Ana içeriğe geç
Sözlük

olarak ile cümle

olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun saçı doğal olarak kıvırcık.Her hair is naturally curly.
Onun babası bir kalp krizinin bir sonucu olarak bir yatalak oldu.Her father became an invalid as a result of a heart attack.
O yirmi olarak kabul edildi.She could pass for twenty.
O yirmili yaşlarda bir aerobik eğitmeni olarak çalıştı.She worked as an aerobics instructor in her twenties.
O, yaklaşık olarak seninle aynı boydadır.She's about the same height as you.
Sekreter olarak bir büroda çalışır.She works as a secretary in an office.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.She was sexually harassed in an elevator.
Bir evcil hayvan olarak o bir papağan besler.She keeps a parrot as a pet.
O sürekli olarak para kalmadığından şikayet ediyordu.She complained continually that there was no money left.
O, hüzünlü olarak gülümsedi.She smiled sadly.
Kulüp saymanı olarak çalışmaktadır.She serves as the club treasurer.
O, sürekli olarak ağlamayı sürdürdü.She kept crying all the time.
Sürekli olarak bana sorular sormaya devam etti.She kept on asking me questions the whole time.
O, onunla kişisel olarak ilgilendi.She gave it her personal attention.
Uluslararası Konferansta gönüllü bir çevirmen olarak çalışıyor.She is working as a volunteer interpreter at the international conference.
Olay yerini detaylı olarak tanımladı.She described the scene in detail.
O bir soprano olarak ünlüdür.She is famed as a soprano.
O, onu kasıtlı olarak yaptı.She did it on purpose.
O bir kural olarak yaklaşık altıda eve gelir.She comes home at about six as a rule.
O bir daktilocu olarak iş buldu.She found employment as a typist.
O bir tenis oyuncusu olarak hayatını bitiren bir kaza geçirdi.She had an accident that ended her life as a tennis player.
Bir daktilocu olarak part-time bir iş aldı.She got a part-time job as a typist.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
O genel olarak çok yemez.In general, she doesn't eat very much.
O, Fransız edebiyatını asıl branş olarak almaktadır.She majors in French literature.
O, gönüllü olarak çalışmaya karar verdi.She resolved to work as a volunteer.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
O bilinçsiz olarak hastaneye götürüldü.She was taken to hospital unconscious.
İngilizceye ek olarak, akıcı bir şekilde Fransızca biliyor.In addition to English, she speaks French fluently.
İngilizce olarak mektup yazabilir.She can write a letter in English.
O, günlüğünü İngilizce olarak tutar.She keeps her diary in English.
İlk görüntüsünü bir müzisyen olarak yaptı.She made her first appearance as a musician.
O bir şarkıcı olarak eğitildi.She was trained as a singer.
O, şarkıcı olarak çıkış yapıyor.She is booming as a singer.
Bir şarkıcı olarak başarısı onu ünlü yaptı.Her success as a singer made her famous.
O bir şarkıcı olarak ünlüdür.She is famous as a singer.
O bana annesinin bir kız öğrenci olarak resmini gösterdi.She showed me a picture of her mother as a schoolgirl.
O, bir hemşire olarak niteliklidir.She is qualified as a nurse.
Fırsattan tam olarak faydalandı.She took full advantage of the opportunity.
Başkan olarak atandı.She was named as chairman.
O, pencereyi kasıtlı olarak kırdı.She broke the window on purpose.
O yaygın olarak tanınmaktadır.She is widely known.
O bir ressam olarak uluslararası üne sahiptir.She has international renown as a painter.
Son olarak geldi.She came last.
O, son çare olarak ilaca güvendi.She relied on the medicine as a last resort.
O, son çare olarak dava açmayı düşünüyor.She is thinking of suing as a last resort.
O, bir yazar olarak hayatını kazanıyor.She earns a living as a writer.
Kendisini belediye başkanı olarak seçtirmeyi başardı.She succeeded in getting herself elected as mayor.
Yönetici asistanı olarak çalışıyor.She works as an assistant to the manager.
O tam olarak benimle aynı fikirde değildi.She didn't exactly agree with me.
O, bana Tom olarak hitap ederdi.She used to address me as Tom.
Bana ilk olarak kimin vardığını sordu.She asked me who had arrived first.
O benim sözlerimi bir şaka olarak kabul etti.She took my words as a joke.
Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.She seems to have taken my remark as an insult.
O, ana branş olarak çocuk psikolojisi eğitimi alıyor.She majors in child psychology.
O, şemsiyesine bir işareti olarak kırmızı bir kurdele koydu.She put a red ribbon on her umbrella as a mark.
Kendini zeki bir kişi olarak düşünüyor.She thinks of herself as an intelligent person.
O bir aktris olarak ünlüdür.She is famous as an actress.
Romanlara ve şiirlere ek olarak denemeler yazar.She writes essays in addition to novels and poetry.
O, patronunu bir baba olarak düşünür.She thinks of her boss as a father.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olarak ile cümle - Sayfa 16 - olarak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App