olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana tam olarak ne olduğunu söyle.Tell me exactly what happened.
Ne olduğunu bize tam olarak söyle.Tell us exactly what happened.
Bu tam olarak ne zaman oldu?When exactly did this happen?
Bu tam olarak nerede oldu?Where exactly did this happen?
Bunu tam olarak nasıl yaparsın?How do you do it exactly?
Kesin olarak nasıl bilebiliriz?How can we know for sure?
Tam olarak bunu nasıl yapacağız?Exactly how will we do that?
Bu tam olarak öyle olmadı.It didn't happen exactly like that.
O tam olarak nasıl oldu?How exactly did that happen?
Tam olarak ne olması gerekiyordu?Exactly what was supposed to happen?
Ne olduğunu tam olarak biliyordum.I knew exactly what was happening.
Onun ne zaman olduğunu tam olarak bilmiyoruz.We don't know exactly when it happened.
Ben onun tam olarak meydana gelen şey olduğunu düşünürüm.I think that's exactly what happened.
Tam olarak ne olduğunu bilmem gerekir.I need to know exactly what happened.
Bu tam olarak bir sır değil.It's not exactly a secret.
Bunun nasıl olduğunu bana tam olarak söylemen gerekir.You need tell me exactly how this happened.
Anneler bütün çocuklarını eşit olarak sevmeli.Mothers should love all their children equally.
Bunun üç yıl önce nasıl olduğu tam olarak bu.That's exactly how it happened three years ago.
Ne olduğunu tam olarak görmek istiyorum.I want to see exactly what's happening.
Dürüst olmak gerekirse, ne olduğundan tam olarak emin değilim.To be honest, I'm not exactly sure what happened.
Dört Galile uyduları Io, Europa, Ganymede ve Callisto olarak adlandırılmıştır.The four Galilean moons are called: Io, Europa, Ganymede and Callisto.
Onun davranışı henüz toplumsal olarak kabul edilebilir değildir.Her behaviour just isn't socially acceptable.
Antarktika Okyanusu dünyanın en güvenilmez okyanusu olarak düşünülür.The Southern Ocean is considered the world's most treacherous ocean.
Tom, arkadaşın olarak, şimdi eve gitmeni öneriyorum.Tom, as your friend, I suggest you go home now.
Tom'un başka bir gezegenden olduğunu ciddi olarak mı öneriyorsun?Are you seriously suggesting that Tom is from another planet?
O kendini bir deist olarak adlandırdı.She called herself a deist.
Joe fiziksel olarak Shane'den daha güçlü.Joe is physically stronger than Shane.
Amerika temel olarak bir tarım toplumuydu.America was a mainly agricultural society.
Bana karşılık olarak ne vereceksin.What will you give me in return?
Tom sana karşılık olarak ne verdi?What did Tom give you in return?
Ben bunu bir hediye olarak Tom'a vermeyi planlıyorum.I plan to give this to Tom as a gift.
Kasıtlı olarak yanlış cevap verdin, değil mi?You purposely gave the wrong answer, didn't you?
Tom'a karşılık olarak ne veriyorsun?What are you giving Tom in return?
Ben günlük olarak okula giderim.I go to school daily.
Onu tam olarak Tom'un koymanı istediği yere koy.Put it exactly where Tom tells you to.
Aslına bakarsanız Hawaii gezisini bir ödül olarak kazandım.As a matter of fact, I won the trip to Hawaii as a prize.
Tom yardım etmek istiyor ama nasıl yapacağından tam olarak emin değil.Tom wants to help, but isn't exactly sure how.
Şikayet etme yerine, belki Tom sadece bunu doğru olarak yapmamıza yardım etmeli.Instead of complaining, maybe Tom should just help us do it correctly.
Bunu bir sır olarak tutamayacaksın.You'll never be able to keep it a secret.
Sen onu neden bir sır olarak tuttun?Why have you kept it a secret?
Neden bunu sır olarak saklamalıyız?Why do we need to keep it secret?
Neden bunu bir sır olarak saklamadın?Why didn't you keep it secret?
Biz bunu Tom'dan bir sır olarak sakladık.We've kept it a secret from Tom.
Onu sır olarak saklamaya çalışıyoruz.We've been trying to keep it a secret.
Biz bunu bir sır olarak saklamaya çalıştık.We tried to keep it a secret.
Onu bir sır olarak saklamak zorundayız.We have to keep it a secret.
Biz onu bir sır olarak saklamak zorundaydık.We had to keep it a secret.
Tom bunu sır olarak saklamamı tavsiye etti.Tom advised me to keep it secret.
O sırrımız olarak kalacak.That'll remain our secret.
O tam olarak bir sır değildi.It wasn't exactly a secret.
Tom yaz boyunca bir cankurtaran olarak çalıştı.Tom worked as a lifeguard during the summer.
Sadece Tom'un söylediklerinin yaklaşık olarak yarısına inanıyorum.I only believe about half of what Tom says.
Kararımı söylediğine bağlı olarak verdim.I made my decision based on what you said.
O tam olarak doğru değil.That's not exactly true.
Tom çok seyrek olarak Mary'yi ziyarete gelir.Tom only comes to visit once in a blue moon.
Tom bir trafik kazasında ciddi olarak yaralandı.Tom got seriously hurt in a traffic accident.
Tom gördüklerini detaylı olarak açıkladı.Tom explained in detail what he had seen.
Tom sokak müzisyeni olarak hayatını kazanıyor.Tom earns his living as a street musician.
İnsanlar seni hiç kendini beğenmiş olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being pompous?
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being overemotional?