Gogol hikâyeyi bir toplantıda anlatılan bir olaydan esinlenerek yazmıştır.Bruson vertelde het volgende verhaal tijdens een vraaggesprek.
23 Mayıs - Siirt'in Eruh ilçesinde iki erin öldürüldüğü olayda 19 terörist ölü ele geçirildi.23 mei - 2 doden bij een aanslag in Afghanistan.
Olayda Adolf Hitler'in sadece kulak zarı patladı.Adolf Hitler plaatste daar een hakenkruis.
Bu olaydan sonra erkekler için zorlu bir dönem başlar.Daarna begon een periode van problemen voor de partij.
Bu olaydan sonra Kate artık bir kanun kaçağıdır.Uiteindelijk is Max nu dus zelf een crimineel geworden.
Tupac bu olayda hayatını kaybetmiştir.De Souza verloor daarbij het leven.
(Ahievren köyünün adı bu olaydan gelmektedir.)Nadali oni miastu nazwę Guihua (歸化).
Olaydan üç gün sonra The View programına katılan Swift bu konu hakkında konuştu.Dwa dni po wydarzeniu Swift gościła w programie The View, w którym opowiedziała o sytuacji.
Polis ise olay yerine olaydan 1,5 saat sonra gelmiştir.Mężczyzna ruszył w stronę obozu i po 1,5 godziny dotarł na miejsce.
Bu olaydan dolayı üzgünüm.Smutno mi z tego powodu.
Olaydan yaklaşık bir ay sonra anlatıcı kaptanla karşılaşır.Miesiąc po tym wydarzeniu, narrator spotyka kapitana.
Olayda ölen yolcuların 189'u Amerikalıydı.W katastrofie zginęło 10 osób ze 189 znajdujących się na pokładzie.
Bu olaydan sonra hakem Howard Webb maçı tatil etti.Nocował tu m.in. sędzia Howard Webb.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Ciekawą jej cechą jest jej „dwoistość”.
Yerel polis olayda soruşturma başlattı.Miejscowy szeryf wszczyna śledztwo.
Bu olaydan sonra HSYK gerilimi yaşandı.Po tym wydarzeniu osiwiał.
Olaydan sonra karı koca Florida'ya tatile gitmeye karar verirler.Rodzina aby odpocząć od problemów wybiera się na wakacje do Portoryko.
Olayda 23 kişi yaralandı.23 osoby zostały ranne.
Jonathan bu olaydan sonra uzun bir süre gözükmez.Stolte długo po tym zdarzeniu nie mógł się pozbierać.
Olayda üç kişi hemen ölmüş, beş kişi ise olaydan sonra hastanede ölmüştür.Na miejscu zginęło 5 osób, kolejnych pięć zmarło po przewiezieniu do szpitali.
Her iki taraf ta olaydan sonra günlerce karşılıklı saldırılara devam etti.Po tych wydarzeniach wzajemne ataki trwały nadal.
Olayda otobüs şoförü yaralandı.W czasie walk dowódca pociągu został ranny.
Olayda dört kişi öldü, Rendell kurtuldu.Kilka miesięcy później schorowany Renald zmarł.
Bu olaydan sonra erkekler için zorlu bir dönem başlar.Dla Tikál rozpoczął się ciężki okres.
Olaydan bir ay sonra ise vefat etti.W rok po tym wydarzeniu zmarł.
Bu olaydan sonra Rhino onu sorguladı.Drugi raz Rhino udzielił jej pomocy.
Bu olaydan sekiz yıl sonra, 1931 yılında şirket tekrar iflas etti.Po ośmioletniej przerwie (w 1931 roku) Towarzystwo Operowe zaczęło działać na nowo.
Bu olayda bir subay öldü.W ataku zginął jeden z funkcjonariuszy.
Bu olayda insan bedeninin kapasitans özelliğini kullanmış oluyoruz.Staram się poznawać możliwości swojego organizmu.
Zamanda seyahate çıkmadan önce toplanan öğeler olaydan gerçekleştikten sonra da envanterde tutulmaktadır.Również rzeczy zgromadzone w ekwipunku przed cofnięciem czasu pozostaną w nim po fakcie.
Olayda 24 kişi öldürüldü, 1 kişi yaralandı.W wypadku zginęły 42 osoby, przeżyła jedna.
Bu olayda 85 gösterici ve 4 polis hayatını kaybetmiştir.W czasie działań wojennych poległo 85 żołnierzy i 4 oficerów jednostki.
