Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Δεν μπορούμε να αδιαφορούμε για ό,τι συμβαίνει στη χώρα μας.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Η ταινία βασίζεται σε πραγματικά γεγονότα.
Güncel siyasal ve toplumsal olaylara yaklaşımı yalındır ve bu anlamda şiiri siyasal bir şiirdir.«Ποτέ δεν είναι οι μέρες ποιητικές και ακριβώς γι' αυτό χρειάζεται η ποίηση.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Αλλόκοτοι άνθρωποι και άλλα διηγήματα.
Orada yanlışlıkla düdük yutunca parti komik olaylara sahne olur.Ο Φόζι επί σκηνής κάνει Stand Up κωμωδία με κακόγουστα αστεία και μικρή επιτυχία.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Vi kan ikke stille os ligegyldige til hvad, som sker i andre dele af verden.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Aktiviteterne benævnes "anfordringer".
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Disse begivenheder kaldes krisen i senmiddelalderen.
Japonlar olaylara müdahale ederek ateşkes önerdi.Russerne tilbød våbenstilstand.
Olaylara iki FBI ajanı da karışır.Myndigheder i begge lande gik ind i sagen.
Ani müdahale birliği yaşanan olaylara hızlı bir şekilde müdahale etme amacıyla oluşturulan askerî birlik.Andre personer som har gjort anerkendelsesværdigt arbejde for beredskabsforbundet.
Yanında bulundurduğu menajeri olaylara kayıtsız kalmaya devam etti.Hvike oppgaver han arbeidet med er ukjent.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Vi kan ikke stille oss likegyldige til hva som skjer i andre deler av verden.
Romanın olayları yaşanmış olaylara dayanmaktadır.Romanen er igjen basert på virkelige hendelser.
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.Grifo fortsatte sitt opprør, men ble til slutt drept i slaget ved Saint-Jean-de-Maurienne i 753.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Kapasiteten har blitt senket av sikkerhetsårsaker.
Gelecekteki Viking Rollo ile başlayan olaylara dikkat çekmek önemlidir.Se alle artikler som begynner med Wollert Konow.
Bu dönemde bazı olaylara sahne oldu.Enkelte trefninger fant sted i denne perioden.
Bahçede Izdırap, İsa'nın Son Yemek ile tutuklanması arasındaki zamanda yaşadığı olaylara verilen isimdir.Maleriet beskriver Jesu siste timer før han blir tatt til fange.
Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.I løpet av kvelden skjer misforståelser som fører til morsomheter.
Olaylara iki FBI ajanı da karışır.FBI tok begge agenter etter kort tid.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Secara kolektif, peristiwa-peristiwa tersebut terkadang disebut sebagai Krisis Abad Pertengahan Akhir.
Katanya şehrini uzun ve çok olaylara dolu bir tarihi vardır.Kota Bekasi ternyata mempunyai sejarah yang sangat panjang dan penuh dinamika.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Makhluk hidup tersusun hampir semuanya dari nonlogam.
SOME'nin açılımı Siber Olaylara Müdahale Ekipleri'dir.Situs Kisah Pengusaha ^ Mengungkap Geliat Pasukan Siber.
Japon hükümeti Kore, Vietnam, Tayvan ve Çin'in bazı bölgelerindeki olaylara böylelikle müdahale etti.Pemerintah Jepang memerintah langsung peristiwa-peristiwa di Korea, Vietnam, Taiwan, dan sebagian China.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Film tersebut berdasarkan pada kisah nyata.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Những sự kiện này thỉnh thoảng được gọi là Khủng hoảng cuối Thời Trung Cổ.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Hoa kỳ và NATO hầu như đã phớt lờ về tình trạng đang diễn tiến ở Tiệp Khắc.
Onlar da insanlara ve olaylara doğrudan müdahele edemezler.Họ không hề làm thiệt hại đến người và của.
Hükümet güçleri olaylara müdahale etmiştir.Nó buộc chính quyền phải can thiệp .
Filmin çekimi de ilginç olaylara sahne olmuş.Chính sự vội vã tạo ra các tình huống hài hước cho phim.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.しかし、時々神が介入して奇跡を起こす。
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.こうした事件はまとめて中世後期の危機と呼ばれることがある。
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.実話を元に紡がれた修復師の真実の物語。
Kilise çok sayıda tarihî olaylara tanık oldu.教会は恐ろしい試練を経験するでしょう。
Olaylara soğukkanlı yaklaşabilir ve oldukça zekidir.言動ゆえ分かりづらいが、かなり頭脳明晰らしい。
Olaylara tanık olan hayatta tek kişi kalmıştır.彼の説には証人となる人物が1人しかいなかった。
Bu olaylara tepki göstermek için TÜMÖD bir imza kampanyası başlattı..それを合図にしたかのように全面的な交戦が開始された。
Normalde 2 senede bir düzenlenir ama gelişen olaylara göre tarihi değişir.稟たちと20年前の過去に飛ばされるが、歴史変動によってその姿が変化する。
Suikastler aynı gün yaşanan ve Kanlı Pazar olarak anılan olaylara yolaçmıştır.土曜も日曜・祝日と同じ発行形態に移行したものとされる。
Hikâyenin olay örgüsü yaşanmış olaylara dayanmaktadır.彼の作った発明が事件の原因となることが多い。
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.主にサッカーの試合が多い。
BBC World News BBC 'nin uluslararası haber ve güncel olaylara ilişkin televizyon kanalıdır.また国際的ニュース及び時事番組をBBCワールドニュース向けに提供している。
Harry ile birlikte çeşitli olaylara karışırlar.ハリーとコンビを組むこともある。
İşte bu tür olaylara ARP zehirlenmesi denilmektedir.このような物質を触媒毒という。
Kanlı Pazar ve Ekim Devrimi gibi önemli olaylara sahne oldu.此处发生过许多举世闻名的重要事件,例如血腥星期日和十月革命。
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.这些事件也被统称为中世纪晚期危机。
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.足球流氓造成了许多足球场上的惨案。
Afgan hükümetinden yetkililer, Pakistan istihbarat ajansı ISI'yi olaylara karışmakla suçladı.阿富汗解放组织成员指责巴基斯坦三军情报局参与了这起谋杀事件。
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.及見真理者之所通達。
Kilise çok sayıda tarihî olaylara tanık oldu.车站见证了许多历史事件。
Orada yanlışlıkla düdük yutunca parti komik olaylara sahne olur.在节目的下半场,也会有一些谐星登场进行搞笑表演。
Kırmızı Başlıklı Kız, küçük bir kız ile kurt arasındaki olaylara dayanan bir Avrupa halk masalı.小紅帽(英语:Little Red Riding Hood)是關於一個年輕女孩「小紅帽」和一隻大灰狼的歐洲童話故事。
Olaylara çok sinirlenir.」項羽大怒。
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.事端多者,健請出外詳閱。
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.그러나, 때때로 신이 개입하여 기적을 일으킨다.
Bu olaylara karşı bir şey yapmamış imparator adına bir mektup yazdı.이름을 지어주지 않았기에 황자를 받은 작위순으로 불린다.
Onlar da insanlara ve olaylara doğrudan müdahele edemezler.인간과 공존하고 있는 일도 적지 않다.
Genelde olaylara etki etmez.일반적으로 증상은 발생하지 않는다.