Bu maddede, 2017 yılında Türkiye'de gerçekleşen olaylar yer almaktadır.En este artículo se describen los acontecimientos, ocurridos en Azerbaiyán en 2017.
Ayrıca yine doğa üstü olayları aktaran Dreamland adlı yayını hazırlamıştır.También distribuye un producto similar bajo el nombre Dragon Naturally Speaking.
Bu olaylar sonrasında Destiny's Child, büyüdüklerini ve başarılı olduklarını kanıtlamak için uğraşmıştır.Destiny's Child volvería y así fue.
Animede aynı kişiler defalarca kez ölür, aynı olaylar defalarca kez tekrar eder.El mensaje subyacente de la pieza es que el hombre sigue cometiendo una y otra vez los mismos errores.
Sonunda Bu olayların Yuri'nin yüzünden olduğu açığa çıkmıştır.Esto provocó los Sucesos de Yeste.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Hasta el día de hoy, jamás se han aclarecido los hechos ni se ha detenido a ninguna persona.
Olaylar ertesi gün de devam etti.Los acontecimientos continuaron hasta el día siguiente.
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Allí comenzarán a desatarse importantes acontecimientos que cambiarán la vida de todos.
Normandiya Çıkarması ve Paris'in Kurtuluşu gibi önemli olaylara katılmıştır.Estuvo presente en el desembarco de Normandía y la liberación de París.
Bundan sonra yaşananlar NFL tarihindeki en garip oyun sonu olaylarından birisidir.Lo que sucedió a continuación permanece como uno de los errores más extraños de la historia del béisbol.
Bu sayede fotosentez vb. organik olaylar gerçekleşir.Sobre la casa, ella siente unas vibraciones artificiales.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.Complejidad de las situaciones y personajes.
Olaylar karışık bir şekilde birbirine bağlanmıyor.Los hechos, sin embargo, se presentan poco entrelazados entre sí.
Çünkü simüle edilen önceki olayın sonucu olarak yaklaşan olayları listeler.Luego viene el choque descrito anteriormente.
Temel olaylar gerçek vakalara dayanıyor ama karakterler tamamıyla kurgulandı.De vuelta al tiempo real, todos los personajes se preguntan qué ha pasado.
2011'deki Türkiye olayları.Aquellos ojos verdes de 2011.
Yakında olmuş olaylardan tutun geçmişte olan her türlü olayın yeri geldiğinde anlatıldığı ortamlardır.C., poco tiempo después que hayan sucedido los eventos que describe.
Uzaktaki olayları görebilme.No se centre en eventos pasados.
Kendimi bu olaylar yüzünden pusuya düşmüş gibi hissettim.Me sentí mal como si hubiese cometido una tontería.
Bu Dünya'daki bütün varlıklar ve olaylar aynı sevgi ve yardımseverlikle karşı karşıya getirilmiştir."Todos mis libros han sido escritos con el mismo amor y la misma sinceridad.
Kızıl Ordu askerlerinin karıştığı şiddet ve tecavüz olaylarından bahsediliyordu.Los soldados hablaban sobre las violaciones.
Romandaki olaylar iki farklı yerde geçmektedir.La novela transcurre en dos épocas diferentes.
Bu idamdan sonra olaylar birkaç ay durulur gibi oldu.Por estos accidentes la banda estuvo parada durante varios meses.
Bunları onunla konuşmak harika bir şey, çünkü bunların çoğu garip ve korkutucu olaylar.”Eso en sí mismo lo convierte en una cosa rara y casi maravillosa".
Bu olaylarda yüzlerce insan hayatını kaybetti.En este hecho fallecieron cientos de personas.
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.Reflexión sobre la conclusión repugnante.
Daha önceleri, tarihi olayları anlatmak için modeller, aktörler gibi kullanılıyordu.Se utilizaba originalmente para describir hechos y procesos históricos.
Olaylar günümüzde de zaman zaman tekrar etmektedir.Hay actualizaciones de vez en cuando.
Genelde kötü olaylar hep onu bulmaktadır.Normalmente las cosas siempre le salen mal.
Destanlarda zaman zaman tanrının olaylara müdahale ettiği gözlenir.Levad siempre ante los ojos el temor de Dios...
