Ana içeriğe geç
Sözlük

olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Lahana çiğ olarak yenilebilir.Cabbage can be eaten raw.
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Tatlı olarak bir satsuma al.Have a satsuma for dessert.
Amcam sürekli olarak ailesine başına bela olur.My uncle constantly causes his family trouble.
Genel olarak organizasyon başarılıydı.On the whole, the event was successful.
Sahipler, onu yönetici olarak atadılar.The owners appointed him manager.
Lezzetli görünümlü yiyecek zorunlu olarak iyi tat vermez.Delicious looking food doesn't necessarily taste good.
Oğlum henüz doğru olarak toplama yapamıyor.My boy can't do addition properly yet.
Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.I regularly go to bed at nine.
İngiltere'de "truck" bir "lorry" olarak adlandırılır.In Britain a truck is referred to as a lorry.
İsa, Meryem'in bir çocuğu olarak doğdu.Jesus was born of Mary.
Amerikalılar, genel olarak, giyinip süslenmeyi sevmezler.Americans, in general, don't like to dress up.
Ben bir Amerikalı olarak, Lincoln'a hayranım.I, as an American, admire Lincoln.
ABD yalnızca son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.The USA will only use air strikes in the country as a last resort.
Amerika genellikle eritme potası olarak anılır.America is often referred to as a melting pot.
Şu ikisi tam olarak birbirine benziyor.Those two are exactly alike.
Çalmayla ilgili olarak benden şüphelenmiş olmalılar.They must have suspected me of stealing.
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
O köpek tam olarak bunun iki katı büyüklüğünde.That dog is exactly twice the size of this one.
Ann sinirli olarak yedi.Annie ate nervously.
Sen zeka olarak ona eşitsin.You are equal to him in intelligence.
Üniversitede ana branş olarak ne seçtin?What did you major in at college?
Tavrını net olarak belirlemelisin.You should make your attitude clear.
Esas branş olarak hangi konuyu seçtin?What subject do you major in?
Japonya'dan temelli olarak ayrılmıyorsun, değil mi?You aren't leaving Japan for good, are you?
Fransızca olarak derdini anlatabilir misin?Can you make yourself understood in French?
İlk olarak hangi şehri ziyaret edeceksiniz?Which city are you going to visit first?
O kadar düşük sesle konuşuyorsun ki ne dediğini tam olarak duyamıyorum.You speak so softly that I cannot quite hear what you say.
Onu sır olarak tutmalıydın.You should have kept it secret.
İspanya kralını senin liderin olarak kabul etmelisin.You must accept the king of Spain as your leader.
Bu sorunu bir bütün olarak göz önüne almalısınız.You must consider this problem as a whole.
Sana çalışmana uygun olarak ödeme yapılacak.You will be paid according as you work.
Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.I bought a pen for your birthday present.
Nasıl hissettiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how you feel.
Sizi misafirimiz olarak ağırlamaktan zevk aldık.We enjoyed having you as our guest.
Sorunu seninle ayrıntılı olarak görüşeceğim.I will discuss the question with you in detail.
Yaptığınız işin miktarı ile orantılı olarak para alırsınız.You get paid in proportion to the amount of the work you do.
Sabah ilk olarak onu yapacağım.I'll do that first thing in the morning.
Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.Asia is roughly four times the size of Europe.
Akira babasının bir öğrenci olarak kullandığı o aynı sözlüğü kullanıyor.Akira is using that same dictionary that his father used as a student.
Yedi bazen şanslı bir sayı olarak kabul edilir.Seven is sometimes considered a lucky number.
Dört yüz milyon insan ilk dilleri olarak İngilizce konuşmaktadırlar.Four hundred million people speak English as their first language.
İki kişi onu kızları olarak düşünüyor.Two people think of her as their daughter.
On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.Anyone over eighteen years of age counts as an adult.
"Solgun görünüyorsun. Hasta mısın?" "Tam olarak değil.""You look pale. Are you sick?" "Not exactly."
Yaya olarak Viyana'ya gitmenin ne kadar süreceğini sordu."How long does it take to get to Vienna on foot?" he inquired.
Orduda hiç kimsenin izinsiz olarak gitmesine izin verilmez.In an army no man is permitted to leave without permission.
Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.The detective questioned literally thousands of people about the incident.
Ben sözleşmeyi bozulmuş olarak görüyorum.I regard the contract as having been broken.
Polis hemen onu suçlu olarak belirledi.The police spotted him at once as the offender.
Polis, soygun olayı ile ilişkili olarak bir şüpheliyi tutukladı.The police arrested a suspect in connection with the robbery.
Polis tanığa kazanın nasıl olduğunu ayrıntılı olarak açıklattıThe police made the witness explain in detail how the accident had happened.
Polis onu suçun bir taraftarı olarak görüyordu.The police regarded him as a party to the crime.
Karuizawa bir sayfiye yeri olarak ünlüdür.Karuizawa is famous as a summer resort.
Sonuç olarak sen haklıydın.You were right after all.
Sağlığın bir basınç ölçeri olarak kan basıncı önemlidir.Blood pressure is important as a barometer of health.
Kenji her zaman okula ilk olarak gelir.Kenji is always the first to come to school.
Köpekler siyah ve beyaz olarak görür.Dogs see in black and white.
Orijinali bir ders kitabı olarak yazılmıştır.The original was written as a school textbook.
Modern köprüler şekil olarak benzer.Modern bridges are similar in shape.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olarak ile cümle - Sayfa 7 - olarak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App