Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylara ile cümle

olaylara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Olaylara Devlet Güvenlik Mahkemesi el koydu.국정감사에서도 국정원 사건에 대한 문제가 제기됐다.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.이 시대를 흔히 중세의 암흑시대라고 부르기도한다.
On altıncı yüzyıl insanları, olaylara başka bir gözle bakıyorlardı.באופן דומה התבוננו אנשי המאה השש עשרה על השעון.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.במשותף, נקראים לפעמים אירועים אלה כ"משבר של שלהי ימי הביניים".
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.התגובות לעבודתה של לוי-תנאי היו מעורבות.
Filmin çekimi de ilginç olaylara sahne olmuş.מכאן מתפתחת עלילת הסרט לכיוונים מפתיעים.
Tarihte önemli olaylara sahne olmuştur.ישנם מאורעות חשובים קשורים בתקופה.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.אני מנסה ללמוד כיצד דברים "באמת" קורים...
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.גריפו המשיך במרד שלו, אך נהרג בקרב סן ז'אן דה מוריין ב-753 וההתנגדות חוסלה.
Muhammed El Baradey de orduya olaylara müdahale etmesi için çağrıda bulundu.Мохамед ел Барадей призовава армията да се намеси.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Специалните сили по принуда се намесват.
Genelde olaylara etki etmez.Обикновено не причинява проблеми.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Спомени за събития и личности.
Güney Lefkoşa'da yer alan Ömerge Sokak'a 1964 yılında olaylara ithafen "Dillirga Meydanı" adı verildi.В пролива на Корфу се случва през 1946 г. т.нар. инцидент в пролива на Корфу.
Filmde anlatılanlar gerçek olaylara dayanmaktadır.Представената във филма история е вдъхновена от истински събития.
Olaylar, olay zincirleri oluşturacak diğer olaylara neden olabilir.Това може да доведе до верижни реакции.
Tarihte önemli olaylara sahne olmuştur.Там се намират важни записки за събитията по време на кризата.
Bu seri de ilginç olaylara sahne oldu.Режисьорът споделя и друг интересен случай около сцената.
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.Grifo je nastavio svoju pobunu, ali je na kraju ubijen u bitci kod Saint-Jean-de-Maurienna 753. godine.
Ekipman olarak motorunu kullanır, olaylara motoruyla gider.On joj popravi motore te ju uči voziti.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Film vychádza zo skutočných udalostí.
Bu nitelik değişkendir ve olaylara göre farklılıklar arz eder.Veci menia svoje stavy a rôznym spôsobom sa nám potom javia. .
“Rastlantı” insanların nedenlerini bilemediği veya anlayamadığı olaylara yaptığı bir yakıştırmadır.Náhoda je označenie pre príčinu, ktorú nepoznáme alebo nechápeme.
Başyazar, gazetenin genel politikasını günlük olaylara göre okuyucuya aktarır.Svoju politickú karikatúru pravidelne uverejňuje v denníku SME.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.Hovorí o Bohu, o tom ako Boh zasahuje do ľudských udalostí.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Tento dátum sa tiež niekedy považuje za koniec stredoveku.
Makedonya dönemi, dinî önem arz eden bazı olaylara da sahne oldu.V makedonskem obdobju je bilo tudi nekaj dogodkov, pomembnih za krščansko versko zgodovino.
Filmde anlatılanlar gerçek olaylara dayanmaktadır.Knjiga, po kateri je posnet film, temelji na resničnih dogodkih.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Pasaulyje neįmanoma išvengti būtinybės.
Bu seri de ilginç olaylara sahne oldu.10 serija Atsitinka ir neįtikėtinų dalykų...
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Filmas paremtas tikrais faktais.
Orada yanlışlıkla düdük yutunca parti komik olaylara sahne olur.Pagal linksnių galūnių sutapimą daiktavardžiai skirstomi į linksniuotes.
Olaylara çok sinirlenir.Jis aiškiai nervinosi.
Filmin konusu gerçek olaylara dayanmaktadır.Filmi stsenaarium põhineb reaalselt aset leidnud sündmustel.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Oli näha, et julgeolekuorganite tegevus on aktiviseerunud.
Münih'te yaşanan olaylara karşı öfke doludur.Amnesty International avaldas Vilniuse linna tegevuse suhtes nördimust.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Isiksus ja emotsioonid.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Am fost martor la evenimentele de un caracter mai puţin paşnică.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Bil sem priča dogodkov manj mirnega značaja.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Bol som svedkom udalosti menej mierumilovný charakter.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Byłem świadkiem wydarzeń o charakterze mniej spokojny.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Byl jsem svědkem události méně mírumilovný charakter.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Én tanúja események kevésbé békés jellegét.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Fui testemunha de eventos de caráter menos pacífica.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Fui testigo de eventos de carácter menos pacífica.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Ich war zu Ereignissen von einer weniger friedlichen Charakter zu bezeugen.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Ik was getuige van gebeurtenissen van een minder vreedzaam karakter.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Jag var vittne till händelser av en mindre fredlig karaktär.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.J'ai été témoin d'événements d'un caractère moins pacifique.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Jeg var vidne til begivenheder af en mindre fredelig karakter.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.나는 더 평화로운 성격의 행사 증언했다.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Olin todistamassa tapahtumia vähemmän rauhallinen luonne.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Saya menyaksikan peristiwa karakter yang kurang damai.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Sono stato testimone di eventi di carattere meno tranquillo.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Tôi đã được chứng kiến ​​các sự kiện của một nhân vật hòa bình ít hơn.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Ήμουν μάρτυρας σε εκδηλώσεις ενός λιγότερο ειρηνικός χαρακτήρας.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Бях свидетел на събитията от по-малко мирен характер.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Я був свідком подій менш мирний характер.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.Я был свидетелем событий менее мирный характер.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.הייתי עד לאירועים בעלי אופי שקט יותר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod