Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylar ile cümle

olaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gelişen olaylardan sonra Jonathan Curtis olan ismini, Johnny Curtis olarak değiştirdi.Peu de temps après, Curtis est revenu sous son nom de ring de Johnny Curtis.
Bu sezonda birçok olaylar yaşanır.Plusieurs changements ont lieu cette saison.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.D'autres incidents émaillent les débuts de carrière du navire.
Ancak olayların gelişimi ise bu yönde olmamıştır.Mais les événements ne vont pas dans ce sens.
Bu terör olaylarını şiddetle kınıyoruz.Je condamne fortement de tels stupides actes de violence.
Mayıs 1968 olaylarından sonra politik ekolojiye ilgi duymaya başlamıştır.Après mai 68, il se lance dans les émissions politiques.
Silahlı eylem yoluyla isyanlar ve olaylar çıkararak amaçlarına ulaşabileceklerini düşünmüşlerdi.Entrant en possession de pistolets, ils semblent atteindre leur but.
Aynı durum olaylar için de geçerlidir.Le même chose a lieu au travail.
Spencer onun garip olaylarını dosyalar.Spencer trouve cela étrange.
Bu olay Lizbon tarihindeki en önemli olaylardan biridir.C'est un des événements majeurs de l'histoire de Nice.
Yazın gerçekleşecek olayları belirler.Cet évènement se passe en été.
Ancak, bu tür olaylar ortaya çıkabilirliğinin ne kadar sık olduğuyla ilgili bir kesinlik yoktur.On ne sait toutefois pas à quelle fréquence cela survient.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Il n'est recommandé de manipuler les spécimens de ce genre en aucun cas.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.Il s'aperçut alors que ses doutes étaient fondés.
Olaylarda, 38 kişi öldü.Bilan : 38 morts.
1958 - Kıbrıs'ta olaylar tırmanıyor.En 1958, c'est l'escalade!
Akşamüstüne doğru olaylar daha da şiddetlendi.Cet état de fait devint encore plus vrai après l'attaque de la Douzième Nuit.
NOT: Notlar bölümünde gerçekleşen olaylar, kronolojik sıralamaya göre gitmektedir.Note : les références sont données dans l'ordre chronologique.
Tüm olayları ona anlattı.Elle lui raconte tout.
Fransız milliyetçilerinin çıkardığı olaylarda 123 kişi öldü.Il se vantait également d'avoir été à l'origine de l’exécution de 123 français,.
Polonya hükümeti bu olayları soykırım olarak nitelemektedir.Les autorités azéries considèrent ces évènements comme un génocide.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Collectivement, ces événements sont ce que l'on appelle parfois la « crise de la fin du Moyen Âge ».
Olayların çıkış nedeni günümüzde hâlen tartışılmaktadır.Les circonstances qui conduisent à sa mort sont encore contestées de nos jours.
Üç ayı gecen serokonversiyon olayları çok çok nadirdir.”Gagner trente points de notoriété en quelques mois, c'est tout à fait exceptionnel ».
Olayların temelinde John vardır.Commentaires Cet épisode est centré sur John.
Bütün olaylar stüdyonun dışında olmuştu.Cette formation n'eut pas d'existence en dehors des studios.
Heyelan olayları görülür.Des événements fantômatiques surviennent.
Tüm bu olayların gerçekleşmesi içinde ATP enerjisi kullanılır.Quand l’énergie de l’ATP est utilisée, des protons sont produits.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Mais il semblait faire peu de cas de sa « petite muse ».
4. Georges Pompidou Hükümeti'nde İçişleri Bakanlığı yaptı ve bu dönemde Mayıs 68 olayları yaşanmıştır.Gérard Depardieu a habité dans cette rue, notamment durant les évènements de mai 68.
Enerji olaylar en yüksek 3.0×1020 eV olarak kaydedilmiştir.Des événements avec des énergies jusqu'à 3 × 1020 eV ont été observés.
