Ana içeriğe geç
Sözlük

olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi popüler olan nedir?What is popular now?
Şimdi ihtiyacımız olan bir dinlenme.What we need now is a rest.
Öyle görünüyor ki bu defa meteliksiz olan adam benim.It seems that this time I'm the man behind the eight ball.
Sonunda kazanacak olan güç değil adalettir.It is justice, and not might, that wins in the end.
Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.We are making all efforts possible to deal with the nuclear crisis.
Dün Mary bana kapağı mavi olan bir kitap verdi.Yesterday Mary gave me a book the cover of which was blue.
Dün Robert'i görmeye gittim, hani babası pilot olan.Yesterday I went to see Robert, whose father is a pilot.
Başlangıcı olanın sonu da vardır.Whatever has a beginning also has an end.
Çocuklar için tasarlanmış olan bu kitap yetişkinler tarafından okunur.Intended for children, this is a book often read by adults.
Elimde olan şey fosil bir deniz kabuğu.What I have in my hand is a fossil seashell.
Bu bana tavsiye edilen gerçekten faydalı olan tek rehber.This is the only guidebook that was recommended to me that is really useful.
İhtiyacım olan şey para değil, senin tavsiyen.What I need is not money, but your advice.
En çok ihtiyacımız olan şey senin katılımın.What we need most is your attendance.
İhtiyacımız olan bilgi çeşidi her zaman mevcut değil.The sort of information we need is not always available.
Bildiğimiz kadarıyla, dünya okyanusları olan tek gezegendir.As far as we know, the earth is the only planet to have oceans.
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.We often eat foods which are harmful to our health without knowing it.
Biz ihtiyacı olan insanlara yardım etmeliyiz.We should help people in need.
Babası hayvan doktoru olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is an animal doctor.
Babası büyük bir geminin kaptanı olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is the captain of a big ship.
Benim pilot olan bir arkadaşım var.I have a friend who is a pilot.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.
Babası sihirbaz olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a magician.
Babası öğretmen olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a teacher.
Babası ünlü bir romancı olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous novelist.
Avukat olan bir kuzenim var.I have a cousin who is a lawyer.
Babası ünlü bir aktör olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous actor.
Köpeğime karşı olan sevgim çok derin.My love for my dog was very deep.
Benim yakın arkadaşım olan Bay Ichiro Fukuoka seninle tanışmayı çok ister.Mr Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would very much like to meet you.
Bildiğim kadarıyla, bu en iyi olanı.As far as I know, this is the best one.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
İçinde şeker olan yiyecekleri yememeliyim.I shouldn't eat food that has sugar in it.
İki yıllık yokluktan sonra memleketim olan köye geri döndüm.I returned to my native village after two years' absence.
Babası avukat olan bir kız tanıyorum.I know a girl whose father is a lawyer.
Kanadalı olan bir İngilizce öğretmeni tanıyorum.I know an English teacher who comes from Canada.
Golfe olan ilgimi kaybettim.I've lost interest in golf.
Raftaki kırmızı olanları seviyorum.I like the red ones on the shelf.
Çok ucuz olan kitabı satın aldım.I bought the book which was very cheap.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is as great a composer as ever lived.
Bütün gün boşum, sana uygun olan herhangi bir saatte gelip seni göreceğim.I am free all day, I'll come and see you at any time that suits you.
İngiliz arabalarını yabancı olanlara tercih ederim.I prefer English cars to foreign ones.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
Ben asla muhtaçı olan bir arkadaşıma sırtımı dönmem.I never turn my back on a friend in need.
Adı ve soyadı benimki ile aynı olan bir kadın tanıyorum.I know a woman whose first and last names are the same as mine.
Midemde ara sıra olan ağrılar var.I have occasional pains in the stomach.
İşime olan ilgimi kaybettim.I lost interest in my work.
Garajı olan bir ev kiraladım.I rented a house with a garage.
Onunla ilk tanıştığımız yer olan Kobe'ye gittim.I went to Kobe, where I first met her.
Ben beyaz gülleri kırmızı olanlardan daha çok severim.I like white roses better than red ones.
Çatısı kırmızı olan bir ev gördüm.I saw a house whose roof was red.
Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.I want brown shoes, not black ones.
Az önce çiftlikten gelmiş olan birkaç taze yumurtayı aldım.I bought some fresh eggs which had just come from the farm.
Ona olan bağlılığımı taahhüt ettim.I pledged my loyalty to him.
Ona tam olarak ihtiyacı olan şeyi verdim.I gave her just what she needed.
Onunla olan bir buluşmayı iptal ettim.I canceled an appointment with her.
Hüzünlü sonları olan hikayeleri severim.I like stories that have sad endings.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
İhtiyacımız olan her şeye sahibiz; para, zaman ve beyin.We have everything we need: money, time, and brains.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod