olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O bağımsız olarak zengin.He's independently wealthy.
Hava trafik kontrolörü olarak çalışıyorum.I work as an air traffic controller.
Küresel olarak, yaklaşık 26 milyon ton plastik her yıl okyanusa girer.Globally, around 26 million tons of plastic ends up in the ocean every year.
O çok bencil olduğu için Tom'u bir arkadaş olarak istemedim.I wouldn't want Tom as a friend because he's very selfish.
Tom sivil polis olarak çalışarak Boston'da üç yıl geçirdi.Tom spent three years in the Boston working as an undercover policeman.
Tom neden bahsettiğini tam olarak biliyor.Tom knows exactly what he's talking about.
Tom bağımsız olarak zengin.Tom is independently wealthy.
Tom'un ne düşündüğü tam olarak bu.That's exactly what Tom thinks.
Mary Park Caddesindeki bir restoranda bir garson olarak çalışmaktadır.Mary works as a waitress at a restaurant on Park Street.
Bu bir şok olarak gelirse üzgünüm ama ne düşündüğün umurumda değil.I'm sorry if this comes as a shock, but I don't care what you think.
Bunu özel olarak tartışmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should discuss this in private.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şey tam olarak anlıyor.Tom understands exactly what Mary wants him to do.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi tam olarak anladı.Tom understood exactly what Mary wanted him to do.
Polise göre yangın kasıtlı olarak çıkarıldı.Police think the fire was deliberately lit.
Tom tam olarak ne söylemeye çalışıyor?What exactly was Tom trying to say?
Tom bir muhabir olarak başlamasını aldı.Tom got his start as a reporter.
Genel olarak konuşursak, Tom haklı.Generally speaking, Tom is right.
Bir hava yolu şirketinde uçuş görevlisi olarak çalışıyorum.I work for an airline company as a flight attendant.
Tom gerçekten onu bir iltifat olarak düşünmedi.Tom didn't really mean that as a compliment.
Aşkımın bir sembolü olarak bu yüzüğü sana veriyorum.I give you this ring as a symbol of my love.
Ben işkenceye kesin olarak karşıyım.I'm firmly opposed to corporal punishment.
Eğer şansım olsaydı, Kanadalı olarak yeniden doğmak isterdim.I want to be reborn as a Canadian if I had the chance.
Çevirmen bir "nötr filtre" olarak düşünülüyordu.The translator was considered as a "neutral filter".
İşlere bir bütün olarak bakmalıyız.We need to keep things in perspective.
Tam olarak ne arıyorsun?What exactly are you looking for?
Tam olarak neyi kastediyorsun?What exactly do you mean?
Tam olarak ne demek istiyorsun?What exactly do you mean?
Tam olarak ne istiyorsun?What exactly do you want?
Onun kim olduğunu tam olarak biliyorum.I know exactly who it is.
Genel olarak seninle aynı fikirdeyim.On the whole, I agree with you.
Kağıt üretimi uzun bir süre için devlet sırrı olarak kaldı.Paper production remained a state secret for a long time.
Sülfürik asit bir zamanlar kezzap yağı olarak bilinirdi.Sulfuric acid was once known as "oil of vitriol."
Tom ne olacağını bana tam olarak söyledi.Tom told me exactly what was going to happen.
Tom'un hala Boston'da olduğunu kesin olarak bilmiyoruz.We don't know for sure Tom is still in Boston.
Diogo Morgado "seksi İsa" olarak adlandırıldı.Diogo Morgado has been called "Hot Jesus".
Tom'un yapmanı istediği şeyi tam olarak yaptın.You did exactly what Tom wanted you to do.
Biliyorsun, Tom, tam olarak düşündüğüm bu.You know, Tom, that's exactly what I was thinking.
Benden yapmamı istediğin şey tam olarak nedir?What exactly is it that you're asking me to do?
Ciddi olarak o telaşlanacak bir şey değil.Seriously, it's nothing to worry about.
O gerçekten bir çevirmen olarak çalışmak istiyor.He really wants to work as a translator.
Buradan asla canlı olarak çıkmayacaksın.You'll never make it out of here alive.
Tom seninle özel olarak konuşmak istiyor.Tom wants to talk to you privately.
Bir arkadaş olarak konuştum.I talked as a friend.
İşinizin kapsamı tam olarak nedir?Exactly what does your work involve?
İşin tam olarak neleri kapsıyor?Exactly what does your work involve?
Neden ne olduğunu bana tam olarak söylemiyorsun?Why don't tell me exactly what happened?
Tam olarak ne tür bir iş yapıyorsun?Exactly what kind of work do you do?
"Bu tam olarak ne işe yarar?" "Emin değilim.""What exactly does this do?" "I'm not sure."
Lütfen kitabı tam olarak olduğu yere geri koyun.Please put that book back exactly where it was.
Seni her zaman iyi bir arkadaş olarak düşündüm.I have always considered you a good friend.
Keşke bir Kanadalı olarak doğsaydım.I wish I'd been born a Canadian.
Keşke bir erkek çocuk olarak doğsaydım.I wish I'd been born a boy.
Venüs aynı zamanda Sabah Yıldızı olarak da bilinmektedir.Venus is also known as the Morning Star.
Jill bir eş olarak mutlu olduğunu söylüyor ama bazen öyle düşünmezsin.Jill says she is happy as a wife, but at times you wouldn't think so.
Önerdiğim şey tam olarak budur.That's exactly what I'm suggesting.
Biz Tom'un önerisini çok aşırı olarak reddettik.We rejected Tom's suggestion as too extreme.
Tom'u partimize davet etmememizi ciddi olarak öneriyor musun?Are you seriously suggesting that we don't invite Tom to our party?
Burada tam olarak ne oldu?Exactly what happened here?
Tom'a tam olarak ne oldu?What exactly happened with Tom?
O tam olarak yaklaşık burada oldu.It happened right about here.