olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Paranı madeni para olarak istiyor musun?Do you want your money in coins?
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Bana dolar olarak karşılığını ver.Give me the equivalent in dollars.
O çok doğal olarak davranır.He behaves very naturally.
O, fikrini günlük olarak değiştirdi.He changed his mind daily.
Bunu sana sır olarak söylüyorum.I'm telling you this confidentially.
Ciddi olarak konuşalım.Let's talk seriously.
Genel olarak, plan bana göre iyi görünüyor.On whole, the plan seems good to me.
Bu tam olarak düşündüğüm şey.That's exactly what I used to think.
İngilizce olarak ne söyleyebilirsin?What can you say in English?
Bir ana yemek olarak ne istersiniz?What do you want for an entrée?
Onu hediye olarak vermeyin.Don't give it away.
Tom yasal olarak öldü.Tom is legally dead.
Tom normal olarak yürüyor.Tom is walking normally.
Tam olarak bilmiyoruz.We don't know exactly.
Bunu tam olarak anlamadım.I didn't quite catch that.
Ben onu kişisel olarak almadım.I didn't take it personally.
Tam olarak nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know exactly where.
Ben onu normal olarak yapmam.I don't normally do that.
Bunu normal olarak yapmam.I don't normally do this.
Henüz tam olarak bilmiyorum.I don't quite know yet.
Tom bir çizgi film karakteri olarak çalıştı.Tom worked as a cartoonist.
Tom onu kişisel olarak almadı.Tom didn't take it personally.
Geçici olarak kördüm.I was momentarily blinded.
Tom'la direkt olarak konuşmadım.I didn't speak with Tom directly.
Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.I always wanted to be a professional singer.
Bu teknik olarak yasa dışı.It's technically illegal.
Sanırım onun ne zaman olacağını tam olarak bilmek imkansızdır.I assume it's impossible to know exactly when that'll happen.
Ben senin bana nakit olarak ödeyeceğini farzederim.I assume you'll be paying me in cash.
Seni temin ederim ki onlar tam olarak aynı.I assure you they're exactly the same.
Dresden, Elbe'deki Floransa olarak bilinirdi.Dresden was known as Florence on the Elbe.
Ne olduğunu sana tam olarak anlatabilirim.I can tell you exactly what happened.
Buna tam olarak inanamıyorum.I can't quite believe that.
Kesin olarak söyleyemem.I can't tell for sure.
Ben onu benim vazifem olarak hesaba katarım.I consider it my duty.
Konuyu kapanmış olarak kabul ediyorum.I consider the matter closed.
Tom'u bir arkadaş olarak düşünüyorum.I consider Tom to be a friend.
Bunu bir ölüm kalım meselesi olarak göz önünde bulundurdum.I considered it a life or death matter.
Ben tam olarak yapmamı söylediğin şeyi yaptım.I did exactly what you told me to do.
Kendimi iyi bir golf oyuncusu olarak görmüyorum.I don't consider myself to be a good golfer.
Kendimi yakışıklı olarak görmüyorum.I don't consider myself to be good-looking.
Bunun niçin ya da nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly how or why that happened.
O bir genç olarak anoreksiyadan muzdaripti.She suffered from anorexia as a teenager.
Japon tatlıları, Batı tatlılarından kalorili olarak daha düşüktür.Japanese sweets are lower in calories than Western sweets.
Tam olarak ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't quite know what to say.
Onu bir sorun olarak görmüyorum.I don't see that as a problem.
Tam olarak aynı şekilde hissettim.I felt exactly the same way.
Sınıf birincisi olarak mezuniyet konuşmasını yapan öğrenci oldu.She was the valedictorian of her class.
Yapacağımı söylediğim her şeyi yapmaya tam olarak niyetim var.I fully intend to do everything I said I would do.
Dün geçici olarak işten çıkarıldım.I got laid off yesterday.
Tom'la özel olarak konuşabilmek için arkada kalmak zorundaydım.I had to stay behind so I could talk to Tom privately.
Onlardan yaklaşık olarak yirmi tane var.There are about twenty of them.
"Burjuva" terimi hem orta hem de üst sınıflara bir hakaret olarak kullanılabilir.The term "bourgeois" can be used as an insult by both the lower and the upper classes.
O, olağandışı olarak tutkun olmayan bir kişi olarak tanımlandı.He was described as an unusually passionless person.
Tom'u en yakın arkadaşlarımdan biri olarak addediyorum.I consider Tom one of my closest friends.
Ben onun tamamına sıralanmış olarak sahibim.I've got it all sorted.
Öncelikli olarak yapacak bir şeyim var.I have something to do first.
Onu bir sır olarak saklamalıyım.I have to keep it a secret.
Onu bir sır olarak saklamam gerekiyor.I have to keep it a secret.
Onu bir sır olarak saklamak zorundayım.I have to keep it a secret.

İlgili Sayfalar