olasılı ile cümle

olasılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Büyük olasılıkla evleneceğiz.We'll probably get married.
Bu ucuz şeylerden birini büyük olasılıkla başka bir yerden alabilirsin.You can probably buy one of these cheaper somewhere else.
Eğer bir şey gerçek olacak kadar çok iyi görünüyorsa, büyük olasılıkla gerçektir.If something sounds too good to be true, it probably is.
Olasılıklar benim aleyhimeydi.The odds were against me.
Olasılıklar benim aleyhime.The odds are against me.
Onun bir olasılık olduğunu düşünüyorum.I think that's a possibility.
Biz birçok olasılıkları tartıştık.We discussed many possibilities.
Biz birçok olasılıklar hakkında konuştuk.We talked about many possibilities.
Tom bunun bir olasılık olduğunu söylüyor.Tom says it's a possibility.
Bu kesinlikle bir olasılıktı.It definitely was a possibility.
Onun olacağına dair hâlâ bir olasılık var.There's still a possibility that that'll happen.
Bu kitap kahramanın aşılmaz olasılıkları fethettiğini görür ve günü kurtarır.This book sees the protagonist conquer insurmountable odds and save the day.
O her zaman bir olasılık.That's always a possibility.
Sanırım onlar büyük olasılıkla sana yardım etmeyecek.I think they very likely won't help you.
Büyük olasılıkla hangi takım kazanacak?Which team will most likely win?
O kesinlikle bir olasılık.That's definitely a possibility.
Yarın yağmur yağacağına dair yüksek bir olasılık var.Tomorrow there's a high probability it will rain.
Bizim takımda Tom ile büyük olasılıkla kazanacağız.With Tom on our team, we're more likely to win.
Tom büyük olasılıkla kazanmayacak.Tom isn't very likely to win.
Birden fazla olasılık olabilir.There may be more than one possibility.
İki öğrencinin aynı doğum gününe sahip olması olasılığı nedir?What is the probability that at least two students have the same birthday?
Üçüncü olasılık yok.There is no third possibility.
Beyaz bir Noel geçirme olasılığı nedir?What are the chances that we'll have a white Christmas?
Büyük olasılıkla Boston'a geri döneceğimI'll most likely be going back to Boston.
Tom ne yapmamız gerektiğini büyük olasılıkla bilir.Tom is very likely to know what we should do.
Biz bu olasılıklara bakıyoruz.We're looking at those possibilities.
O olasılığa bakıyoruz.We're looking at that possibility.
Tom tüm olasılıkları inceledi.Tom examined all the possibilities.
Aşağıda birkaç olasılık var.Below are several possibilities.
Hâlâ olasılıklar var.There are still possibilities.
Olasılıklar çok fazladır.The possibilities are immense.
Tom olasılıkla geri gelmeyecek.Tom is likely not coming back.
Olasılık heyecan vericidir.The possibility is exciting.
Onlar oldukça kötü olasılıklar.Those are pretty bad odds.
Tom büyük olasılıkla pazartesi günü meşgul olacak.Tom is very likely to be busy on Monday.
Tom büyük olasılıkla başaracak.Tom is very likely to succeed.
Tom büyük olasılıkla o şarkıyı bilmeyecek.Tom isn't very likely to know that song.
Tom büyük olasılıkla önümüzdeki yaz Boston'a gitmeyecek.Tom isn't very likely to go to Boston next summer.
Sonsuz olasılıklar vardır.There are infinite possibilities.
Sanırım bunun olacağına dair iyi bir olasılık var.I think there's a good possibility that that will happen.
Bence bunun gerçekleşmesi için gerçekten iyi bir olasılık var.I think there's a real good possibility of that happening.
Polis soygun olasılığını değerlendirmek zorunda kaldı.Police had to consider the possibility of a robbery.
Polis tüm olasılıkları düşündü.Police thought of all possibilities.
Tom büyük olasılıkla onu yapabilecek.Tom is very likely to be able to do that.
Büyük olasılıkla bu sefer de başarılı olmayacaksın.You're not very likely to succeed this time either.
Büyük olasılıkla pazartesi günü meşgul olmayacağım.I'm not very likely to be busy on Monday.
Bu defa büyük olasılıkla başarılı olacağız.We're very likely to succeed this time.
Gelecek pazartesi büyük olasılıkla yoğun olacağım.I'm very likely to be busy next Monday.
Büyük olasılıkla pazartesi günü çok yoğun olacağım.I'm very likely to be busy on Monday.
Geç kalma olasılığı çok düşük değil.I'm not very likely to be late.
Kaza olasılığını göz ardı edemeyiz.We can't discard the possibility of an accident.
Tom'un geç kalacağına dair çok iyi bir olasılık var.There's a very good chance that Tom will be late.
Tom'un onu yapmasının olasılıksız olduğunu biliyoruz.We know that Tom is unlikely to do that.
Büyük olasılıkla yarın yağmur yağacak.It's very likely that it will rain tomorrow.
Onun bir olasılık olduğunu bilmiyordum.I didn't know that that was a possibility.
Tom'u onu yapmaya ikna edebileceğiniz çok düşük bir olasılık.It's very unlikely that you'll be able to convince Tom to do that.
Binlerce olasılık bizi yeni bir hayata davet ediyor.Life offers us millions of possibilities.
Tom kendisinden nefret ettiğimi büyük olasılıkla bilmiyor.Tom probably doesn't know that I hate him.
Tom büyük olasılıkla kaybetmeyecek.Tom isn't very likely to lose.
Kovulma olasılığın nedir?What is the likelihood of your getting fired?

İlgili Sayfalar