Ana içeriğe geç
Sözlük

olaylar ile cümle

olaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.Untersuchungen haben dabei jedoch ergeben, dass dies nur teilweise zutrifft.
19. yüzyılda, panoramik resim ve modeller, manzara ve tarihi olayları temsil etmenin popüler bir yoluydu.Zur Jahrhundertwende malte Muter symbolische Landschaften, Porträts und figurale Szenen.
Bu mezarlık, II. Dünya Savaşı'nın trajik tarihi olaylarının bir ürünüdür.Die Belagerung von Hof war ein kriegsgeschichtliches Ereignis des Zweiten Markgrafenkrieges.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.Weitere unbekannte Faktoren haben wahrscheinlich ebenfalls dazu beigetragen.
Olaylardan on bir yıl önce, kasabadaki mağaranın kuzey tarafı çöker ve altı madenciyi tutsak bırakır.Die letzten 15 Monate der sechsjährigen Gefangenschaft verbrachte er in Südwales, um kleine Bunker abzubauen.
Çünkü artık çocuk kaçırma olayları çok ilerlemiştir.Seitdem sind illegale Kletteraktivitäten stark zurück gegangen.
Burada tasvir edilen tüm olaylar hayal ürünüdür.Tous les évènements décrits dans cette histoire sont imaginaires.
Bu hikaye gerçek olaylara dayanır.Cette histoire est basée sur des faits réels.
Olaylar tersine döner.Les effets sont réversibles.
Yaşlandığımdan beri, olayları başka bir şekilde görüyorum.Depuis que je suis plus âgé, je vois les choses autrement.
Hepimiz travmatik olaylar yaşıyoruz.Nous vivons tous des expériences traumatisantes.
Sekiz kitapta, İmparator Mauricius döneminin tarihi olaylarını yazmıştır.Les Huit livres de l'Histoire de l'Empereur Maurice.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Nous ne pouvons pas rester indifférents face à ce qui se passe dans n'importe quelle partie du monde.
Olayların olasılığı vardır.Des accidents sont possibles.
Olaylarda herhangi bir amaç veya bir mantık yok.Il n'y a ni but ni logique entre les événements.
Her bölümün yapımı altı ay aldığından, şov nadiren güncel olaylar hakkında yorum yapar.Chaque épisode demandant six mois de production, la série commente rarement les événements récents.
Tüm bu olaylar sırasında 52 kişiyi yaşamını yitirmiş, çok sayıda insan yaralanmıştır.Dans ce seul point il a perdu cinquante-deux hommes et a eu un grand nombre de blessés.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Les États-Unis et l'OTAN restèrent largement sourds face à l'évolution de la situation en Tchécoslovaquie.
Ardından evin içinde garip olaylar yaşanmaya başlar.Pourtant, très vite, des événements étranges commencent à survenir au sein de la demeure.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
Bu olaylar sürerken; Raj babasının mahkemesine getirilir ve Rita da avukatlığını yapmaktadır.En raison de ces actions, Raj est amené à un autre tribunal, et où il est défendu par Rita.
1989 Tiananmen Meydanı Olaylarında öğrenci lideri oldu.Il fut l'un des étudiants leaders des Événements de la place Tiananmen en 1989.
Olaylar 1191'de Kutsal Topraklar'daki Üçüncü Haçlı Seferi döneminde gerçekleşir.En 1191, il accompagne ce dernier en Terre sainte lors de la troisième croisade.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.À la suite de cet événement, ils se découvrent des pouvoirs surnaturels.
Geçmişte yaşanan olaylardan ders almalıyız.Il faut tirer les leçons du passé.
Bu tarz olaylar yaşanmaya devam etti, ta ki WrestleMania'ya kadar.Leur querelle continua jusqu'à WrestleMania.
Olaylar bilinmeyen bir kentte yaşanır.L'histoire se passe dans une contrée inconnue.
Bu olaylardan sonra Carmella, Eva Marie ile birlikte feuda girdi.Carmella a ensuite débuté une rivalité avec Eva Marie,.
Bundan sonra ortaya komik olaylar çıkar.À partir de ce moment-là, des évènements étranges se produisent.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Les forces de sécurité doivent intervenir.