Gerçek hayatta da sürekli birtakım olaylar olur ve herkes kendince mesajlar çıkartır.1.- Seré honesto en todos mis actos y diré siempre la verdad.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Aunque el nombre sobrevivió, siempre se ha querido ocultar la historia por motivos socioeconómicos.
Olaylar ve sonuçları oldukça gerçek dışıdır.Los resultados son más que aceptables.
Ve böylece olayların burada bitmediğini bize gösterirler.Allí nos confirmaron que todo había terminado.
Kışın gerçekleşecek olayları belirler.Durante el invierno ocurre algo similar.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Los símbolos están muy bien si van acompañados de contenido. (...)
Bu filmde anlatılan olaylar 2006‘da Minnesota’da yaşanmıştır.Los eventos retratados en este filme tuvieron lugar en Minnesota en 1987.
İspanyol ressam Goya'nın Madrid'de 2 Mayıs 1808 isimli tablosu bu olayları betimler.El cuadro de Goya El dos de mayo de 1808 en Madrid, sobre ese suceso.
Çıkan olaylarda bir kişi öldü ve birçok kişi yaralandı.En el accidente una persona murió y varias resultaron heridas de gravedad.
1906 yılında olaylar sona ermişti.En 1903 se dieron por concluidas las obras.
Oyundaki olaylar Andorra ülkesinde geçer.Los partidos se jugaron en Andorra.
Olaylar belirli bir oluş sırasına göre verilir.Alertas cuando ocurre alguna condición especial.
Çoğu kez bu olaylar fotoğrafçılığa konu edilir.La mayoría se refiere a fotos.
Hikâyedeki olaylar 11. yüzyılda İskoçya'da geçmektedir.La escena de la acción transcurre en Escocia en el siglo XIX.
Çok nadiren, kitaplarda gelişen olaylarla TV dizisinde gelişen olaylar biribiriyle çelişebiliyordu.De hecho, no es raro que en sus libros los acontecimientos ocurran en torno a los robots.
Gil ise olayları anlamamıştır ama hala Bobby'yi bir kahraman olarak görmektedir.Allí, Buck se recupera, pero Bart todavía no lo ve como héroe.
Bu geçmiş zamanda yaşanmış olan olaylar şimdiki zamanın olay örgüsünü oluşturmuştur.Los eventos de este tiempo pasado establecen la pauta para los eventos del presente.
Bir konu ile ilgili olayları, gözlemleri, fikirleri içerebilir.O bien, pueden discutir eventos, ideas e interpretaciones con una sola persona.
Bu kitapta İslam toplumunun biçimlendiği erken dönemlerin tarihsel olayları ve siyasi fitneler yer almıştır.En esta obra se estudian los orígenes y precedentes que dieron lugar a la ley islámica.
Manşetleri, olayların resimlerini çizdi.Los diputados pintados por sus hechos.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Los que no quisieron luchar, normalmente fueron encarcelados.
Geleneksel Çin tarihyazımı, tarihi olayları hanedan dönemleri açısından tasvir eder.Los nombres chinos pueden reflejar también periodos de la historia.
Tarihi Değiştiren Olaylar.LOS QUE CAMBIARON LA HISTORIA.
İşte olaylar gün gün karikatür olarak ilerler.Trataban los asuntos del momento de una manera caricaturesca.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Él es responsable de todo lo que sucede arriba en el escenario”.
Violencia adı verilen şiddet olayları meydana geldi.¿Qué es esa cosa llamada violencia?
Bu anlamda yaşanan olaylar tarihte çok özgün bir duruma işaret eder.De acuerdo con este punto de vista, cada una de estas épocas constituye un hito en la historia.
Halk olaylardan oldukça korkulu ve endişelidir.Callada y temerosa de la gente.
Ve yılbaşı gecesi başlarına cinayetten doğuma kadar türlü olaylar gelir.Me acusaban de todo, hasta del crimen de la semana que viene.
Bütün yaşamsal olaylar, birbirinden az çok bağımsız olan hücreler tarafından yapılır.Las células pueden sobrevivir fácilmente separadas de otras células.