olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İlke olarak yanındayım.In principle, I'm with you.
Bay Smith her sabah yürümeyi bir kural olarak benimsiyor.Mr. Smith makes it a rule to take a walk every morning.
Tom sürekli olarak bir şeylerden şikayetçiymiş gibi görünüyor.Tom always seems to be complaining about something.
Tom bir yazılım mühendisi olarak çalışıyor.Tom is working as a software engineer.
Evim depreme dayanıklı olarak dizayn edilmiştir.My house is designed to withstand an earthquake.
Ben bunu büyük bir sorun olarak görmüyorum.I don't see this as a major issue.
Bana günlük olarak hangi ilacı aldığını söyler misin?Can you tell me which medication are you taking daily?
Tom, ABD'de yasadışı olarak çalışıyor.Tom works illegally in the U.S.
Bunu bir şaka olarak söyledim.I said it as a joke.
O, onun düzenli olarak okula devam etmesini talep etti.She demanded that he attend school regularly.
Tam olarak ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know exactly what time she's coming.
Ben parasetamolu etkisiz bir ilaç olarak görüyorum.I consider paracetamol to be an ineffective medicine.
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.Human as a biological being belongs to the animal world.
Tiyatro yaklaşık olarak bu zamanda açık olurdu.The theater used to open up about this time.
Çevirileri İngilizce olarak da yazıyorum.I'm also writing the translations in English.
Mali konularla ilgili olarak, Bay Jones şirketteki başka birinden daha çok bilir.With respect to financial matters, Mr. Jones knows more than anyone else in the company.
O, sosyal olarak garip olmalı.That must have been socially awkward.
Tam olarak bu yüzden geldim.That's exactly why I came!
Milliyetlerinden bağımsız olarak herkes çok hoş karşılanıyor.Everyone is very welcome, independent of their nationality.
Onlar savaşta ölenleri askeri geleneğe uygun olarak gömdüler.They buried those who had died in battle according to military tradition.
Britanya'da üzümlü ve elmalı tart geleneksel olarak Noel zamanında yenir.In Britain, mince pies are traditionally eaten at Christmas time.
Ürünü nakit olarak ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay for the product in cash.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
İntiharı tek çıkış yolu olarak gördü.He saw suicide as the only way out.
Tom yasal olarak kör.Tom is legally blind.
Sosyalist parti onu başkan adayı olarak yetiştirdi.The Socialist Party groomed him as a presidential candidate.
Temel Japon diyeti ağırlıklı olarak pirinç ve balıktan oluşur.The basic Japanese diet consists mainly of rice and fish.
Ben onun başı vurulmuş vücudunu bir kalkan olarak kullandım.I used his beheaded body as a shield.
Bu bir hobi olarak başladı.It started as a hobby.
Bir üniversite diplomasına sahip olsa da, Tom hademe olarak çalışır.Even though he has a college degree, Tom works as a janitor.
Öğretmen olarak çalışıyorum.I work as a teacher.
Henüz tam olarak hazır değil.It's not quite ready yet.
Sizinle özel olarak konuşabilir miyim?May I speak to you in private?
İlk olarak gidebilir miyim?May I go first?
Mary model olarak çalışıyor.Mary is working as a model.
Yaya olarak gittim.I went on foot.
Tam olarak benim gitmek istediğim yere gidiyorsun.You're heading exactly where I wanted to go.
Mustafa Kemal, birçok kişi tarafından Türk milletinin atası olarak bilinir.Mustafa Kemal is known by many as the father of the Turkish nation.
Bir arkadaş hediye olarak meyve gönderdi.A friend sent the fruit as a gift.
O yıllar boyunca diplomat olarak çalıştı.He worked as a diplomat for many years.
Bir danışman olarak çalışıyorum.I work as a consultant.
Oturmuş olarak kalın lütfen.Remain seated, please.
O polis tarafından baş şüpheli olarak kabul edilir.He is considered the prime suspect by the police.
O soru doğal olarak tartışmayı davet etti.That question naturally invited discussion.
O sorun doğal olarak tartışmayı davet etti.That problem naturally invited discussion.
O soru doğal olarak tartışmaya davet etti.That question naturally invited debate.
Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım.I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.
Ekip olarak, biz hayal kırıklığına uğradık. Bizim oyunu kazanmış olmamız gerekirdi.As a team, we are disappointed. We should have won the game.
O, hayalet yazar olarak çalışıyor.He works as a ghost writer.
8000 metreden yukarıdaki bölge, ölüm bölgesi olarak bilinir.The zone above 8000m is known as the death zone.
Everest Dağı, Qomolangma olarak da bilinir.Mount Everest is also known as Qomolangma.
Sana söylediğimi tam olarak yapmalısın.You must do exactly what I tell you.
Hannibal'in Alpleri tam olarak nereden geçtiğini biliyor musun?Do you know where exactly Hannibal crossed the Alps?
Anibal'in Alpleri tam olarak nerede geçtiğini biliyor musun?Do you know exactly where Hannibal crossed the Alps?
Yalnız George olarak bilinen Galapagos Adalarının dev kaplumbağası öldü.The Galapagos Islands giant tortoise known as Lonesome George is dead.
Vahşi hayvanları evcil hayvanlar olarak tutmak yasal değil.It's not legal to keep wild animals as pets.
Bir satıcı olarak çalışıyorum.I work as a salesman.
Tezgâhtar olarak çalışıyorum.I work as a salesman.
Yarın yaklaşık olarak bu saatte Londra'da olacağız.About this time tomorrow, we will be in London.
Birçoğu yediyi şanslı sayı olarak düşünüyor.Many consider seven to be a lucky number.

İlgili Sayfalar