Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.He gets a reasonable salary as a bank clerk.
O tam olarak erkek kardeşine benziyor.He looks for all the world like his brother.
Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.He is not economically independent of his parents.
İyi bir sağlığa ek olarak, onun iyi bir beyni var.In addition to good health, he has a good brain.
Yabancı bir kadını annesi olarak kabul edemedi.He could not accept a strange woman as his mother.
O, modern antropolojinin babası olarak kabul edilir.He is hailed as the father of modern anthropology.
O, camı kasıtlı olarak kırdı.He deliberately broke the glass.
O, kayıp olarak addedildi.He was counted as lost.
O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.Now he is recognized as one of the most promising writers.
Bir dergi açtığında, genellikle ilk olarak burcunu okur.When he opens a magazine, he will usually read his horoscope first.
O, şemsiyesini bir silah olarak kullandı.He used his umbrella as a weapon.
O bir çocuk olarak narindi.He was delicate as a child.
Çocukları tarafından çevrili olarak orada oturdu.He sat there surrounded by his children.
Ona bir belediye başkanı olarak yemin ettirildi.He was sworn in as mayor.
O, belediye başkanı olarak görev yaptı.He served as mayor.
Bankaya müdür olarak girdi.He started at the bank in the post of manager.
O, sessizliğimi uygun bulma olarak yorumladı.He interpreted my silence as consent.
O benim rehberim olarak davrandı.He acted as my guide.
Rütbe olarak hemen üzerimdedir.He is immediately above me in rank.
Beni kasıtlı olarak bekletmesi olası.It is likely that he kept me waiting on purpose.
Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.He made mistakes on purpose to annoy me.
Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi.In addition to hiring me, he gave me a piece of advice.
O gerçekleri ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the facts at length.
O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı.He called himself an Edison of Japan.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.He saw himself as the savior of the world.
O kendisini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the savior of the world.
O, ne gördüğünü detaylı olarak açıkladı.He explained in detail what he had seen.
Planlarını ayrıntılı olarak açıkladı.He explained his plans in detail.
Bir iş adamı olarak iyi bir sicile sahip.He has a good record as a businessman.
Genç kızlarla çevrili olarak oturuyordu.He sat surrounded by young girls.
Başbakan olarak istifa etmek zorunda kaldı.He was forced to resign as prime minister.
Onlar onun ciddi olarak hasta olduğunu söylüyorlar.They say that he is seriously ill.
Romancı olarak ün kazandı.He won fame as a novelist.
O, onu ayrıntılı olarak açıkladı.He explained it in detail.
O hem zihinsel hem de bedensel olarak sağlıklıdır.He is sound in both mind and body.
Bir gazeteyi ters olarak okuyordu.He was reading a paper upside down.
O onu nezaketsiz olarak yaptı.He did it out of kindness.
O fakir doğdu ama bir milyoner olarak öldü.He was born poor, but died a millionaire.
O, ölümünden sonrasına kadar büyük bir yazar olarak tanınmadı.He wasn't recognized as a great writer until after his death.
O, öğrenciler tarafından çevrili olarak oturuyordu.He was sitting surrounded by the students.
Ona hem bir öğretmen hem de bir insan olarak saygı duyuluyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
O hem bir öğretmen olarak hem de bir insan olarak saygı görüyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
Bir depoda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.He is working as a security guard at a warehouse.
Bir pilot olarak yeteneğinden çok gurur duyuyor.He is very proud of his skill as a pilot.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
O birçok adaylar arasından başkan olarak seçildi.He was elected as chairman from among many candidates.
O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.He deliberately kept on provoking a confrontation.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.He was taken on by a large firm as a clerk.
Ben onu bir müzisyen olarak çok düşünmüyorum.I don't think much of him as a musician.
Devlet başkanı olarak göreve başladı.He was inaugurated as President.
O, başkan olarak istifa etti.He resigned as president.
O, onu sadece bir şaka olarak söyledi.He said it merely as a joke.
İzinsiz olarak odama girdi.He entered my room without permission.
İngiltere'ye büyük elçi olarak atandı.He was appointed ambassador to Britain.
O sadece Japonya'ya ABD Büyükelçisi olarak atandı.He has just been appointed the U.S. Ambassador to Japan.
Çağının en iyi yazarı olarak görülüyordu.He was regarded as the greatest writer of the day.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Bir muhabir olarak yurt dışına gönderildi.He was sent abroad as a correspondent.
Onların lideri olarak hayranlık duyuluyordu.He was looked up to as their leader.
Onların öğretmeni olarak ona saygı gösterildi.He was respected as their teacher.