Birçok romanında olduğu gibi, Agatha Christie'nin bu romanı da gerçekten olmuş bazı olaylara dayanmaktadır.Jak zwykle w powieściach Agathy Christie, następuje tu wiele niespodziewanych zwrotów akcji.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Interweniowały służby bezpieczeństwa.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Ludzie i wydarzenia.
Orada yanlışlıkla düdük yutunca parti komik olaylara sahne olur.Pomiędzy sezonami pojawiają się odcinki z zabawnymi wpadkami.
Kısa zamanda örgüt adına çeşitli olaylara karıştı.W ciągu kilku następnych miesięcy doszło między członkami Komitetu do licznych sporów na tle organizacyjnym.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Människor och händelser.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Berättelserna benämns som "händelser".
Makedonya dönemi, dinî önem arz eden bazı olaylara da sahne oldu.Eritrea upplever återigen en period av stor utvandring.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.Filmen baserar sig på verkliga händelser.
Olaylara öncülük edenler, ülke çapında 60,000 kişinin protesto eylemlerie katıldığını söylemişlerdir.I en petition till statsministern anhöll 60 000 personer om att detta skulle beviljas.
Japon hükümeti Kore, Vietnam, Tayvan ve Çin'in bazı bölgelerindeki olaylara böylelikle müdahale etti.Den japanska regeringen styrde direkt händelser i Korea, Manchuriet, Vietnam, Taiwan och delar av Kina.
Genellikle, ölüme yaklaşan talihsiz olaylara uğradığı şakada serisinde görülür.Som så ofta annars så är det snarare i hemmet det dödliga våldet sker.
Olaylara soğukkanlı yaklaşabilir ve oldukça zekidir.Den vill vara till lags och är ganska lättlärd.
Japonlar olaylara müdahale ederek ateşkes önerdi.Ryssarna erbjöd dock vapenstillestånd.
Bu dönemde bazı olaylara sahne oldu.Serien berörde då aktuella händelser.
Oyunda ağırlıklı olarak olaylara Max'in bakışı açısından yaklaşılmaktadır.Зрозуміло, як би випадково всю цю сцену бачить Макс.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.ВИДАТНІ ЛЮДИ ТА ПОДІЇ
Kilise çok sayıda tarihî olaylara tanık oldu.Церква була свідком багатьох подій.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.Тим не менше сам Боголюбов завжди вважав, що в його працях є щось спільне.
Filmin ilhamı birçok farklı kaynaktan gelir ve filmde farklı olaylara ve insanlara göndermeler bulunur.Натхнення для фільму складалося з кількох джерел, і в ньому містяться натяки до різних людей та подій.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Обороні передували такі події.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Історія Тужилова, безперечно, тісно пов’язана з подіями, які відбувалися в краї в цілому.
Birkaç bölümde eski olaylara da değinilmiştir.Na více místech se o něm zmiňuje také Starý zákon.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.V té době také neurověda začíná pronikat do psychologie.
Olaylara çok sinirlenir.Je velmi znervózňující.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Na rozdíl od své sestry se Šarlota rozhodla příliš se nevměšovat do politických záležitostí.
Şarkı bir hikâye şeklinde anlatıldığından dolayı, farklı tarzda olaylara yer vermektedir.Vzhledem k tomu, že jde o lidovou píseň, existují různé varianty textu.
Bir düşüncenin doğruluğu onu olaylara uyguladıktan sonra ortaya çıkar.Jakmile daná situace dostane nějakou definici, následné chování je jím determinováno.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Policie přiostřila bezpečnostní opatření.
Normandiya Çıkarması ve Paris'in Kurtuluşu gibi önemli olaylara katılmıştır.Účastnila se invaze do Normandie a dalších operací pro osvobození Francie.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Významné osobnosti a témata.
Modern yayınlar genellikle (ama hatalı olarak) Liechtenstein'ın bağımsızlığını bu olaylara bağlarlar.Publicațiile moderne atribui de obicei (deși incorect) suveranitatea Liechtensteinului acestor evenimente.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Adeseori, observațiile sale s-au baza pe propria experiență ca martor ocular al evenimentelor.