Uzaydaki nokta parçacık kanununa göre fiziki olaylar harekette olduğu gibi düşünülür.Les évènements physiques sont perçus comme des mouvements selon la loi des points matériels dans l'espace.
Nikah kıyılma için salon Daha önceki olaylara şaşırıp kalmış olan Kontes durumu gözden geçirmektedir.La salle du mariage Le comte est embarrassé par les événements récents.
Eve girip başına gelen olayları anlatmaya başlar.De retour à la maison, il se met à raconter ce qu’il a vu.
Olaylar bu karakterin çevresinde gelişir.L'histoire continue de se développer autour de son personnage.
Kendi hayatı ile ilgili bilinen olaylar, Cihannüma'da kendisi tarafından yazmıştır.Tout ce qu'on sait de sa vie se trouve dans ses écrits.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Cette mesure unilatérale a suscité des menaces de guerre de la part de la Suède.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Pour obtenir l’autodétermination, vous devez être prêt à travailler (...).
Ancak olaylar Almanlar tarafından sert bir şekilde bastırılır.Ils sont durement réprimés par les Allemands.
Günümüzde zaman zaman yükselme olayları meydana gelmektedir.Dans tous les cas on met à jour le temps.
Çocuğun doğumunda ise sıra dışı olaylar yaşanmış.Lors de la mort de sa mère, des choses étranges se passent.
Olayların çoğu kıyamet sonrası Moskova'daki metro sisteminde geçer.On le compare d'ailleurs parfois au métro de Moscou.
Artık olaylar kontrolden çıkmaya başlamıştır.Les événements sont-ils déjà hors de contrôle ?
Olaylar her yıl Hanuka Bayramı olarak kutlandı.Un allumage pour la fête de Hanouka y est organisé chaque année.
Bu kitapta ise genellikle olayların ruhsal boyutlarını inceliyordu.Au cours de leurs apparitions, elles évoquent généralement les évènements de l'épisode de façon métaphorique.
Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.Son comportement décalé mène à des situations comiques.
Bu yörede bu evliyanın hakkında efsane derecesinde olaylar anlatılır.De curieuse questions se posent au sujet de ce mariage.
Bazı antisemitik olaylar meydana geldi.Il y a eu de nombreux incidents antisémites...
Sign Projesi gibi Grudge Projesi de UFO olaylarının çoğunu yanılmalardan kaynaklanan olaylar olarak ele aldı.Comme Sign, Grudge avait établi que la majorité des cas d'OVNI étaient dus à des méprises.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Elle en vient ainsi à s'intéresser à deux épisodes.
Tanrılar ayrıca başka olayları da etkilemektedir.La position des dieux complexifie aussi les choses.
Olaylar ise A takımındaki kişiler çevresinde oluşmaktadır.Il découvre qu'il se passe des choses étranges au sein de l'équipe.
Bu derbide daha çok önlenemez olaylar ve birçok ölümler, yaralanmalar meydana gelmektedir.Cet authentique art martial est très violent et de nombreux morts et blessés sont à déplorer.
Oyun bu olaylar çerçevesinde şekillenmiştir.Ce jeu repose sur le hasard.
Nero, Kapadokyanın yeni legatus'u Gnaeus Domitius Corbuloya olayları kontrol altına lamsı emrini verdi.Néron ordonna à Gnaeus Domitius Corbulo, le nouveau légat de Cappadoce, de régler cette affaire.
Ancak bir süre sonra, olaylar kontrolden çıkar.En quelques heures, la situation échappe à tout contrôle.
Theodoros'un kendisi izole edilip sığındığı Vodina'da güçsüz bırakıldı, görünüşte bu olaylara dahil olmadı.Théodore, isolé et dépourvu de moyens dans son refuge de Vodena, ne prit pas part aux évènements.
İkinci gemide olaylar gelişir.Le 2e vaisseau est détruit.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Pour l'étude des différents phénomènes, voir Phénoménologie.
Olaylar beklenmedik şekilde gelişir.L'évolution est imprévisible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olaylar ile cümle - Sayfa 25 - olaylar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App