Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylar ile cümle

olaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Keşiş olan Sezar, siyasi olaylar üzerinde etkisini sürdürdü.O tonsurado césar manteve alguma influência em acontecimentos políticos.
Tiyatro oyununda olaylar 1920'li yılların Paris'inde geçer.A série se passa em Paris entre os anos 20.
Olaylar halen sürmektedir.Os resultados estão a seguir.
Şiddet olayları artarken enflasyon oranı yüzde 600'ün üzerine çıktı.Após a promulgação, as denúncias de violência contra a mulher aumentou em 600%.
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Até que um evento muda completamente a vida destas três pessoas.
Belirli tarihlere eklenen bazı olaylar doğru görüntülenmeyebilir olan bir sorunu giderir.Algumas vezes, os fatores que causam um episódio não podem ser identificados.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.Depois ocorreu novamente o mesmo que tinha ocorrido durante a madrugada.
Olaylar sembolleri temel olaylar ve ara olaylar için kullanılır.Os nomes são bem sugestivos tratando-se do evento e da época.
Buna benzer olaylar İspanya’da da meydana geldi.Problemas semelhantes surgiram na Flórida.
Bu olaylar sırasında Theodora'nın hala hayatta olup olmadığı belli değildir.Se Teodora ainda estava viva durante os eventos, não se sabe.
Bizans hakkında, ana tarihi olaylar yanında önemli sosyal ve dini olayları içerir.Cobre os principais eventos de Bizâncio, bem como importantes eventos sociais e religiosos.
Bu olaylardan sonra Gılgamış'ın ünü yayılır ve zengin kıyafetleri içinde şöhreti göz alıcıdır.É atenta aos acontecimentos do mundo, procurando transparecer em suas roupas ideais.
Hükümet güçleri olaylara müdahale etmiştir.Assim, o poder governativo estaria mais próximo dos acontecimentos.
MD-95 bu olaylar sonrası geliştirlmeye başlandı.É possível que o M-95 vai ser melhorado no futuro.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Ambos são clicados frequentemente juntos em almoços e encontros casuais.
Bu olayların zamanı konusunda bazı şüpheler vardır.Há dúvidas também sobre a época em que estes eventos ocorreram.
Başa geçerken yaşanan olaylardan ötürü Claudius senatoyu memnun etmek için büyük özen gösterdi.Devido às circunstâncias da sua ascensão ao trono, Cláudio pôs empenho em agradar o senado.
Bu sezonda birçok olaylar yaşanır.Algumas situações inéditas ocorreram nesta temporada.
Bu olaylarla ilgili açılan bu davada 118 sanık yargılandı.Foi nesta ocasião que lhe instauraram os já citados dezoito processos.
Tüm bu olaylar olurken, İmparator II. Constantius uzaktaydı.O imperador Constâncio II tinha estado fora durante estes eventos.
Cyril olaylar hakkında sessiz kaldı.Izalci se disse tranquilo quanto às investigações.
Just My Luck, Ashley adında bir kadının başından geçen olaylar anlatılıyor.Just My Luck conta a história de Ashley, mulher que sempre teve sorte em tudo o que fez na vida.
Öncellerinin aksine olaylar farklı günlerde gerçekleşir.Ao contrário dos seus antecessores, a campanha estende-se por dias diferentes.
Yürüyüş boyunca çeşitli olaylar yaşandı.Ao longo do percurso, vários acontecimentos se sucedem.
Ancak kitapla ilgili bazı kişiler şiddet olaylarına maruz kalmıştır.Mas, obviamente, outros no processo de tomada de decisão ficaram realmente chateados com a homossexualidade.
Filmfare ödüllerinin dağıtıldığı tören Hint sinemasının en eski ve en önemli film olaylarından biridir.A cerimónia Filmfare é um dos eventos cinematográficos mais antigos e proeminentes do cinema hindi, na Índia.
Tüm bu olaylara karşın, peygamberliğine olan inancı, düşüncelerini sürekli yaymasını sağladı.Entretanto, apesar do ódio dos inimigos da fé, sua glória permanece para sempre.
En kötü anti-Yahudi olayları ise Müttefik Devletler'in Kuzey Afrika'yı özgürleştirmesinden sonra yaşandı.A grave violência antijudaica eclodiu na Líbia após a libertação do norte da África pelas tropas aliadas.
