Ama normal bir insan kariyeri boyunca bu tip olaylardan ancak bir ikisiyle karşılaşabilir.Στη διάρκεια μιας κανονικής καριέρας όμως, θα αντιμετώπιζες μια ή δύο τέτοιες περιπτώσεις.
Ama normal bir insan kariyeri boyunca bu tip olaylardan ancak bir ikisiyle karşılaşabilir.ولكن على مدى الحياة المهنية لشخص عادي، سيرى فقط واحدة أو اثنتين من هذه الحالات.
Ama normal bir insan kariyeri boyunca bu tip olaylardan ancak bir ikisiyle karşılaşabilir.すべての情報が分かり それらを頻繁に目にすることがあれば
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Am presupus că secvenţa patologică a evenimentelor era o problemă rezolvată.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Csak feltételeztem, hogy az események patológiai sorrendjét a tudomány már megállapította.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.De facto, apenas assumi que a sequência patológica de acontecimentos era uma ciência comprovada.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Ho dato per scontato la sequenza patologica degli eventi definita dalla scienza.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Ik nam gewoon aan, dat de pathologische volgorde van gebeurtenissen door de wetenschap bewezen was.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Jag accepterade bara den naturliga händelseföljden som vetenskapen hade pekat ut.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Je supposais que la relation séquentielle menant à cette maladie était établie scientifiquement.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.저는 사실 병리적으로 묘사되는 진행과정 자체가 완성된 과학이라고 추정했습니다.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Prostě jsem patologický průběh událostí považoval za obecně vědecky uznávaný.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Saya hanya mengasumsikan rangkaian patologis penyakit ini yang sudah ditetapkan secara ilmiah.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Tatsächlich nahm ich an, dass der Krankheitsverlauf wissenschaftlich feststand.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Tôi thực sự chỉ mới học các hậu quả do bệnh gây nên của các sự kiện được sắp đặt sẵn trong khoa học.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Założyłem, że patologiczna kolejność zdarzeń jest zgodna z nauką.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Στην πραγματικότητα, υπέθεσα οτι η παθολογική σειρά των γεγονότων ήταν επιστημονικά αποδεδειγμένη.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Аз просто приех, че патологичната последователност на събитията е утвърдена наука.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Я был уверен, что патологическая последовательность событий уже определена в науке.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.Я просто припустив, що патологічна послідовність подій - неминуча.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.מעולם לא הטלתי ספק בדעה הרווחת. אני בעצם רק הנחתי שההשתלשלות הפתולוגית של הארועים
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.في الحقيقة، أني اكتفيت باعتقاد أن سلسلة الاحداث المرضية التي تصحب مرض السكري هي علم ثابت لا جدال فيه.
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.思い込んでいました 3年後 自分が間違っていたことに 気付きます
Aslında sadece olaylardaki patolojik sıralanışın bilim olduğunu sanmıştım.我假設咗以前讀到嘅 病理發展次序係成形嘅科學
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.Agora que sabemos que em eventos mutuamente exclusivos você pode apenas multiplicar as probabilidades.
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.이제 우리는 서로 배반적인 사건에서는 두 확률을 곱해도 된다는 것을 알고 있습니다.
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.Teraz, gdy wiemy, że w przypadku zdarzeń wykluczających się możesz po prostu pomnożyć prawdopodobieństwa.
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.Вы теперь знаете, что при взаимоисключающих событиях можно просто перемножить вероятности.
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.Така, знаем, че при взаимно изключващи се събития, вероятностите могат да се умножават.
Aynı anda gerçekleşemeyecek olaylarda olasılıkları çarpabilirsiniz.単に、確率を掛けていればいいのです。 なのでやってみましょう。偏りの無いコインを持っていたとします。
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Ali ti si pravičen v vsem, kar je prišlo nad nas: zakaj ti si ravnal po resnici, mi pa smo delali krivično.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Du er rettferdig i alt det som er kommet over oss; for du har vist trofasthet, men vi har vært ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.I alt, hvad der er kommet over os, står du retfærdig, thi du har vist dig trofast, men vi var ugudelige.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.그러나 우리의 당한 모든 일에 주는 공의로우시니 우리는 악을 행하였사오나 주는 진실히 행하셨음이니이다
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tindakan-Mu adil, Kauhukum kami yang berdosa; Kau tetap setia walaupun kami penuh cela
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu ai fost drept în tot ce ni s'a întîmplat, căci Te-ai arătat credincios, iar noi am făcut rău.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu as été juste dans tout ce qui nous est arrivé, car tu t`es montré fidèle, et nous avons fait le mal.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Tu, porém, és justo em tudo quanto tem vindo sobre nós; pois tu fielmente procedeste, mas nós perversamente.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Δικαιος βεβαιως εισαι εις παντα τα επελθοντα εφ' ημας διοτι συ μεν αληθειαν εκαμες, ημεις δε ησεβησαμεν.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.Во всем постигшем нас Ты праведен, потому что Ты делал по правде, а мы виновны.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.ואתה צדיק על כל הבא עלינו כי אמת עשית ואנחנו הרשענו׃
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.وانت بار في كل ما اتى علينا لانك عملت بالحق ونحن اذنبنا.
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一 切 臨 到 我 們 的 事 上 、 你 卻 是 公 義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠 實 、 我 們 所 作 的 是 邪 惡
Başımıza gelen bütün olaylarda sen hep adil davrandın, doğru olanı yaptın, bizse kötülük yaptık.在 一切 臨到 我們 的 事上 、 你卻是 公義 的 . 因 你 所 行 的 是 誠實 、 我 們 所 作 的 是 邪惡
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Bạn biết đấy, tác phẩm của tôi lấy cảm hứng từ những sự việc như thế.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Il mio lavoro si ispira a situazioni simili a questa.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Inspiracją do mojej pracy były właśnie takie wydarzenia.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Karya saya terinspirasi oleh peristiwa seperti ini.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.음, 제 일은 이러한 것들에서 영향받았습니다.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Mon travail est inspiré par les événements comme celui-ci.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Ni skall veta, att mitt arbete är inspirerat av händelser som denna.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Sabem, o meu trabalho é inspirado por eventos como este.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Saben, mi trabajo se inspira en cosas como esta.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Som i kan se er mit arbejde inspireret af begivenheder som denne.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Ştiţi munca este inspirată de evenimente de genul acesta.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Tudjátok, a munkámat az ehhez hasonló esetek ihletik.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Viete, moja práca je inšpirovaná takýmito udalosťami.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Víte, takové události, mně vždycky inspirovaly.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Weet je, mijn werk is geïnspireerd door gebeurtenissen als deze.
Ben çalışmalarımda bunun gibi olaylardan esinleniyorum.Wissen Sie, meine Arbeit ist von Ereignissen wie diesem inspiriert.