olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu katalogtaki resme tam olarak benzemiyor.It doesn't look exactly like the picture in the catalog.
Tom neden herkesin ona baktığını tam olarak anlamadı.Tom didn't quite understand why everybody was looking at him.
Bizi bir takım olarak düşünmek istiyorum, Tom.I'd like to think of us as a team, Tom.
Neler olduğunu tam olarak anlamıyorum.I don't quite understand what's going on.
Tom Boston'da bir kamyon sürücüsü olarak çalıştı.Tom worked as a truck driver in Boston.
Bu tam olarak duymayı umduğum şey.This is exactly what I was hoping to hear.
Tom bir fırıncı olarak bir iş arıyor.Tom is looking for a job as a baker.
Onu daha sonra ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in more detail later.
Tam olarak istediğim bu.That's exactly what I wished for.
Ne aradığımı tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what I'm looking for.
Sorunun ne olduğunu pek tam olarak söyleyemedim.I couldn't quite tell exactly what the problem was.
Sorunun ne olduğunu tam olarak bilmiyordum.I didn't know exactly what the problem was.
Bunu nerede bulduğumu sana tam olarak göstereceğim.I'll show you exactly where I found this.
Ben içgüdüsel olarak hareket ettim.I acted on instinct.
Tom yaklaşık olarak bir erkeğin isteyebileceği her şeye sahip.Tom has just about everything a man could want.
Onlar tam olarak istediğimiz şey.They're exactly what we want.
Şunlar tam olarak istediğimiz şey.Those are exactly what we want.
O tam olarak istediğimiz şey.That's exactly what we want.
Tom'un nereye gittiğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly where Tom went.
Tam olarak kimden bahsettiğini biliyorum.I know exactly who you're talking about.
Tam olarak ne gördüğünü bize söyle.Tell us exactly what you saw.
Tom bugün tam olarak John gibi giyinmiş.Tom is dressed exactly like John today.
Tam olarak hazır değilim.I'm not quite ready.
Tam olarak neye ihtiyacın olduğunu biliyor musun?Do you know exactly what you need?
Onu bana yazılı olarak verebilir misin?Can you give me that in writing?
Kendini akıcı bir Fransızca konuşmacı olarak düşünüyor musun?Do you consider yourself a fluent French speaker?
Kendini iyi bir gitarist olarak mı düşünüyorsun?Do you consider yourself a good guitarist?
O neden seksist olarak dikkate alınırdı?Why would that be considered sexist?
Hafta sonlarında o, ikinci bir iş olarak otel temizlik ve bakımı yapar.During the weekends, she does housekeeping as a second job.
Ve o kendini bir denizci olarak görüyor.And he sees himself as a sailor.
İlk olarak bir süreliğine uyumak harika olur.It would be great to sleep a while first.
Tam olarak 5.000 tane elmam var.I have exactly 5,000 apples.
Ellerinizi düzenli olarak yıkamak kendinizi hastalıklardan korumak için iyi bir yoldur.Washing your hands regularly is a good way to protect yourself from diseases.
O beni düzenli olarak ziyaret etti.She visited me regularly.
O beni düzenli olarak ziyaret ediyordu.She was visiting me regularly.
Biz düzenli olarak bir araya gelme alışkanlığını edindik.We made a habit of getting together regularly.
Her şeyi anladığımı düşünüyorum ama tam olarak emin değilim, dedi Tom."I think I understood everything," Tom said, "but I'm not absolutely sure."
Polis Tom'u şüpheli olarak düşünüyor.The police consider Tom a suspect.
Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha güçlü olmak istiyorum.I want to become both physically and mentally stronger.
Horus genellikle şahin olarak veya şahin başlı bir adam olarak tasvir edilir.Horus was often depicted as a falcon, or as a man with a falcon head.
"Sauna" Finceden ödünç alınmış yaygın olarak kullanılan birkaç sözcükten biridir."Sauna" is one of the few widely used words that have been borrowed from Finnish.
Nerede olduğumu kesin olarak bilmiyorum.I don't know exactly where I am.
Yeni Zelanda'ya ilk kez tam olarak altı yıl önce geldim.Exactly six years ago I first came to New Zealand.
Neden ilk olarak gitmedin?Why didn't you go first?
Tam olarak kaç yaşındasın?Exactly how old are you?
Acil olarak sana ihtiyacım var.I urgently need you.
Resmi olarak tatildeyim.I'm officially on vacation.
Öğrencilerin tam olarak onlara söylenildiği gibi yapması muhtemel değil.Your students aren't likely to do exactly as they're told.
Bunu tam olarak nereye koymalıyım?Where exactly should I put this?
Bu tam olarak düşündüğünün zıddı.It's exactly the opposite of what you think.
Bütün eşyanı hediye olarak vermemi gerçekten istiyor musun?Do you really want me to give away all your stuff?
Son olarak, birisi konuştu.Finally, someone spoke.
Sosyolojiyi asıl branş olarak alıyorum.I major in sociology.
Tom yaklaşık olarak senin ölçünün iki katı.Tom is nearly twice your size.
Bunu ciddi olarak düşünüyorum.I'm considering it seriously.
Onu bir sır olarak tutsan iyi olur.You'd better keep that a secret.
Sanırım bunu bir sır olarak saklamalıyız.I think we should keep this a secret.
Tom tam olarak ne dedi?What exactly did Tom say?
Karşılık olarak ne yapmak zorundayım?What do I have to do in return?
Tom karşılık olarak bir şey istedi.Tom wanted something in return.

İlgili Sayfalar