Virüsler, çocuk yaş grubundaki bulaşıcı ishal olaylarının yaklaşık %70’inin sebebidir.Os vírus são responsáveis por cerca de 70% dos episódios de diarreia infecciosa em pediatria.
Bu arada Fleur olaylara seyircidir.Speer estava ciente das atividades.
"Geçmiş Zaman Olur ki" - Tarihi olayların günlük gazete formatında verildiği 2 sayfa.Célebre por ser o "Homem do Tempo" das duas versões do jornal Aqui Agora.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.O enredo centra-se no rapto de duas garotas na Pensilvânia e o resultado da busca para encontrá-las.
Bu olaylar ve koşullar, Picasso’nun 1901’den 1904’e kadar sürecek olan Mavi Dönemi’nin itici gücü oldu.Ver artigo principal: Picasso O período azul de Picasso decorreu entre 1901 e 1904.
Filmdeki olaylar 1988'de geçmektedir.O filme também se passa no ano de 1988.
Olaylar 477.Episódio 347.
Yine onu ilginç olaylar beklemektedir.Elas aguardam ansiosamente por novos episódios.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.Imediatamente, uma série de estranhos incidentes e perturbadores começam a ocorrer.
Bu seri de ilginç olaylara sahne oldu.A série trazia uma interessante ambiguidade.
Olaylarda 19,000 Alman askerinin yer aldığı düşünülmektedir.No auge da campanha, cerca de 19.000 soldados alemães estavam envolvidos.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Dennis percebe que desde que Toby apareceu, coisas estranhas têm acontecido na casa.
Zihinsel ve fiziksel olaylar tanrı tarafından mükemmel şekilde ayarlanmıştır.Suas funções físicas e mentais alcançaram a perfeição.
Olaylarda beş kişi tutuklandı.Cinco acusados foram presos.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.O evento aconteceu no verão.
Bazen olaylar, tamamlanmış bir faaliyetin başlamasına neden olabilir.Sempre pensa nas consequências que alguma ação pode gerar.
Dizinin orijinal halinde konspet politik olayların gençler ve genç-yetişkinlere gösterilmesiydi.Inicialmente o grupo era focado em liderar a adoração em eventos jovens e em missas.
Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500-8000 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.Entretanto, segundo a polícia militar em toda a marcha foram 750 a 800 mil pessoas.
Olaylar hakkında endişe duyarım.Relato dos acontecimentos.
Geçmişte olan olaylar anlatılırken New York ve İrlanda'da bazı setler kullanılmıştır.Apesar de ser uma das modalidades mais antigas do mundo, há registros de casos recentes no Irã e no Iraque.
Oyun boyunca gelişen olaylardan sorumlu olan kişi.Ele era o responsável por debulhar todos os jogos que apareciam no programa.
Ali Kemalî Efendi, “Bu olaylara karşı bir şey yapılmalı” der.Stram: "Sr. Oficial, deixe-me perguntar uma coisa.
Jenny'nin annesi Nikki'nin çıkagelmesi tüm olayları karıştırır.É a chata da mãe, Nora, que estraga tudo.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)E pode ser aí a fonte dos seus problemas. (...)
Gil ise olayları anlamamıştır ama hala Bobby'yi bir kahraman olarak görmektedir.Bruno não sabe muito sobre o amor, mas sabe como ser um amante.
Bazı tarihçilere göre, Osmanlı Devleti 1475 ve 1478 olayları sırasında Hanlığın kendisine tâbi kılmıştır.Na ausência de dados oficiais, alguns autores o coloca entre 1475 e 1478.
Biten yarışlar ve bitmeyen olaylar.Competições e outros eventos ocorreram.
Dizide insanlar ve hayvanlar arasındaki bağ,doğanın önemi çeşitli olaylar vasıtasıyla anlatılıyor.Sente-se uma tensão na relação do homem e dos animais com a natureza numa paisagem com uma amplitude notável.
Olaylarda, 38 kişi öldü.Já foram registrados pelo menos 38 mortos.
Peki bütün bu olaylardan kim sorumlu?...Quem estará por detrás de tudo isto?
1954'teki Türkiye olayları.Ocupadas pela Índia em 1954.
Grifo bu olaylara karşı bir isyan başlattı fakat Sain-Jean de Mauienne bölgesinde yaptığı savaşta öldürüldü.Grifo continuou sua rebelião, mas foi finalmente morto na batalha de Saint-Jean-de-Maurienne em 753.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olaylar ile cümle - Sayfa 37 - olaylar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App