olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Resmi olarak, o bir tercüman olarak bizim için çalışıyor.Officially, he works for us as an interpreter.
O tam olarak istediğin şey.That's exactly what he wanted.
İlk defa bu kelimeyi doğru olarak telaffuz ettim.This is the first time I've ever pronounced this word correctly.
Futbol maçı televizyonda canlı olarak yayınlandı.The football match was broadcasted live on television.
Seninle özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like a word with you in private.
Onu nereden buldun? Ormanda bir yerde. Kesin olarak söyleyemem.Where did you find it? Somewhere in the forest. I couldn't say precisely.
O son zamanlarda bir lezbiyen olarak ortaya çıktıShe recently came out as a lesbian.
Her sabah ilk iş olarak bu konu hakkında görüşelim.Let us touch base on this issue every morning at the beginning of the day.
Annem, babamın eski şortunu çaput olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
Annem, babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
Tam olarak ne için ödüyorum?What exactly am I paying for?
Bu bir sürpriz olarak geldi.It came as a surprise.
Hava ağırlıklı olarak nitrojen ve oksijenden oluşur.Air is mainly composed of nitrogen and oxygen.
Tatlı olarak ne var?What is for dessert?
O Venedikte bir gondolcu olarak çalışıyor.He works as a gondolier in Venice.
O bir jimnastik öğretmeni olarak çalışmaktadır.He works as a gym teacher.
Şu anda bir öğretmen olarak okulda çalışıyorum.I'm currently working at the school as a teacher.
Neden Berberice olarak söylemiyorsun?Why don't you say it in Berber?
Ona Türkçe olarak nasıl teşekkür edebiliriz?How to thank him in Turkish?
Almanya'da taksi şoförü olarak mı çalıştın?Did you work as a cab driver in Germany?
Avustralya'ya seyahatim resmi olarak rezerve edildi.My trip to Australia is officially booked.
Bazı cookie'ler kullanıcıların sabit disklerinde süresiz olarak kaydedilir.Some cookies are stored indefinitely on users' hard drives.
Temel olarak, aynı şeydir.Basically, it is the same thing.
Ben tam olarak aynı duyguya sahiptim.I had the exact same feeling.
Genel olarak o güvenilir bir kişidir.In general, she is a trustworthy person.
Amerikan filmlerinde, siyah adam her zaman ilk olarak ölür.In American movies, the black guy always dies first.
Almanca olarak bir şarkı yazıyorum.I'm writing a song in German.
Bu serseriyi Twitter'a bir arkadaş olarak eklemek istemedim.I didn't want to add this hoodlum as a friend on Twitter.
Ben Mary'yi kulübün bir üyesi olarak eklemeyi kabul ettim.I accepted to add Mary as a member of the club.
O fiziksel olarak mükemmel durumda.She is in excellent physical condition.
Tam olarak bir saat sürdü.It took exactly an hour.
Bu tam olarak beklediğim gibi.It's exactly as I expected.
Kendini tehlikeli bir adam olarak görüyor musun?Do you consider yourself as a dangerous guy?
Bu onun kaptan olarak ilk yolculuğuydu.This was his first voyage as captain.
Genel olarak, özel güçler çok özel ve tehlikeli görevlerde kullanılırlar.Generally, special forces are used in very specific and dangerous missions.
O, Norveç'te kamyon sürücüsü olarak çalıştı.He worked as a truck driver in Norway.
O bir İngilizce öğretmeni olarak çalışmak için Meksika'ya gitti.He went to Mexico to work as a teacher of English.
Kaptan olarak ilk yolculuğuydu.It was his first trip as a captain.
O, temelde serbest olarak çalıştı.He worked mainly as a freelancer.
Kuşlar uçmayı içgüdüsel olarak öğrenirler.Birds learn to fly instinctively.
O yaklaşık olarak senin yaşında.She is about your age.
Yaklaşık olarak senin yaşındayız.We are about your age.
Bunu sır olarak saklayın lütfen.Please keep it a secret.
Yaya olarak dolaştı.I traveled on foot.
Tom tam olarak nasıl öldürüldü?How exactly was Tom killed?
Bu metinler Aramice değil İbranice olarak yazılmıştır.These texts were written in Hebrew, not in Aramaic.
Tam olarak neyi anlamıyorsun?What exactly don't you get?
Tom ve Mary ender olarak birlikte yerler.Tom and Mary seldom eat together.
Tom sık sık diğer insanların tuhaf olarak düşündüğü şeyleri yer.Tom often eats things that other people consider strange.
Sen cinsel olarak bastırılmışsın.You're sexually repressed.
O cinsel olarak bastırılmış.He's sexually repressed.
Onu bir sır olarak saklayabiliriz.We could keep it a secret.
Bunu bir sır olarak saklayabilirim.I could keep it a secret.
Bunu bir sır olarak tutmanı istiyorum.I'd like you to keep this a secret.
Sır olarak kalsın, tamam mı?Let's keep this a secret, OK?
Bunu kişisel olarak almayın.Don't make this personal.
Solucan gübresi sürekli olarak toprağı zenginleştirir.Worm castings continually enrich the soil.
Tom ciddi olarak dövüldü.Tom was severely beaten.
Tom partide bir korsan gibi giyinmiş olarak ortaya çıktı.Tom showed up at the party dressed like a pirate.
Tom ciddi olarak dövülmüştü.Tom had been severely beaten.

İlgili Sayfalar