Olaylar traji - komik anlatımla gelişir.Article détaillé : histoire comique.
Doğal olayların sezgisel yorumu ve kehanet amaçlanır.Logique des propositions et des prédicats, déduction naturelle.
Kırklareli istasyonu, korkunç olaylara sahne olmuştur.Les caméras de surveillance capturèrent l'intégralité de cette scène horrible.
Bu olaylar sırasında Theodora'nın hala hayatta olup olmadığı belli değildir.La question de la survie de Théodora à ces événements n'est pas tranchée de manière certaine.
Muhammed'e geri döndüğünde, ona tüm olayları anlatmıştır.Après son retour, elle raconte à Jeff comment tout s'est passé.
Bu olaylardan sonra 1945 yılına gidiyoruz.L'action se passe en 1945.
Olaylar şehir yöneticileri tarafından hızla kontrol altına alındı.Cette tentative fut rapidement maîtrisée par le pouvoir en place.
Bu olaylar birbirini takip eden zincirleme kazalara benzer.Ils sont apparentés aux Cossi qui suivent.
Tarih: Olayların tarihini anlatan eserler.In: Matériaux pour l'histoire de notre temps.
3 Mayıs günü yapılan cenaze töreninde olaylar çıktı.Ses funérailles ont lieu le 7 mai.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.La suite des événements va rapprocher ces deux personnages.
“Güzel doğal olaylar” olarak dikkate alınırlar.Les environs sont classés « espace de remarquable beauté naturelle ».
Günümüzde sadece düğünlerde ve önemli sosyal olaylarda giyilir.Ces costumes ne sont plus portés qu'à l'occasion des fêtes publiques.
Yani, Büyük Buhran yıllarında bizzat gördüğü yaşadığı olayları yazmıştır.Il lui permet de voir des fantômes de lui-même tel qu'il était dans le passé.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.L'escalade finale vers la guerre commence au début du mois de janvier 1918.
Rusçada her türlü toplu şiddet olaylarına pogrom denir.Des pogroms se déroulent en Russie.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Il commence alors à s'intéresser à l'histoire naturelle.
1994'te Türkiye olayları.Les évènements en Ukraine en 2004.
Plutarkhos bu dönemdeki olayları Appian'dan oldukça farklı anlatır.La description des événements par Plutarque diffère de celle d’Appien de façon significative.
Yürüyüş boyunca çeşitli olaylar yaşandı.Plusieurs chutes sont intervenues durant l'étape.
10.000 nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında yaklaşık 3.000 Azeri bulunmaktaydı.Pendant seulement dix jours, il a accueilli et traité environ dix mille blessés“.
Eylem sonrası çıkan olaylarda 100 öğrenci gözaltına alındı.La Stasi procéda à plus de cent arrestations suivies d'interrogatoires.
Wexford yine çok kötü olayların yaşandığı bir yer olur.Halloweentown est une fois de plus en proie à de terribles maléfices.
Ancak olaylar sırasında saflar birbirine karışıp şiddetin kaynağı belirsiz hale gelmiştir.Au début, les forces en présence sont équilibrées et la mêlée demeure incertaine.
Mevcut olan riskler, esas olarak olaylar (event) ile ifade edilir.Les sous-ensembles (y compris les événements élémentaires) sont simplement appelés des « événements ».
Bitki fizyolojisi, bitkilerdeki hayati olayları fizik ve kimya kanunlarına dayanarak inceler.La symbiose de l’ensemble de ces éléments a fait émerger la vie dans le respect des lois physico-chimiques.
Bu olayların ardından UFC, devlet atletik komisyonları ile işbirliğini artırdı.Toujours selon le rapport, ce milieu soignerait ses relations avec les administrateurs CSU.
Polis ve itfaiye olaylara kasıtlı olarak müdahale etmedi.Une ambulance et les pompiers étaient prêts à intervenir...
Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.Des mesures coercitives furent prises contre les Jésuites au Portugal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod