olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seni özel olarak görebilir miyim?May I see you in private?
Planımız tam olarak nedir?What exactly is our plan?
İlk olarak nerede karşılaştınız?Where did you first meet?
Siz ikiniz ilk olarak nerede karşılaştınız?Where did you two first meet?
Neden onu benden bir sır olarak saklıyordun?Why were you keeping it a secret from me?
Tam olarak ne biliyorsun?What exactly do you know?
Tom Mary'nin onu bir pislik olarak düşündüğünü bilmiyordu.Tom didn't know that Mary considered him a jerk.
Bu teknik olarak mümkün değil.This is technically impossible.
Tam olarak burada ne oldu?What exactly happened here?
Tom ne olduğunu tam olarak gördü.Tom saw exactly what happened.
Neden ilk olarak gitmek istemiyorsun?Why don't you want to go first?
İlk olarak bir yayıncıya ihtiyacımız var.We need a publisher first.
Tam olarak neye ihtiyacın var?What do you need exactly?
Ne yapılması gerektiğini sana tam olarak söyleyeceğim.I'll tell you exactly what has to be done.
Ne yapmanı istediğimi sana tam olarak söyleyeceğim.I'll tell you exactly what I need you to do.
Hiç kimse Tom'u bir pinti olarak düşünmüyor.Nobody considers Tom a cheapskate.
Başkan olarak atandım.I was appointed chairman.
Sebepsiz olarak bana ateş edildi.I was fired without cause.
Yasal olarak kör değilim.I'm not legally blind.
Tomve ben sonuç olarak haklıydık.Tom and I were right after all.
Tom sonuç olarak yemek yemek istemedi.Tom didn't want to eat after all.
Ben tam olarak katılamıyorum.I can't quite agree.
Tom kesin olarak ne yapacağımı biliyor.Tom knows exactly what to do.
Beni yanlış anlama ama o seni bir arkadaş olarak seviyor.Don't get me wrong, but she likes you as a friend.
Keskin olarak soğuktu.It was bitterly cold.
Ben gönüllü olarak askere yazıldım.I enlisted voluntarily.
O özel bir güvenlik şirketi için bir mali kontrolör olarak çalışır.He works as a financial controller for a private security company.
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Arabamı "bebeğim" olarak çağırdığım zaman karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I call my car "baby."
Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.This author is a prominent critic of the role of the United States as a superpower.
Temel olarak planını seviyorum.I basically like your plan.
Bu tünel bir defasında dünyanın en uzun tüneli olarak kabul edildi.This tunnel was once considered the world's longest.
Başkan Tom Jackson nadir olarak toplum içinde görünür.President Tom Jackson rarely appears in public.
Hayatı kolay olarak düşünmek zordur ama hayatı zor olarak düşünmek kolaydır.It's hard to think of life as easy, but it's easy to think of life as hard.
Tom ilk olarak geldi.Tom arrived first.
Tom kaleden kaçtı, bir kadın olarak gizlendi.Tom escaped from the castle, disguised as a woman.
Kunduzlar Dünya üzerindeki en işlek memeliler olarak düşünülebilir.Beavers may be considered as the busiest mammals on Earth.
Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.The nurses turned the patient regularly in order to prevent bedsores.
O, o zaman şartlı olarak tahliye edilmişti.He was on parole then.
Onu bir sır olarak tutmalıydın.You should've kept that secret.
Cin yüzyıllardır sihirli lambaya konulmuş olarak kaldı.The genie remained trapped in the magic lamp for centuries.
Onlara söylediğim tam olarak o.That's exactly what I told them.
Ona söylediğim tam olarak o.That's exactly what I told him.
Ne gördüğümü sana tam olarak söyledim.I told you exactly what I saw.
Ne gördüğümü onlara tam olarak söyledim.I told them exactly what I saw.
Ne gördüğümü ona tam olarak söyledim.I told him exactly what I saw.
Onlar için tam olarak ne yaptın?What exactly did you do to them?
Onun için tam olarak ne yaptın?What exactly did you do to him?
Onlara tam olarak ne söyledin?What exactly did you tell them?
Ona tam olarak ne söyledin?What exactly did you tell him?
Onu onlara tam olarak söyleyemem.I can't exactly tell them that.
Onu ona tam olarak söyleyemem.I can't exactly tell him that.
Onları tam olarak ne zaman gördün?When exactly did you see them?
Onu tam olarak ne zaman gördün?When exactly did you see him?
Onları son olarak ne zaman gördün?When did you last see them?
Bir referans olarak seni yazdım.I put you down as a reference.
Bir referans olarak onu yazdım.I put him down as a reference.
Onunla ilk olarak nerede tanıştınız?Where did you first meet him?
Onlarla ilk olarak ne zaman tanıştın?When did you first meet them?
Onunla ilk olarak ne zaman tanıştın?When did you first meet her?