Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylar ile cümle

olaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nihayetinde bu olaylar onu gölge dünyasına çeker.W końcu wszystkie trzy zastawiają na niego pułapkę.
Filmde Japonya'daki 1933 olaylarından bahs ediliyor.Akcja filmu rozgrywa się w roku 1941 w Irlandii.
Eski Yugoslavya’da patlak veren olaylar tek değildir.Dobrze skodyfikowany jest tylko w byłej Jugosławii.
Olayların temelinde John vardır.Członkowie komuny obwiniają Johna o zaistniałą sytuację.
Ann Radcliffe açıklanmıs doğaüstü olaylar usulunu geliştirdi.Adam Rotfeld uznał to wystąpienie za niepokojące.
Belirli türel olaylarda en yüksek temyiz mahkemesi olarak da hizmet etmiştir.W wielu ważnych sprawach rada pełniła też funkcje trybunału najwyższej instancji.
1990'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1990 roku.
Dizide anlatılan olaylar gerçek zamanlı olarak izleyiciye aktarılmaktadır.Wystawy sztuki, jak wspomniano wyżej, odbywają się regularnie w Obserwatorium.
Aksi halde 1 Kasım’dan itibaren büyük şiddet olayları yaşanabilir.30 listopada rozpoczęła się kolejna fala aktów przemocy.
Skeçlerden oluşan bu program günlük olaylardan bahsetmektedir.Program pokazuje proces produkcji przedmiotów, z którymi mamy do czynienia na co dzień.
Tarihi Değiştiren Olaylar.Kiedy zmieniają się fakty.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Osoby, które zostały przyłapane na tej działalności, trafiały do więzień.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Nigdy nie został z tego powodu zatrzymany lub karany.
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
Ardından evin içinde garip olaylar yaşanmaya başlar.W budynku zaczynają się dziać dziwne rzeczy.
Bu günlüklerin her birinde, konu olan olayların değişik yönleri dile getirilmektedir.We wszystkich przykładach dyskutanci przyjmowali różne znaczenia używanych przez siebie słów.
Tablolarında tarihî olayları resmetti.Malował obrazy historyczne.
Bu olaylar olurken, o gece bir insan bir kurt adam tarafından öldürülmüştür.Podczas jednej nocy zostają zaatakowani przez wilkołaka.
Olaylar 477.Artykuł 377.
İnsanlara öğütler verir ve geçmişte yaşanan olayları anlatır.Używa się go w opowiadaniu o wydarzeniach i czynnościach przeszłych.
Yüzyılın olayları kronolojik bir sırayla ele alınıyordu.Była to siódma gala w chronologii cyklu Unforgiven.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Zdecydowanie nie chcemy być w jakiejkolwiek formie zamieszani lub wciągnięci w te wydarzenia .
Tüm bu olaylar büyük puntolarla manşetten verilmekteydi.Reżyser przykładał dużą wagę do wszelkich detali.
Bizzat şahit olduğu olayları daha ayrıntılı anlatmıştır.Ważniejsze meldunki obierał osobiście.
Olaylar Kızıl Haç temsilcilerinin de içinde bulunduğu uluslararası bir heyet tarafından incelendi.Nawiązał współpracę z Czerwonym Krzyżem został również Rady Komitetu dla Uchodźców.
Bu yapıtta olaylar 4 temsili kişi üzerinden anlatılmaktadır.Zdający musi rozwinąć 4 podane kwestie.
Olaylar sonucunda çok sayıda Romalı ve Yahudi katledildi.Zamordowano też tysiące Żydów i Romów.
VE kapısı bağımsız olayların birleşimini temsil eder.Działa w Stowarzyszeniu Działaczy Niepodległościowych Nieprzejednani.
1991'de Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1991 roku.
"Patriklik Anılarım" isimli kitabında dönem içerisinde yaşanan olayları kendi bakış açısıyla anlattı.W Liber visionum opisuje m.in. wizje, które miał w zwrotnych momentach swego życia.
Geçmişteki olayları hatırlama sırasında algılamada öznellik olarak özetlenebilir.W czasie przesłuchań odradza się dawne uczucie.
1993'teki Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1993 roku.
Filmde olaylar 18. yüzyılda Fransa'da geçmektedir.Akcja filmu rozgrywa się we Francji w XVIII wieku.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Z powodu zajść w maju 1968 roku, Finał rozegrano trzy tygodnie po terminie.
1985'te Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1985 roku.
Bu sayede olayları hatırlar.Wydarzenia te wspomina następująco.
Kronoloji, olayların tarihsel sıralanması ile ilgili bilim dalı.Dźwiękowa kronika wybranych wydarzeń historycznych.
Yaşam ya da ölüm gibi önemli doğa olaylarına bile bir tek cümleyle karar verebilmekteydiler.Mogły też samym oddechem albo głosem zabijać ludzi.
Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir.Autor powiedział o książce, iż jest to nowy typ powieści, opartej na autentycznych wydarzeniach.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Gdy już zdobywa zaufanie Thralla, zaczynają dziać się dziwne rzeczy.
Bu olaylar, Soğuk Savaş'ın bir parçası olmuştur.Konflikt ten przypomina trochę zimną wojnę.
1969'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1969 roku.
Polisin grevi kırma girişimi şiddet olaylarına yol açtı.Przyczyną otworzenia ognia do cywili było naruszenie godziny policyjnej.
Burada birtakım tuhaf olaylar yaşadıktan sonra benzinliğin sahibi olan adama yolu sorarlar.W chwilę po zdarzeniu okoliczni mieszkańcy próbowali ukraść wyciekające paliwo.
1966'da Türkiye olayları.Wydarzenia polityczne w 1966 roku.
Ardından önceki bölümde yaşanan olaylar hatırlanır.Akcja toczy się po wydarzeniach z poprzedniej części.
1906 yılında olaylar sona ermişti.Prace zakończono w 1906 r.
Olaylar burada başlar.Tu zaczynają się kłopoty.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Hon hävdade att det som hände i Bosnien "påminde om nazisternas värsta excesser".
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Under början av våldsamheterna varken greps eller omhändertogs någon.
Eylemlerin en büyük ve organize olanı Timișoara'daki idi ve olayların sonunda 3000 kişi tutuklanmıştı.Den mest organiserade studentrörelsen fanns i Timișoara, där 3 000 personer arresterades.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Människor och händelser.
(Hasan yürüyordu.) futurum simplex: Gelecek zamandaki olayları belirtir.Futurum, (latin: futurum simplex) indikerar saker som inte hänt ännu.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Denna unilaterala åtgärd möttes med svenska hot om krig.
Olayların bir kısmı Saltukname'de anlatılmaktadır.I samband med tarawih reciteras en del av Koranen.
Dizinin orijinal halinde konspet politik olayların gençler ve genç-yetişkinlere gösterilmesiydi.Konceptet för serien handlade ursprungligen om politiska teman riktade till tonåringar och unga vuxna.
Her zaman birlikte hareket ederler ve olayların üstesinden gelirler.De är alltid tillsammans och gör allt möjligt tillsammans.
Olaylarda ölü ve yaralı sayısı kesin olarak bilinmemektedir.Antalet skadade och döda är svåra att sätta en exakt siffra på.
Olaylar hakkında endişe duyarım.Oroar sig för småsaker.
Fable II ilk oyunun olaylarından 500 yıl sonra geçmektedir.Fable II utspelar sig 500 år efter det första spelet och spelaren kan göra många nya saker.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod