olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O halen bizi arkadaş olarak düşünüyor.She still thinks of us as friends.
Sen ve Tom ilk olarak nerede karşılaştınız?Where did you and Tom first meet?
Karıma sürekli olarak yalan söyledim.I lied constantly to my wife.
İstediğin şeye tam olarak sahibim.I have exactly what you need.
Tom yıllardır Mary'nin şoförü olarak çalışmaktadır.Tom has been working as Mary's chauffeur for years.
Bir dakika, ben ilk olarak şarkıyı değiştireceğimJust a moment, I'll change the song first.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra İngilizce olarak açıkladı.After Tom explained it in French, he explained it in English.
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.After Tom explained it in French, he said the same thing in English.
Son çare olarak, Tom'u bize yardım ettirebiliriz.As a last resort, we can get Tom to help us.
Tom bu itirafı gönüllü olarak imzaladı mı?Did Tom sign that confession voluntarily?
Tom'u bir arkadaş olarak düşünüyor musunuz?Do you consider Tom a friend?
Kendinizi dürüst bir insan olarak düşünüyor musunuz?Do you consider yourself an honest person?
Ne olduğunu tam olarak görmedim.I didn't see exactly what happened.
Yaptığım tam olarak odur.That's exactly what I did.
Yapacağım tam olarak budur.That's exactly what I would do.
Tom'un Mary'nin kim olduğunu tam olarak bildiğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom knew exactly who Mary was.
Tam olarak ne arıyoruz?What exactly are we looking for?
Kaza hakkında tam olarak ne hatırlıyorsun?What exactly do you remember about the accident?
İlk olarak gidebilirsin.You can go first.
Seni tam olarak destekliyoruz, Tom.You have our total support, Tom.
Tom ve ben birçok şeyle ilgili olarak konuştuk.Tom and I talked about a lot of things.
Tom ve Mary Fransızca olarak kendilerini ifade edebildiler.Tom and Mary could make themselves understood in French.
Tom ve Mary Fransızca olarak kendilerini ifade edemediler.Tom and Mary couldn't make themselves understood in French.
Tom ve Mary'nin kendilerini Fransızca olarak ifade etme sorubları vardı.Tom and Mary had trouble making themselves understood in French.
Tom yanlış olarak yanıtladı.Tom answered incorrectly.
Tom kendini bir dünya vatandaşı olarak düşünüyor.Tom considers himself to be a citizen of the world.
Tom Fransızca olarak güçlükle meramını anlatabildi.Tom could hardly make himself understood in French.
Tom kesinlikle tam olarak ne olduğunu biliyor.Tom definitely knows exactly what happened.
Tom ne olduğunu tam olarak izah etti.Tom described exactly what happened.
Tom ne olduğunu detaylı olarak anlattı.Tom described what had happened in detail.
Tom Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.Tom exposed Mary as a fraud.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir tavşan ayağı saklar.Tom keeps a rabbit's foot as a good-luck charm.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir kartal tüyünü saklıyor.Tom keeps an eagle feather as a good-luck charm.
Tom ne olduğunu tam olarak biliyor.Tom knows exactly what happened.
Tom bunun hepsinin ne hakkında olduğunu tam olarak biliyor.Tom knows exactly what this is all about.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini tam olarak biliyor.Tom knows precisely how Mary feels.
Tom ne yaptığını tam olarak biliyor.Tom knows precisely what he's doing.
Tom kasıtlı olarak şarkıyı kötü söyledi.Tom sang badly on purpose.
Tom sempatik olarak gülümsedi.Tom smiled sympathetically.
Tom özel olarak sizi istedi.Tom specifically asked for you.
Tom bir odacı olarak kimliğini gizledi.Tom was disguised as a janitor.
Tom bir fizyoterapist olarak çalıştı.Tom worked as a physical therapist.
Tom körler için bir okuyucu olarak çalıştı.Tom worked as a reader to the blind.
Tom büyük bir piyanist olarak kabul edilir.Tom is regarded as a great pianist.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.Tom has been calling me regularly every evening.
O tam olarak istediğim değil.That's not quite what I wanted.
Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.I consider Tom a thoroughly responsible individual.
Son çare olarak, biz ablamda kalabiliriz.As a last resort, we can stay at my sister's.
Tom'un bir taksi şoförü olarak işi var.Tom has a job as a taxi driver.
O yaklaşık olarak doğru görünüyor.That sounds about right.
Bunu bir hediye olarak düşünün.Consider it a gift.
Bunu sana bir doktor olarak söyleyeceğim.I'll tell you (this) as a doctor.
Ben bu odayı bir depo olarak kullanıyorum.I'm using this room as a storeroom.
Kural olarak içki içmem.As a rule, I don't drink.
O bir evcil hayvan olarak bir papağan besler.He keeps a parrot as a pet.
Tom'un istediği tam olarak bu.That's exactly what Tom wanted.
Evlilik karşılıklı olarak ve son derece eğitici olmalı.Marriage should be mutually and infinitely educational.
Tom artık profesyonel bir müzisyen olarak çalışmakla ilgilenmediğini söylüyor.Tom says he's no longer interested in working as a professional musician.
Tom ciddi olarak yaralanmadığı için şanslıydı.Tom was lucky he didn't get seriously injured.
Tom'un söylediği tam olarak bu.That's exactly what Tom said.

İlgili Sayfalar