içeren dosya sistemleri, SQL veritabanlarının olduğu gibi genellikle bulunmamaktadır.Alcune classi di ROOT non si comportano sempre come ci si aspetta dalla documentazione.
Her Monako yarışında olduğu gibi antrenman turlarının 2 ayağı Perşembe günü yapılmıştır.Le piste servono anche come allenamento per i cavali da corsa ogni martedì.
Yezîdîlik'te Yahudi-Hıristiyan ve Müslüman'da olduğu gibi hiçbir Şeytan figürü yoktur.Nell'Ebraismo non esiste il concetto di diavolo come nel Cristianesimo o nell'Islam.
Ayrıca ikisinin de yakasında Dördüncü, Beşinci ve Altıncı Doktor'da olduğu gibi soru işaretleri vardır.Lo stesso viene dichiarato dal Quarto, Quinto e Decimo Dottore.
Ama bu aforozda, önceden aforoz edilen İtalyan şehirlerinde olduğu gibi neticesiz kaldı.Infine, non sono mancate emulazioni, così come occorso nel contesto italiano.
Ön farlar önceki nesillerde olduğu gibi yuvarlaktı.Le luci posteriori erano invece simili a quelle della generazione precedenti.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Stavo soltanto dando alcuni indizi al principio, ma ora dico le cose come stanno.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.In quel periodo lavorava tantissimo.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi motifler duyguların sembollerle ifadesi işlevini de görür.Come in altre sue opere pose attenzione a come cade la luce sui braccioli.
LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez.Al momento Vistara non dispone di schermi LCD installati sul retro dei sedili.
Eve yerleşir; ancak evde, her zaman olduğu gibi yine gizemli olaylar başgösterir.Arrivano al loro aeroporto e la vita continua come al solito...
Cansız etkenlerde olduğu gibi ilk reaksiyon yangısal bir değişikliktir.La vasocostrizione con modificazioni di flusso è la prima manifestazione di un'infiammazione acuta.
Yanan bir mumda olduğu gibi.Brucia con una fiamma bianca dalla luce accecante.
Mesela İngilizce "drink-drank-drunk" (Almanca "trinken-trank-getrunken")'ta olduğu gibi.Nell'inglese della Scozia, come in wine 'vino'.
Boynuzları yoktur ama misk geyiğigillerde olduğu gibi 2 adet uzun dişleri vardır.Non hanno denti ma una gengiva ossea e possiedono tre cuori.
Wittgenstein’a göre bir değer, içini olduğu gibi dökmez.Wittgenstein dunque non dice che dentro la mente non c'è nulla.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Le cadenze di braccia, gambe e corpo sono molto simili a quelle della camminata veloce.
Tüm büyük adamlara olduğu gibi; çarpıtma, iftira ve zulüm onu izledi.Tutti gli altri vennero assolti: tra loro Evola, Rauti ed Erra.
Ama batıda olduğu gibi Türkiye'de de geleneksel bir sanat olarak varlığını sürdürmektedir.Si può dire che in area occidentale è sempre esistito un mercato dell'arte.
Tavşan-ördek illüzyonunda olduğu gibi bakış yönüne göre görüntü tavşan ya da ördek olabilmektedir.Anche lei può trasformarsi in un goblin simile, nell'aspetto, ad un coniglio.
Sahne bir defada çekilmiş ve filmde olduğu gibi kullanılmıştı.Tuttavia la scena fu comunque girata e utilizzata come manifesto del film.
Kadınlarımız ise yardımlaşma ve dayanışmayı dün olduğu gibi bugünde sürdürmektedir.Non ci sono più le prove di forza e l'endurance durante il torneo come nel precedente episodio.
Bu da tıpkı "Marrano"da olduğu gibi küçük düşürücü bir ifadeydi.L'evento viene ricordato come il "Maracanazo".
Diğer iki filmde de olduğu gibi Melissa Rosenberg bu filmde de senarist olarak yer aldı.Come per i precedenti capitoli la sceneggiatura dei due film è stata affidata a Melissa Rosenberg.
Kuzey Rus lehçesi kelimeleri olduğu gibi telâffuz eder.Nel russo standard la pronuncia viene modificata come segue.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.I piloti erano gli stessi dell'anno precedente.
Marsilya, geçen sezon da olduğu gibi bu sezon da Fransa Lig Kupası'nda finale yükselmeyi başardı.I libertiani giunsero quindi, come nella stagione passata, alle semifinali di Lega Sud.
Bir zamanlar Vergil'in Dante’nin gözünde olduğu gibi.Yamato: spada appartenuta un tempo a Vergil, il fratello di Dante.
Fakat Barcelona'da olduğu gibi, İtalya'da da işler yolunda gitmedi.In Vietnam, come al solito, le cose non andarono così bene.
Mahallede bütün bölgede olduğu gibi horon ve kemençe yaygındır.In Italia è presente e comune quasi ovunque.
Her Total War oyununda olduğu gibi Rome 2'de de ajan vardır.Come nei capitoli precedenti della serie Total War, anche in Rome l'azione di gioco è divisa in due parti.
Ayni zamanda da eskiden oldugu gibi Köy Odası olarak da hizmet vermektedir.Da allora la stanza è stata conservata così come era.
Çoğu RPG oyununda olduğu gibi karakterlerin seviye atladıkları bir sistem bulunmaktadır.Come molti RPG, il gioco ha solo una modalità di difficoltà.
Şehir yaşamının avantajları olduğu gibi, dezavantajları da vardır.У городской жизни есть как преимущества, так и недостатки.
"Ne var ne yok?" - "Her zaman olduğu gibi, yeni bişey yok.""Что нового?" - "Ничего, всё как всегда".
İlave ulusal farmakopeler de mevcut olabilir ( örneğin Birleşik Krallık ve Almanya’da olduğu gibi).Могут существовать и дополнительные фармакопеи(так, например, в Великобритании и Германии).
Cehennem, çoğu dinde olduğu gibi İslam dininde de, ahiretteki azap yeridir.Был открыт ураганный огонь и многие из них остались лежать на льду.
Ayrıca FIFA 08'de olduğu gibi oyunda, 40 adet ulusal takıma verilmiştir.В FIFA 08 были выставлены 43 национальные команды.
İkinci ve üçüncü sıra koltuklar, diğer pek çok minivan’da olduğu gibi katlanabiliyor ve çıkartılabiliyordu.Сиденья 2-го и 3-го ряда могли быть сложены или убраны, как на большинстве других минивэнов.
RTVideo'da olduğu gibi bu protokol de Microsoft'tan lisans alabilir.Как и RTVideo он может быть лицензирован у Microsoft.
Tıpkı Goya'nın çalışmasında olduğu gibi Kore'de Katliam'da da iki ayrı parça vardır.С ним, так же как и с Василиском будет две битвы.
Babamı gerçekte olduğu gibi, iyi bir şekilde karakterize edeceğini anlamıştım.Я понимаю, что они изображают моего отца в лучшем свете, каким он был на самом деле.

İlgili Sayfalar