olarak ile cümle
olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun hakkında tam olarak mutlu değilim.I'm not exactly happy about it.
Tom yerleşimden tam olarak mutlu değildi.Tom wasn't completely happy with the settlement.
Her şey çok dikkatli olarak ele alınmalıdır.Everything must be handled very carefully.
Dikkatlice dinle ve tam olarak sana söylediğimi yap.Listen carefully and do exactly what I tell you.
Alışveriş merkezinde Noel baba olarak çalıştığım yarı zamanlı bir işim var.I have a part-time job working as a Santa at the mall.
Mary bir hemşire olarak yarım gün çalışır.Mary works part-time as a nurse.
Bir öğretmen olarak çalışmaya devam edebilmeyi istiyor muyum?Do I want to be able to continue working as a teacher?
Tom bizim lisenin futbol takımında quarterback olarak oynuyor.Tom plays quarterback on our high school's football team.
Bu tam olarak sağlıklı değil.This is not exactly healthy.
Tom onu doğru olarak nasıl yapacağını asla öğrenmedi.Tom never did learn how to do that correctly.
Hiç kimse tam olarak ne söyleyeceğini bilmiyordu.No one knew quite what to say.
Sos yapmak tam olarak bir dakika sürer.It takes literally a minute to make the sauce.
Bir iyilik olarak bana arabanı ödünç verebilir misin?Can you lend me your car, as a favor?
Sonuç olarak dünya 21 Aralıkta sona ermedi gibi görünüyor.It looks like the world didn't end on December 21st after all.
Bu konuyu gelecek toplantıda daha ayrıntılı olarak görüşmeliyiz.We should discuss this topic in more detail at the next meeting.
İlk olarak kim?Who's first?
Uluslararası olarak yaklaşık 900 milyon insanın yeterli yiyeceği yok.Internationally, almost 900 million people don't have enough to eat.
Mona onların sorularını doğaçlama olarak yanıtladı.Mona answered their questions off the cuff.
Bir öğretmen olarak öğrencilerin güvenini kazanmaya çalışmalısınız, bu, savaşın yarısıdır.As a teacher you should try to win the pupils' confidence, that is half the battle.
Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.Culture shock is often described as an emotional rollercoaster.
O, uçuşu ayrıntılı olarak anlattı.He described the flight in detail.
Bir erkek çocuğu olarak her yaz deniz kenarına giderdi.As a boy, he would go to the seaside every summer.
Çevresel olarak zarar verici projeler sistematik olarak terk edilmelidir.Environmentally damaging projects should be abandoned systematically.
İçgüdüsel olarak ne yaptığını bilme yeteneğine güveniyorum.I trust your ability to know what to do instinctively.
Bu sözcük tam olarak ne anlama geliyor?What does this word exactly mean?
Ben Tom'u bir arkadaş olarak göz önünde bulundurdum.I consider Tom a friend.
Yıllardan beri bir diplomat olarak çalışıyor.He's been working as a diplomat since many years.
Amcam beni bir çevirmen olarak hareket ettirdi.My uncle had me act as a translator.
Balinalar şekil olarak balıklara benzerler.Whales are similar to fish in shape.
Bir uşak özel bir evde bir hizmetçi olarak çalışan adamdır.A manservant is a man who works as a servant in a private house.
Genel olarak arkadaşlarım bana Freddy derler.In general my friends call me Freddy.
O sinirli olarak güldü.He laughed nervously.
Bir takım olarak birlikte gelmek zorundayız.We have to come together as a team.
Seninle özel olarak konuşabilir miyim?Can I have a word with you in private?
Sizinle özel olarak konuşmak istiyorum.I would like a word with you.
Bir turist olarak buradayım.I'm here as a tourist.
Neden sen ve ben bu tartışmaya özel olarak devam etmiyoruz?Why don't you and I continue this discussion in private?
Kendini söz konusu şirketin sahibi olarak düşün.Think of yourself as the owner of the company mentioned.
O hâlâ bir öğretmen olarak çalışıyor mu?Is she still working as a teacher?
Mononükleoz da öpüşme hastalığı olarak bilinir.Mononucleosis is also known as the kissing disease.
O, patronunu bir baba olarak görür.She sees her boss as a father.
Kendini dünyanın merkezi olarak görüyor.He sees himself as the center of the world.
Tom ilk olarak ateş etti.Tom fired first.
Tom uygunsuz olarak güldü.Tom laughed obnoxiously.
Tom olumlu olarak başını salladı.Tom nodded affirmatively.
Tom uygun olarak tepki gösterdi.Tom reacted appropriately.
Tom içgüdüsel olarak tepki gösterdi.Tom reacted instinctively.
Tom ilk olarak gitti.Tom went first.
Tom düzenli olarak çalışır.Tom works methodically.
İlk olarak ben arayacağım.I'll call first.
Gayri resmi olarak buradayım.I'm here unofficially.
Ben fiziksel olarak bitkinim.I'm physically exhausted.
Sadece normal olarak nefes al.Just breathe normally.
Bu tam olarak doğru.That's exactly right.
Altı erkek, iş için gönüllü olarak öne çıktı.Six men came forward to volunteer for the work.
Buna ek olarak bir şeye ihtiyacın var mı?Do you need anything in addition?
Toplam olarak kaç tane var?How many are there in all?
Diğer endişelerime ek olarak, bu olmak zorunda.In addition to my other worries, this has to happen.
Sonuç olarak, haklısın.You are right, after all.
Sonuç olarak, bu makul.After all, it's reasonable.