Bu olaydan sonra iki devlet arasındaki ilişkiler hep kötü durumda olmuştur.Z historycznego punktu widzenia stosunki pomiędzy oboma państwami nie układały się źle.
Bu olaydan sonra grup "Dünya'nın En Tehlikeli Grubu" unvanını almıştır.Po wydaniu tej płyty N.W.A. zyskało od FBI przydomek "Najniebezpieczniejszej Grupy Świata" (ang.
Olayda Chicago belediye başkanı Anton Cermak'ı yaralanmış, aldığı yaraların etkisiyle 6 Mart 1933'te ölmüştür.Ciężko ranny został towarzyszący prezydentowi burmistrz Chicago Anton Cermak, który zmarł 6 marca w szpitalu.
Kemiklialan, adını o olaydan almıştır.Od tego dźwięku zabawka wzięła swoją nazwę.
Sanatçı olaydan sonra West ile herhangi bir konuşma yapmadıklarını da ekledi.Dodała również, że West nie rozmawiał z nią od czasu incydentu.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Zwłoki kobiety odnaleziono dwa dni później.
Bu olaydan çok etkilenen Danny memleketi olan Avustralya'ya döner.Z kolei w Australii, skąd pochodzi jest dość mało popularne.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Ta, nie mogąc znieść takiej sytuacji, popełniła samobójstwo, skacząc z pędzącego rydwanu.
Bu olaydan sonra Türkiye'nin çeşitli illerindeki parklarda forumlar düzenlemeye başlanmıştır.Obecnie serwowanie zakąsek rozpoczyna uroczyste spotkania w różnych częściach Rosji.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Han kom att tala om denna händelse som ”dubbel skam”.
Olayda 16 Nazi ve 3 polis öldü.Sexton nazister och tre poliser dödas.
Bu olaydan sonra William şirketin genel müdürü oldu ve bu görevi 1966 yılındaki ölümüne dek sürdürdü.William blev då VD för företaget och fortsatte att vara det fram tills sin död 1966.
Olaydan sonra Alman pilot Horst Schopis, yedi yıl boyunca savaş esiri olarak Kanada'da kaldı.Horst Schopis tillbringade sju år som krigsfånge i Kanada.
Yerel polis olayda soruşturma başlattı.En internutredning inom polisen inleddes.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Stalin distanserade också sig själv från Kamos gäng och talade aldrig offentligt om sin roll i rånet.
Bu olaydan dolayı altına girdiği borçları Disraeli'nin bütün hayatı boyunca onun aklından çıkmayacaktı.De skulder som Disraeli ådrog sig genom denna affär skulle förfölja honom under resten av hans liv.
Arşidüşes Charlotte bu olaydan sonra "Majesteleri İmparatoriçe Carlota" olarak anıldı.Charlotte antog nu det officiella namnet Carlota som kejsarinna.
Bu olaydan sonra, geri kalan üyeler grubu dağıtma kararı almıştır.De kvarvarande medlemmarna beslutade efter dödsfallet att upplösa bandet.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.I samband med sänkningen dödades fotografen Fernando Pereira.
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.Två av hans kompisar kommer hem till honom då de har hört vad som hänt.
Bu olaydan sonra tekrar sancağına dönemezdi.Han har inte återvänt till friidrotten efter det.
Olaydan sonra karı koca Florida'ya tatile gitmeye karar verirler.Familjen McCallister åker på semester till Florida över julen.
Kılıçköy’de bu olaydan sonra kılıç olmuş köy denmiştir.Orten har fått en svärdstyp uppkallad efter sig.
Tarihteki tek bir olayda en büyük kayıptır.Det är den enskilt största förlusten någonsin under en handelsdag.
Jonathan bu olaydan sonra uzun bir süre gözükmez.Eftersom Jonathan verkar må så pass bra gör de ingenting åt det.
Chicago Cubs olaydan beri hiçbir playoff maçını kazanamadı.Sonraki sezonlarda ise playoffa kalamadı.Den gick ut på att Chicago Cubs aldrig skulle vinna högsta ligan igen.
Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.De offrade åt alla och att Ares (Mars) var deras högste gud, åt vilken de offrade människor.
Bu olaydan sonra hayatını Kızılderili haklarını savunmak için harcamıştır.Hon är känd för sitt stöd för indianernas rättigheter.