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.Grifo își continuă rebeliunea, însă moare în bătălia de la Saint-Jean de Maurienne, în 753.
Bu nitelik değişkendir ve olaylara göre farklılıklar arz eder.Există multe motive pentru a tortura și acestea variază în funcție de caz.
Kırmızı Başlıklı Kız, küçük bir kız ile kurt arasındaki olaylara dayanan bir Avrupa halk masalı.Scufița Roșie este un basm din folclorul european despre o tânără fată și un lup mare și rău.
Başyazar, gazetenin genel politikasını günlük olaylara göre okuyucuya aktarır.Ca jurnalist la Dreptatea a scris zilnic despre fenomenul Piața Universității.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Jandarmii au intervenit în forță.
Makedonya dönemi, dinî önem arz eden bazı olaylara da sahne oldu.În istoria zonei se petrec și alte evenimente cu implicații pentru destinele Moldovei.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.Mindig csodálkozzunk rá mit tett az isten velünk.
Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok azdır.A több hónapos vagy éves kapcsolatok igen ritkák.
Muhammed El Baradey de orduya olaylara müdahale etmesi için çağrıda bulundu.Mohammed el-Barádei azt kérte a hadseregtől, hogy avatkozzon közbe.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.A biztonsági erők nem avatkoztak közbe.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.A történet szinte végig egy börtönben játszódik.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.A film igaz történeten alapul.
1987-88 sezonu Kupa finali ise ilginç olaylara sahne oldu.A 87/88-as szezon igen érdekes fordulatot hozott.
Hikâye İkinci Çin-Japon savaşı sırasında Foshan şehrinde meydana gelen olaylara odaklanmaktadır.Elokuva keskittyy Ipin elämään Foshanin kaupungissa Toisen Kiinan–Japanin sodan aikana.
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.Jalkapallon fanikulttuurin takia on tapahtunut useita valitettavia onnettomuuksia.
Harry ile birlikte çeşitli olaylara karışırlar.Joey harrastaa naisten kanssa paljon irtosuhteita.
Bu seri de ilginç olaylara sahne oldu.Tämä tuo muutamia mielenkiintoisia kohtauksia mangaan...
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Hänen kirjoituksensa perustuivat useimmiten hänen omiin silminnäkijähavaintoihin eri tapahtumista.
Birkaç bölümde eski olaylara da değinilmiştir.Vanhaa kantaa löytyy silti joiltakin alueilta.
Yüzbaşı Fevzi Bingöl de olaylara katıldı.Vastapaavi Bonifacius VII:n epäillään myös liittyneen tapahtumien kulkuun.
Afgan hükümetinden yetkililer, Pakistan istihbarat ajansı ISI'yi olaylara karışmakla suçladı.Intia syytti tästä terroriteosta Pakistanin tiedustelupalvelua.
Neredeyse tüm fantezi edebiyatı eserlerinde doğaüstü olaylara rastlanabilir.Voidaan puhua yleisestä taipumuksesta uskoa yliluonnollisiin ilmiöihin.
İkincisi, başlangıcından beri psikolojik teoriyi politik olaylara bağlamaya çalışır.Ensinnäkin hän arvosteli psykologiaa historiallisesta perspektiivistä.
Genelde şiirleri edebi kalıplar çerçevesinde olup toplumsal olaylara eleştirisel bakışını yansıtır.Albumin lyriikat kertovat lähinnä poliittisesti puhuttavista aiheista ja sisältävät yhteiskuntakritiikkiä.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Όλα αυτά τα γεγονότα αναφέρονται ενίοτε ως Κρίση του Ύστερου Μεσαίωνα.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Η "λύση" φέρνει αντιδράσεις.
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.Ο Γκρίφο συνέχισε την εξέγερσή του, αλλά το 753 στη μάχη του Σαιν-Ζαν ντε Μωριέν σκοτώθηκε.