olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ne hakkında konuştuğunu tam olarak biliyorum.I know exactly what you're talking about.
Tom tam olarak nasıl öldü?How exactly did Tom die?
Ofisin tam olarak nerede?Where exactly is your office?
Tom tam olarak nerede yaşıyor?Where exactly does Tom live?
Tam olarak nerede yaşıyorsun?Where exactly do you live?
Tam olarak nereye gittin?Where exactly did you go?
Onu tam olarak nerede buldun?Where exactly did you find that?
Tam olarak nereden geldin?Where exactly did you come from?
Tam olarak ne oldu?What happened exactly?
O tam olarak nedir?What exactly is that?
Tam olarak ne dedin?What exactly did you say?
Tam olarak ne yaptın?What did you do exactly?
Açıklığa kavuşturmak için, tam olarak ne yapmamı istiyorsun?Just to be clear, what exactly do you want me to do?
Artık mutlu bir adam olarak ölebilirim.I can now die a happy man.
Bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what it means.
Tom'un davetsiz olarak partiye gittiğini duydum.I heard that Tom crashed the party.
Gerçekten seninle özel olarak konuşmaya ihtiyacım var.I really need to talk to you privately.
Tüm günü gönüllü olarak çalışarak geçirdim.I spent the whole day working as a volunteer.
Birbirimizden ayrı olarak biraz zaman geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should spend some time apart from each other.
Sabahleyin genellikle ilk olarak duş alırım.I usually take a shower first thing in the morning.
Hobi olarak dil öğreniyorum.I learn languages as a hobby.
İlk olarak ben gideceğim.I'll go first.
Londra'yı yeni evi olarak düşündü.She thought of London as her new home.
Sanırım bu tam olarak Tom'un yapmanı beklediği şeydir.I think that's exactly what Tom is expecting you do.
Tom'u süresiz olarak koruyamıyoruz.We can't protect Tom indefinitely.
Bizim işleri farklı olarak yapmamız gerekiyor.We need to do things differently.
Bana verdiğin gömlek mükemmel olarak uydu.The shirt you gave me fit perfectly.
Kişisel olarak bunu yapıyor olmamız gerektiğini sanmıyorum.Personally, I don't think we should be doing this.
Aklında tam olarak ne vardı?What exactly did you have in mind?
Aklında tam olarak ne var?What exactly do you have in mind?
Onu gönüllü olarak yaptım.I did it willingly.
O bir masaj terapisti olarak çalışır.She works as a massage therapist.
Tom bir silah olarak kullanmak için bir levye aldı.Tom grabbed a crowbar to use as a weapon.
Genel olarak Japonya'nın ılıman bir iklimi vardır.In general, Japan has a mild climate.
Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom in private.
Ben hatalar yapmayı öğrenme sürecinin önemli bir parçası olarak görüyorum.I consider making mistakes an important part of the learning process.
Tom'u tanık olarak çağıramayız.We can't call Tom as a witness.
Öğretmen olarak iş bulamıyorum.I can't get work as a teacher.
O kadar büyük bir şeyi sır olarak tutamazsın.You can't keep something that big a secret.
Bunu bir sır olarak tutamazsın.You can't keep this a secret.
İlk olarak Tom'a danışmadan o kararı veremem.I can't make that decision without consulting Tom first.
Karşılık olarak sana bir şey öneremiyorum.I can't offer you anything in return.
Sorunun ne olduğunu tam olarak söyleyemem.I can't say exactly what the problem is.
Bunu ciddi olarak düşünüyor olamazsın.You can't seriously be considering this.
Şimdi benden eve gitmemi ciddi olarak bekleyemezsin.You can't seriously expect me to go home now.
Bir arkadaş olarak Tom'u kaybetme düşüncesine katlanamam.I can't stand the thought of losing Tom as a friend.
Gizemli bir şekilde öldürülmüş olarak bulundu.She was found mysteriously murdered.
Ben sadece yasal olarak benim olanı istiyorum.I only want what is rightfully mine.
Saksafonumu bir hediye olarak Tom'a vermeyi düşündüm.I thought about giving my saxophone to Tom as a gift.
Kesin olarak bugün yeni elbiseni giyeceğini düşündüm.I thought for sure you'd be wearing your new dress today.
Tom ve Mary'nin beni bir rehine olarak kullanacaklarını düşündüm.I thought Tom and Mary were going to use me as a hostage.
Tom bir gemide bir kaçak yolcu olarak Amerika'ya geldi.Tom came to America as a stowaway on a ship.
O mutlu bir adam olarak öldü.He died a happy man.
Mutlu bir kadın olarak öldü.She died a happy woman.
Arkadaş olarak buradayım.I'm here as a friend.
Ben seni bir arkadaş olarak istediğimi sanmıyorum.I don't think I'd like you as a friend.
Her zaman seni bir yakın arkadaş olarak düşündüm.I've always considered you a close friend.
Beni yakın bir arkadaş olarak düşündüğünü biliyorum.I know you considered me a close friend.
Ben seni bir arkadaş olarak düşünüyorum.I think of you as a friend.
Senden bir arkadaş olarak rica ediyorum.I'm asking you as a friend.

İlgili Sayfalar