olan ile cümle
olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benim kütüphaneme olan en son katılımdır.This is the latest acquisition to my library.
Bu kapı bahçeye erişmeye olanak sağlar.This gate allows access to the garden.
Bu ağaç, bu ormandaki en uzun ve en yaşlı olanıdır.This tree is the tallest and oldest in this forest.
Basit İngilizceyle yazılmış olan bu kitabın okunulması kolaydır.Written in simple English, this book is easy to read.
Bir zamanlar best seller olan bu kitap artık baskı dışıdır.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bir zamanlar bir best seller olan bu kitabın artık baskısı kalmamış.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Öğrencilerim olan bu kızlar beni görmeye geldiler.These girls, who're my pupils, have come to see me.
Üçüncü cildi eksik olan bu sözlük bana üç yüz dolara mal oldu.This dictionary, of which the third volume is missing, cost me a hundred dollars.
Bu işi mümkün olan en kısa sürede bitirelim.Let's finish this work as soon as possible.
Bu ayakkabılardan benim boyutumda olanından sizde var mı?Do you have these shoes in my size?
Bu, onun, arkadaşlarına olan bağlılığını gösteriyor.This shows his loyalty to his friends.
Geçen ay içinde hepsi iyi durumda olan üç ev yıkıldı.In the past month, three houses, all in good condition, have been torn down.
Adı Tom Fisher olan çocuk budur.This is the boy whose name is Tom Fisher.
Sevimli olan her şeyi severim.I love whatever is cute.
Yakın zamana kadar, ihtiyacımız olan şeylerin çoğu elle yapıldı.Until quite recently, most of the things we needed were made by hand.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Paraya olan ihtiyacım seyahat planlarımın sonunu getirdi.Lack of money brought my travel plans to an end.
Neredeyse boğulmuş olan adam nefes almaya başladı.The man who nearly drowned began to breathe.
Amacım Emmet'in teorisinin biyolojiye olan etkisini araştırmak değildir.It is not my purpose to investigate the impact of Emmet's theory on biology.
Üniversitemiz mükemmel spor olanaklarına sahiptir.Our university has excellent sports facilities.
Amonyak çok güçlü bir kokusu olan renksiz bir sıvı veya gaz.Ammonia is a colorless liquid or gas with a very strong smell.
Bir toplumda doğru olan bir şey başka bir toplumda yanlış olabilir.What is right in one society can be wrong in another.
Mümkün olan tüm araçlar denendi.All possible means have been tried.
Fransız filmlerini Amerikan olanlarına tercih ederim.I prefer French films to American ones.
Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.Those who are suffering from hunger in Africa need urgent help.
O kahverengi olan da benimki.That brown one is mine, too.
O büyük olan da benimki.That big one is also mine.
O kırmızı kravat takım elbisene uymuyor-Niçin yeşil olanını takmıyorsun?That red tie doesn't go with your suit. Why don't you wear the green one?
O mavi olanda benimdir.That blue one is also mine.
Geçen hafta burada olan adam odur.He's the man that was here last week.
Şu küçük olan da benimki.That small one is also mine.
Şu siyah olan benim.That black one is mine.
O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the neighboring countries.
Babası bir doktor olan kız odur.That is the girl whose father is a doctor.
Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.The group was planning a bull session to talk about the upcoming party.
Sana ihtiyacı olan insanlarla arkadaş olabilirsin.You may as well make friends with people who need you.
Büyük bir şapkası olan adamı tanıyor musunuz?Do you know that man with a big hat on?
Sen hepimizin içinde en uzun boylu olansın.You are the tallest of us all.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.Let me show you many things which will be novel to you.
O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.He is a jack-of-all-trades.
O ikisinden daha çalışkan olanıdır.He is the more diligent of the two.
1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.In 1951, Sister Teresa was sent to Calcutta, then the largest city in India.
Giriş 18 yaş üstü olanlara sınırlandırılmıştır.Entrance is restricted to those above 18.
Bir tişört istiyor musun?" "Evet, kırmızı olanı istiyorum.""Do you want a T-shirt?" "Yes, I want a red one."
İyi bir manzarası olan bir yerde bir dinlenme için duralım.Let's stop for a rest somewhere with a good view.
Ayda bir milyon yen kazanmak kesinlikle olanaksızdır.It's by no means impossible to earn one million yen a month.
Kötü olan sağlığı onun en büyük dezavatajıdır.His bad health is a great disadvantage to him.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.A healthy man does not know the value of health.
İyi sağlığı onun yetmiş beş yaşına kadar çalışmasına olanak sağladı.His good health enabled him to work till the age of seventy-five.
İyi fiziksel durumda olan biri için dağa tırmanmak bir çocuk oyuncağı.For a person who is in good physical condition, climbing mountains is a cinch.
Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.We are currently looking for individuals who have experience in customer service.
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.Modern cars differ from the early ones in many ways.
Modern bilim birçok olanaksızlıkları olanaklı hale dönüştürmüştür.Modern science has turned many impossibilities into possibilities.
Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.Modern poetry is often most obscure.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
Kayıp olan balıkçı teknesi güvenli bir şekilde limana döndü.The fishing boat that had been missing returned to its port safely.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Halı yapmak için ihtiyacın olan gerekli şeyler var mı?Do you have the stuff you need to make the rug?
Tahtada yazılı olan benim adımdı.Written on the blackboard was my name.