olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gizem bir sır olarak kalacak.The secret will remain a secret.
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained in detail how to do it.
Biz ilk olarak çocukları besleyeceğiz.We'll feed the kids first.
Tom'u sima olarak tanıyor musun?Do you know Tom by sight?
Doğum günü hediyesi olarak bana bir albüm verdi.He gave me an album as a birthday present.
Nerede doğduğunu tam olarak bilmiyorsun.You do not know exactly where you were born.
Senin içeri girmene izin vermemden önce ilk olarak bana kimliğini göster.Show me your ID first before I let you in.
Ona, duymak istediklerini tam olarak söyledim.I told him exactly what he wanted to hear.
Burada o, talihsizliğini ayrıntılı olarak anlatmaya başladı.Here he began to recount his misfortune in detail.
GloFish genetik olarak değiştirilmiş akvaryum balığıdır.GloFish are genetically modified aquarium fish.
Bu tren tam olarak saat dokuzda kalkar.This train departs at nine o'clock sharp.
Ben onu çok seviyorum ama bir kız arkadaşı olarak değil.I like her a lot, but not as a girlfriend.
Denize çıplak olarak daldı.He dived naked into the sea.
Hükümet son olarak kendi ordusunu güçlendirmelidir.The government should strengthen their army once and for all!
İncil çevirmenleri kafir olarak düşünüldü.The translators of the Bible were considered blasphemous.
Bazı şeylerin söylenmemiş olarak bırakılması daha iyidir.Certain things are better left unsaid.
Adam casus olarak hapse atıldı.The man was jailed as spy.
Çelik sivil inşaatta yaygın olarak kullanılan bir malzeme.Steel is a widely-used material in civil construction.
Hala birçok insan Zamboanga'yı Çiçekler Kenti olarak düşünür.Still, many people consider Zamboanga as the City of Flowers.
Benzoik asit, gıda koruyucusu olarak güvenli midir?Is benzoic acid safe as a food preservative?
Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?Teacher, what shall I do to inherit eternal life?
Tofu, et için bir yedek olarak kullanılabilir.Tofu can be used as a substitute for meat.
Matematiksel olarak her şey iyi. Ama benim için tamamen muhtemel görünmüyor.Mathematically, everything's good. But it seems completely improbable to me.
Tam olarak nerede oturuyorsun?Where do you live, exactly?
Ben tam olarak 150 santimetre boyunda değilim.I'm not quite 150 centimeters tall.
Japonya'da penguenleri evcil hayvanlar olarak tutan insanlar olduğunu duyuyorum.I hear that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Tam olarak saat 10.00.It's exactly 10:00.
Onu bir yabancı olarak görüyorum.I see him as a stranger.
O kutu siyah çaydanlık olarak bilinir.The pot calls the kettle black!
Ben istekli olarak elimden geleni yaptım.I willingly have done whate'er I could.
O sadece ad olarak başkandır.He is president in name only.
Onu karım olarak seçtim.I've chosen her to be my wife.
Bu sorunu kesin olarak çözme zamanı.It's time to resolve this question once and for all.
Tom aile şirketini miras olarak aldı.Tom inherited the family business.
Evimiz tarihi bir yapıdır ve koruma altındaki bir eser olarak listelenmiştir.Our house is a historic building and is listed as a protected monument.
Ben filmleri orijinal olarak izlemeyi tercih ederim.I prefer to watch films in the original.
Biz özel olarak görüşebilir miyiz?Could we meet privately?
Bu kıyafetler yöresel olarak yapılırlar.These clothes are made locally.
O seyrek olarak kiliseye gider.He rarely goes to church.
Orada haftada bir defa düzenli olarak buluşuruz.We regularly meet there once a week.
Hem görünüm hem de kişilik olarak, Tom tam olarak babasına benziyor.In both appearance and personality, Tom is exactly like his father.
Benimle özel olarak konuşmak istedi.He asked to speak to me privately.
Tom'u bir siyasetçi olarak kafamda canlandıramıyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Tom'u bir politikacı olarak hayal edemiyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Tom benimle özel olarak konuşmak istedi.Tom asked to speak to me privately.
Tom tam olarak ne istediğini biliyor.Tom knows exactly what he wants.
Şimdi saat tam olarak üç.It is exactly three o'clock now.
Tom yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom left his bed unmade.
İstatiksel olarak mümkün değil ama imkansız değil.That's statistically unlikely, but not impossible.
Demir en yaygın olarak kullanılan metaldir.Iron is the most widely used metal.
İlk olarak Tom'un gitmesi gerekmiyor mu?Shouldn't Tom go first?
Tom ayrıntılı olarak konuyu açıkladı.Tom explained the matter in detail.
İncil'in çevirmenleri sapkınlar olarak kabul edildi.The translators of the New Testament were considered heretics.
Yeni Antlaşma'nın çevirmenleri sapkınlar olarak kabul edildi.The translators of the New Testament were considered heretics.
Gramer olarak doğru ama anadil olarak konuşanlar böyle bir şey söylemezler.Grammatically, it's correct, but native speakers wouldn't say something like that.
Kızım, bir çocuk olarak, sıklıkla astım atakları geçirdi.My daughter, as a child, often suffered from asthma attacks.
Kız kardeşim evlenmeden önce bir sekreter olarak çalıştı.My sister worked as a secretary before she got married.
O sadece bir el havlusuyla örtülü olarak duştan geldi.She, covered only with a handtowel, came from the shower.
Birçok bilim adamı garip olarak düşünülür.Many scholars are considered strange.
Harry yerel bir süpermarkette yarı zamanlı olarak çalışıyor.Harry works part-time at the local supermarket.

İlgili Sayfalar