olanaksız ile cümle

olanaksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekte bu, hemen hemen olanaksız bir girişimdi.Prakticky to však bolo iba ťažko predstaviteľné.
Artık yüzdürülmesi olanaksızdı.Sekire ni mogel več izdreti.
Hiç olanaksız bir olay için olasılık 0 olur ve kesinlikle olacak bir olayın olasılığı 1 olur.Verjetnost, da se zgodi nemogoč dogodek je enaka 0, verjetnost za gotov dogodek pa je 1.
Bilim kurgu ise olanaksız'ın mümkün kılınmasıdır."Šito mokslo objektas yra ugdymas“. .
Karikatürün gündelik olması bu ayrıntı düzeyinde çalışmayı olanaksız kılmaktaydı.Dramaturgo vaidmuo kasdieniniame gyvenime buvo parodyti tas neapčiuopiamas jėgas.
Bu nadirdir, ama olanaksız değildir.See on veider, kuid mitte võimatu.
Örneğin, bazı testler olanaksız ya da teknik olarak çok zor olabilir.Paljudel juhtudel on see võimatu või tehnoloogiliselt või majanduslikult ebaotstarbekas.
Bu durum halkın devlete katılımını olanaksız hale getirdi.Kõik see sundis aktiivsemalt tegutsema keskvalitsust.
Yaşlı bir Faun başı olarak bunun olanaksız olduğu görülmektedir.Nagu Edmund Burke õigesti rõhutas, võib see olla tähtis.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Det är inte möjligt att deklarera om prefixet% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Det er ikke muligt at gen- erklære præfisket% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Es ist nicht möglich, das Präfix %1 erneut zu deklarieren.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Het is niet mogelijk om prefix %1 opnieuw te declareren.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Il n'est pas possible de re-déclarer le préfixe %1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Não é possível declarar de novo o prefixo% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Nem lehet újradeklarálni ezt az előtagot:% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Není možno opět deklarovat prefix% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Nie je možné redeklarovať predponu% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Nie można ponownie zadeklarować przedrostka% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.No es posible volver a declarar el prefijo %1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Non è possibile ridichiarare il prefisso %1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Predpone% 1 ni moč znova deklarirati.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Δεν είναι δυνατή η επαναδήλωση του προθέματος% 1.
% 1 önekini yeniden tanımlamak olanaksız.Неможливо повторно оголосити префікс% 1.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.2010 gab es ein großes Erdbeben in Haiti.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.2010 Haiti, óriási földrengés volt, lehetetlen volt odarepülni, úgyhogy
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.2010 inträffade ett stort skalv i Haiti, men jag kunde inte flyga dit.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.2010년 아이티에 큰 지진이 있었지만 비행기로 가기는 불가능했어요.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.Anno 2010 ad Haiti, c'è stato un grosso terremoto, ma è impossibile sorvolare.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.En 2010, en Haïti, il y a eu cet autre gros séisme, mais c'était impossible de s'y rendre.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.In 2010 in Haïti: weer een grote aardbeving. Je kon er niet naartoe vliegen.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.V roku 2010 bolo na Haiti zemetrasenie, ale nedalo sa tam letieť.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.W 2010 r. doszło do trzęsienia ziemi na Haiti.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.В 2010 году на Гаити произошло большое землетрясение.
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.ב-2010 הייתה רעידת אדמה גדולה בהאיטי אבל אי אפשר היה לטוס לשם
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.سنة 2010 في هايتي أيضاً حدث زلزال كبير، ولكن من المستحيل أن نطير إلى هناك
2010 yılında Haiti'de, büyük bir deprem oldu; fakat oraya uçakla gitmek olanaksızdı.現地へ直接 飛べなかったので お隣の国の都市 サント・ドミンゴへ行き
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Das Aktualisieren der Adressbuchdaten ist nicht möglich:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Kan ikke opdatere adressebogens data:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Kon het adresboek niet lezen:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Nie można uaktualnić danych książki adresowej:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Ni moč osvežiti podatke v adresarju:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:No se pueden actualizar los datos de la libreta de direcciones:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Osoitekirjan tietoja ei voitu päivittää:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Αδύνατη η ενημέρωση των δεδομένων του βιβλίου διευθύνσεων:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Грешка при обновяване на данните на адресника:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Не вдається оновити дані адресної книги:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:Невозможно обновить адресную книгу:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:אין אפשרות לעדכן את המידע של פנקס הכתובות:
Adres defterine veri güncellemek olanaksız:عاجز إلى تحديث البيانات
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Ale dobrá kariéra je nemožná, takže toto fungovať nebude.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Ale dobre kariery nie istnieją, więc nic z tego.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Dar o carieră bună nu există, aşa că nu va funcţiona.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.De a jó karrier lehetetlenség, tehát ez nem fog működni.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Jos ei, saan silti hyvän uran." Mutta hyvä ura on mahdottomuus, joten se ei tule toimimaan.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Když ne, tak si vystačím s dobrou kariérou." Žádná dobrá kariéra ale neexistuje, tudy cesta nevede.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.하지만, 왠만한 경력이란건 불가능합니다. 그래서 그것도 안되지요.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Maar er zijn geen goede carrières, dus dat werkt niet.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Ma è impossibile fare una buona carriera, quindi non funzionerà.
Ama iyi bir kariyer olanaksız, dolayısıyla bu karar işlemeyecek.Mas uma carreira boa é uma impossibilidade, pelo que isso não vai funcionar.
İlgili Sayfalar