Ana içeriğe geç
Sözlük

olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Köleler mal olarak kabul edildi.Slaves were considered property.
Onun adı yaygın olarak biliniyordu.His name was becoming widely known.
William Penn bir Kuveykır olarak doğmadı.William Penn was not born a Quaker.
Santa Ana başkan olarak emekliye ayrıldı.Santa Ana stepped down as president.
Senatör Kerry bir özgürlükçü olarak kabul edildi.Senator Kerry was considered a liberal.
Değişiklik ilk olarak 1789'da önerildi.The amendment was first proposed in 1789.
Fiziksel olarak iki erkek çok farklıydı.Physically, the two men were very different.
Dwight Eisenhower, 1952'de başkan olarak seçildi.Dwight Eisenhower was elected president in 1952.
Babası Amerika Birleşik Devletleri senatörü olarak görev yapmıştı.His father had served as a United States senator.
O, kendini yeterince çekici olarak düşündü.He thought of himself as being charming enough.
O temelde onunla aynı görüşte olmayan birisini komünist olarak ilan eder.He basically declares anyone who doesn't agree with him a Communist.
Yugoslavya 20. yüzyılın sonlarında, ABD tarafından haydut devlet olarak kabul edildi.In the late 20th century, Yugoslavia was considered a rogue state by the United States.
Guatemala bir defasında muz cumhuriyeti olarak nitelendirilmişti.Guatemala was once qualified as a banana republic.
Orada tam olarak ne oldu?What exactly happened there?
O eksik olarak oluşan kalp kapağı ile doğdu.He was born with an incompletely formed heart valve.
Sınavda başarısız olarak hakettiğin cezayı gördün,sınava hiç çalışmadın.It serves you right that you failed your exam. You didn't study for it at all.
Onlar bu keçiyi Tanrı'ya bir kurban olarak öldürdüler.They killed this goat as a sacrifice to God.
Genel olarak konuşulursa, kızlar dil öğrenme konusunda erkeklerden daha iyidirler.Generally speaking, girls are better at learning languages than boys.
Esperanto konuşanlar hala ilke olarak en azından iki dillidirler.Esperanto speakers are in principle still at least bilingual.
Bana veda hediyesi olarak en sevdiği kitabı verip Osaka'ya taşındı.He gave me his favorite book as a farewell gift and moved to Osaka.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
Rastgele cümlelerde neden insanlar her zaman "Tom" olarak çağrılıyor?Why are people always called Tom in random sentences?
İçinden "HAYIR" dedi. Sesli olarak "EVET" dedi.He said "NO" to himself. He said "YES" aloud.
Eğlenceli faktörün bir sonucu olarak, Tatoeba rastgele gerçek bilgi bitleri içeriyor.As a consequence of its fun factor, Tatoeba contains random bits of factual information.
Tam olarak ne yapıyorsun?What exactly are you doing?
Tarihsel olarak, Basra körfezi İran'a aittir.Historically, the Persian Gulf belongs to Iran.
Samimi arkadaşlar olarak, sorunlarımızı tartışmalıyız.As close friends, we must share our troubles.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
Kesin olarak bilmiyorum.I don't know for sure.
O, ileriye doğru en iyi yol olarak görünüyordu.It seemed the best way forward.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Genel olarak, kurtlar insanlara saldırmazlar.In general, wolves do not attack people.
Ciddi olarak, ne hakkında konuşuyoruz?What are we talking about, seriously?
Kitap, İspanyolca olarak yazılmış.The book is written in Spanish.
Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.Even today, his theory remains practically irrefutable.
Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.The religious man remained kneeling for hours.
Dördüncü olarak, benim ilk üç noktam yoktur.Fourthly, my first three points do not exist.
Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
İngilizce olarak hangi kitapları okudun?What books have you read in English?
Thomas onu çok zeki olarak dikkate almadı.Thomas didn't consider him very intelligent.
Bir vejetaryen olarak, et yemez.As a vegetarian, she doesn't eat meat.
Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü "π"'dir.The number pi is approximately equal to 3.14 or 22/7. Its symbol is "π".
O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.She deliberately exposed him to danger.
O, ilk olarak ondan hoşlanmadı.She didn't like him at first.
O, kendini o olarak gizledi.She disguised herself as him.
O, onu bir çevirmen olarak işe aldı.She hired him as an interpreter.
Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.She sat next him with her eyes closed.
Anne, sürekli olarak soruna yol açtığım için üzgünüm.Mother, I'm sorry for causing you trouble all the time.
Son olarak, on iki puan Estonya'ya!And finally, twelve points to Estonia!
Tedavi başarılı olarak gidiyor.The treatment is going successfully.
Evrenin küçük bir ateş topu olarak başladığına inanıyor musun?Do you believe that the universe began as a small ball of fire?
İslam Çin'e ilk olarak 7nci yüzyılın ortalarında ulaştı.Islam first reached China about the middle of the 7th century.
Köpeğimi iyi kalite köpek maması olarak düşündüğüm mamayla besledim.I fed my dog what I thought was good quality dog food.
Bu hastalığı tedavi edecek daha etkili bir yönteme acil olarak ihtiyaç var.There is an urgent need for a more effective method of treating this disease.
Sanırım onu uygun olarak nasıl yapacağını sana göstermemin zamanıdır.I think it's time for me to show you how to do that properly.
Higgs bozonu, Tanrı parçacığı olarak adlandırıldı.The Higgs boson has been called the God particle.
O günlük olarak tıraş olur.He shaves daily.
İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.People look at things differently depending on whether they are rich or poor.
Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.I normally get off work at about 8 o'clock in the evening.
Odanı tam olarak temizledin mi? Burada hala toz var.Did you clean your room properly? There's still dust over here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod