Ne oluyor burada ? Hayat bu kadar olanak dışı mı?"A vida é de facto tão improvável?"
Ne oluyor burada ? Hayat bu kadar olanak dışı mı?"Chiar este viața atât de improbabilă?"
Ne oluyor burada ? Hayat bu kadar olanak dışı mı?"¿Es tan improbable la vida?"
Ne oluyor burada ? Hayat bu kadar olanak dışı mı?"Is het leven zo onwaarschijnlijk?"
Ne oluyor burada ? Hayat bu kadar olanak dışı mı?"Животът толкова ли е невероятен?"
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.É muito improvável que você tem os mesmos exata - você sabe, o efeito borboleta.
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.Il est très improbable que vous avez exactement ces même - vous savez, l'effet papillon.
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.Jest bardzo mało prawdopodobne, że uzyskasz dokładnie taki sam, no wiesz, efekt motyla
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.Je veľmi nepravdepodobné, že máte presne rovnaké -- viete, Motýlí efekt.
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.Je velmi nepravděpodobné, že máte přesně stejné - víte... motýlí efekt.
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.Много малко е вероятно да имаме този същия-да го кажем, ефект на пеперудата.
O aynı kelebek etkisine sahip olmanız pek olanaklı değil.バタフライ効果を知ってますか。 蝶々が海に向かって小さな風を飛ばしたら、
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.A on vyvinul techniku, která nám v podstatě umožňuje pohled na kus DNA a podél ní milion skvrn.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.Dia mengembangkan sebuah teknik yang memungkinkan kita melihat contoh DNA dan jutaan noktah sepanjang DNA itu.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.관찰할 수 있게 해주는 기술을 고안해냈습니다.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.שאפשרה לנו לראות דוגמא של דנ"א ולבסוף מיליוני דוגמאות.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.والتي ستجعلنا نشاهد عينة DNA وفي النهاية، مليون بقعة في موازاتها.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.技法を開発しました 左は従来のチップで、右はニンブルジェン社が
O kadar ki, oyuncu birkaç tıkla daha önce olanaksız gördüğü bir şey yaratabiliyor.Kilkoma kliknięciami gracz może stworzyć coś, czego sobie nie wyobrażał.
O kadar ki, oyuncu birkaç tıkla daha önce olanaksız gördüğü bir şey yaratabiliyor.마우스 클릭 몇 번으로 이전에는 생각치 못 했던 걸 만들어 낼 수 있는 거죠.
O kadar ki, oyuncu birkaç tıkla daha önce olanaksız gördüğü bir şey yaratabiliyor.Mit nur wenigen Klicks können Spieler etwas erschaffen, von dem sie nicht dachten, dass es möglich ist.
O kadar ki, oyuncu birkaç tıkla daha önce olanaksız gördüğü bir şey yaratabiliyor.ובכך, בעזרת מספר קטן של קליקים, השחקן יכול ליצור משהו שהוא לא חשב שאפשרי לפני כן.
O kadar ki, oyuncu birkaç tıkla daha önce olanaksız gördüğü bir şey yaratabiliyor.مع بعض النقرات البسيطة يستطيع اللاعب أن يخلق شيئاً لم يتخيل أنه كان ممكناً من قبل.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.De har de bästa sätten för att återställa haven som vi känner till i dag.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Ei au cele mai bune mijloace pentru refacerea oceanelor despre care ştim până acum.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Heillä on aikakautemme paras osaaminen merien ennalleenpalauttamiseen.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Ils disposeront des meilleurs moyens connus à ce jour pour restaurer les océans.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Imajo najboljša sredstva za obnavljanje oceanov, kar jih poznamo.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Mają największą wiedzę w zakresie oczyszczania oceanów, jaką dziś można posiąść.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Mají nejlepší prostředky pro vyčištění oceánů, o kterých dnes víme.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Ők tudják a legjobban, hogy kell visszaállítani az óceánok természetes állapotát.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Ze hebben de beste manier om de oceanen te herstellen die we tot op heden kennen.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Έχουν τα καλύτερα μέσα που γνωρίζουμε ως τώρα, για να αποκαταστήσουν τους ωκεανούς.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Им известны наилучшие на сегодняшний день способы очистки океанов.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.Техните средства за възстановяване на океаните са най-добрите, които имаме до момента.
Okyanusların... ...bugün bildiğimizden daha iyi bir şekilde temizlenmesi için en iyi olanaklara sahipler.للحفاظ على المحيطات التي نعلم بها حتى يومنا هذا.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Avaliem uma oportunidade pela escassez de estudantes e investigadores disponíveis
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Beoordeel je kansen door te kijken hoe weinig andere studenten en onderzoekers er mee bezig zijn.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Bewerten Sie Chancen danach, wie wenig andere Studenten und Forscher daran arbeiten.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Đánh giá cơ hội bằng cách xem có bao nhiêu sinh viên và các nhà nghiên cứu khác đang tham ra
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Determinen la oportunidad por el reducido número de estudiantes e investigadores disponibles.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Evaluez les possibilités d'après le faible nombre d'étudiants et de chercheurs disponibles.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Judecaţi-vă şansele după cât de puţini alţi studenţi şi cercetători sunt disponibili.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.얼마나 적은 학생과 연구원이 있는가에 따라 기회를 판단하도록 하세요.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Menilai peluang dengan bagaimana peneliti dan siswa lain melakukannya.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Oceniaj możliwości pod kątem tego, jak niewielu studentów i badaczy jest pod ręką.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Soppesate le opportunità dal numero esiguo di studenti e di ricercatori esistenti.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Vegyük figyelembe, hogy kevés diák és kutató foglalkozzék azonos témával.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Обмислете какъв брой студенти и изследователи може да вземете.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.Судите о возможности по тому, сколько студентов или учёных занимаются тем же.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.תשפטו את ההזדמנויות שלכם לפי כמות החוקרים והסטודנטים הזמינים בתחום.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.أحكم على الفرصة بقلة عدد الطلاب و الباحثين الموجودين.
Olanakları, ne kadar öğrenci ve araştırmacı mevcut olduğuna bakarak değerlendirin.機会を探るには他の学生や研究者が 少なければ少ないほどいい 本質的に必要な広範な学習や 高水準な研究が行われている場所で見習いすることを
Olanakların yeterli olmaması nedeniyle binlerce insan diğer kasabalara kaçtı.A causa della mancanza di strutture, in migliaia hanno cercato rifugio in altre città.
Olanakların yeterli olmaması nedeniyle binlerce insan diğer kasabalara kaçtı.Du fait du manque d'installations, des milliers sont allés chercher refuge dans d'autres agglomérations.
Olanakların yeterli olmaması nedeniyle binlerce insan diğer kasabalara kaçtı.Por la falta de instalaciones, miles fueron a otras ciudades en busca de refugio.
olanaklar ölçüsünde hastanın dil ve kültürlerinin dikkate alınmasına,à la prise en compte de la langue et de la culture du patient dans la mesure du possible
olanaklar ölçüsünde hastanın dil ve kültürlerinin dikkate alınmasına,Que se tomen en consideración, en la medida de lo posible, el idioma y la cultura del paciente
olanaklar ölçüsünde hastanın dil ve kültürlerinin dikkate alınmasına,siihen, että potilaan kieli ja kulttuuri otetaan mahdollisuuksien mukaan huomioon
olanaklar ölçüsünde hastanın dil ve kültürlerinin dikkate alınmasına,till att patientens modersmål och kultur beaktas i den mån det är möjligt