olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onun ne zaman geleceğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly when she'll come.
Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.The good team spirit in the work group is valued positively.
Gürültüden uzak olarak, gölün önündeki egzotik bitkilerin yanında oturabilirsin.You can sit by the exotic plants in front of the lake, away from the noise.
Bergen yedi dağ arasındaki kent olarak bilinir.Bergen is known as the city between the seven mountains.
O sürekli olarak televizyon izliyor.She watches TV constantly.
Sosyoloji notlarını bana ödünç olarak verebilir misin?Could you lend me your sociology notes?
Tom ilk olarak gidebilir mi?Can Tom go first?
Tam olarak olan budur.That's exactly what happened.
Eğer bu olursa ilk olarak size bildirilecek.If that happens, you'll be the first to be notified.
Bir şeyler hakkında kızımla samimi olarak konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to my daughter about things heart-to-heart.
Ben sürekli olarak kendi kendime konuşurum.I constantly talk to myself.
Sonsuza kadar arkadaş olarak kalalım.Let's stay friends forever.
Farklı olarak ne yapardın?What would you have done differently?
Şimdi işleri farklı olarak görüyorum.I see things differently now.
Mary kendini lezbiyen olarak açıklıyor.Mary declares herself to be a lesbian.
Tom'un ne zaman buraya gelmeyi planladığını tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly when Tom plans to get here.
Gençlerin ne dediğini tam olarak anlamıyor.He doesn't fully grasp what young people are saying.
Genç insanların ne dediğini tam olarak anlamıyor.He doesn't fully grasp what young people are saying.
Her canavar birinin bebeği olarak başlar.Every monster starts off as someone's baby.
Seni bir arkadaş olarak görüyor ve sana saygılı davranıyoruz.We look at you as a friend, and treat you with respect.
İlk olarak çok pahalı, ikinci olaraksa onu beğenmiyorum.In the first place, it's too expensive, and in the second place, I don't like it.
Bunu kesin olarak nasıl biliyorsun?How do you know that for sure?
Tom'un ne demek istediğini tam olarak biliyordum.I knew exactly what Tom meant.
Bunun senin için ne anlama geldiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how much it means to you.
Bunun ne anlama geldiğini tam olarak biliyorum.I know exactly what it means.
Tom'un ne demek istediğini tam olarak biliyorum.I know exactly what Tom means.
Dün burada ne olduğunu tam olarak bilmem gerekiyor.I need to know exactly what happened here yesterday.
Tom'a ne olduğunu tam olarak bilmem gerekiyor.I need to know exactly what happened to Tom.
Tam olarak ihtiyacım olan bu.That's exactly what I need.
Tom'un tam olarak ihtiyacı olan bu.That's exactly what Tom needs.
Tam olarak ihtiyacımız olan bu.That's exactly what we need.
Polis nerede olduğumuzu tam olarak biliyor gibi görünüyor.The police seem to know exactly where we are.
Tom onun kaça mal olacağını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how much it'll cost.
Tom yaklaşık olarak benim yaşımda.Tom is about my age.
Tom tam olarak Mary ile aynı boyda.Tom is exactly the same height as Mary.
Tom tam olarak 9'dan 5'e kadar çalışmaz.Tom is not exactly the 9-to-5 type.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini tam olarak biliyordu.Tom knew exactly how Mary felt.
Tom ne yaptığını tam olarak biliyordu.Tom knew exactly what he was doing.
Tom ne söyleyeceğini tam olarak biliyordu.Tom knew exactly what to say.
Tom ne kadara mal olacağını tam olarak bilir.Tom knows exactly how much it'll cost.
Tom onun ne olduğunu tam olarak bilir.Tom knows exactly what it is.
Tom Mary'nin ne demek istediğini tam olarak bilir.Tom knows exactly what Mary means.
Tom onun nerede olduğunu tam olarak bilir.Tom knows exactly where it is.
Tom ne yaptığını tam olarak biliyor gibi görünüyorduTom seemed to know exactly what he was doing.
Tom yaptığını tam olarak biliyor gibi görünüyor.Tom seems to know exactly what he's doing.
Tom tam olarak benim en sevdiğim kişi değil.Tom's not exactly my favorite person.
Tam olarak emin değiliz.We're not exactly sure.
Tam olarak ne aldın?What did you get exactly?
Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.You have exactly thirteen minutes to finish this.
Sanık yargıç ile romantik olarak bağlıydı.The defendant was romantically linked with the judge.
Bu film tam olarak kitabın konusunu izliyor.This movie follows the book's plot exactly.
Biz bir olarak hareket ederiz.We move as one.
Bir kadın olarak aşağılayıcı bulduğum şarkılar var.There are songs that I find degrading as a woman.
Misafir olarak çok ünlü bir yahudimiz var.We have a very famous jew as a guest.
Norveççe, İsveççe ve Danimarkaca karşılıklı olarak yüksek derecede anlaşılabilirdir.Norwegian, Swedish and Danish are mutually intelligible to a high degree.
Anahtarlarımı nereye bıraktığımı tam olarak biliyorum.I know exactly where I left my keys.
Benden "sen" olarak söz etmenize izin vermiyorum.I don't allow you to refer to me as "you".
İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.In the first place, I would like to announce several new regulations.
Üçüncü olarak, her takım lideri lütfen ilerlemenizi bildirsin.Thirdly, each team leader please report your progress.
Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?Lastly, is there anything else to share with the group ?

İlgili Sayfalar