olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İhtiyacımız olan bilginin herhangi birini alabildin mi?Were you able to get any of the information we needed?
Evlenme hakkında çok mükemmel olan nedir?What's so great about getting married?
Evlenmek hakkında çok kötü olan nedir?What's so bad about getting married?
Bir işe ihtiyacı olan birini tanıyor musun?Do you know anyone who needs a job?
Buna sebep olan ne olmuş olabilir?What could be causing it?
Size tavsiyem olanları unutmak.My advice to you is to forget about what happened.
Tom'un ihtiyacı olan rehberlik.What Tom needs is guidance.
Avukatınla olan görüşmen nasıl geçti?How did your meeting with your lawyer go?
Yapılması doğru olan bu mu?Is this the right thing to do?
Yapılması doğru olan sizce nedir?What do you think is the right thing to do?
Yapılması doğru olan nedir?What's the right thing to do?
Pekala, olan oldu bir kere.All right, what's done is done.
Tom Mary'ye borçlarını ödemesi için ihtiyacı olan parayı verdi.Tom gave Mary the money she needed to pay off her debts.
Tom'un Kanadalı olan üç arkadaşı vardır.Tom has three friends who are Canadian.
Burada Bostonlu olan tek kişi sen değilsin.You're not the only one here from Boston.
Kazaya sebep olan kişi sen misin?Are you the one who caused the accident?
Bu rapora göre, Tom kazaya sebep olan kişiydi.According to this report, Tom was the one who caused the accident.
Dünya neden daha havalı olan bir şekilde, küp mesela, değil de yuvarlak?Why is the earth round instead of something cooler, like a cube?
Dan Linda'ya bir zamanlar büyük babasına ait olan bir kitabı verdi.Dan gave Linda a book that once belonged to his grandfather.
Dan, Linda ile olan ilişkisi hakkında konuştu.Dan talked about his relationship with Linda.
Tom Meryem'den, olanlarla ilgili kendisini suçlamamasını istedi.Tom told Mary not to blame herself for what had happened.
Tom, olan biteni bana anlatacağına söz verdi.Tom promised to let me know how things turned out.
Mary içinde Tom'un bir fotoğrafı olan kalp şeklindeki bir madalyon takıyor.Mary wears a heart-shaped locket with a photo of Tom in it.
İhtiyacım olan kitabı getirdim.He's brought the books that I needed.
O ihtiyacım olan kitapları getirdi.He's brought the books that I needed.
Olanlar için beni suçlayabilirsin.You can blame me for what happened.
Bu olanağı iyi kullanman gerekir.You should make good use of this opportunity.
Tom ihtiyacı olan her şeyi satın almak için yeterli parasını olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have enough money to buy everything he needs.
İhtiyacın olan her şeyi satın almak için sana yeterli parayı verdiğimi umuyorum.I hope that I gave you enough money to buy everything you needed.
İhtiyacım olan parayı bana ödünç vermesi için Tom'u ikna edemedim.I couldn't convince Tom lend me the money I needed.
Benim eski olanları alsın. Onlar hâlâ oldukça yeni.Let him take my old ones. They are still quite new.
Bu tam olarak ihtiyacımız olan tür.This is exactly the type that we need.
Bunlar Stalin'in Sovyet partizanlarına olan sözleriydi.These were Stalin's words to the Soviet partisans.
Tom bir zamanlar büyük annesine ait olan bir yüzüğü Mary'ye verdi.Tom gave Mary a ring that once belonged to his grandmother.
Macar besteci Franz Liszt'in soyadı olan"Liszt", Macarcada "un" anlamına gelir."Liszt", the Hungarian composer Franz Liszt's family name, means "flour" in Hungarian.
İyi Kore yemekleri olan herhangi bir restoran biliyor musunuz?Do you know any restaurants with good Korean food?
Güzel Kore yemekleri olan bir restoran önerebilir misin?Do you know any restaurants with good Korean food?
Tom bana üzerinde adresi yazılı olan bir kağıt parçası uzattı.Tom handed me a piece of paper with his address written on it.
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.The matter admits of no explanation.
Mümkün olan en kısa zamanda size o resmin bir kopyasını göndereceğiz.I'll send you a copy of that picture as soon as possible.
Onun çok güzel olan bir kızı var.He has a daughter who is very beautiful.
Biz insanlığa olan inancımızı kaybettik.We've lost faith in humanity.
Sana olan aşkımı hiçbir şey değiştirmeyecek.Nothing's going to change my love for you.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Gününde gerçek bir yürek hoplatan olan, Omar Şerif 83 yaşında öldü.Omar Sharif, a real heart-throb in his day, died at the age of 83.
Su olmadan ve oksijen olmadan yaşamak olanaksızdır.It is impossible to live without water and without oxygen.
Tıka basa dolu olan o trende havasızlıktan öleceğimi düşündüm.I thought I was going to suffocate on that train, which was absolutely packed.
Beyaz at siyah olandan daha uzun.The white horse is taller than the black one.
Farklı diller öğrenmek için bir web sitesi olan tatoeba.org'u gözden geçirmen gerekir.You should check out tatoeba.org, a website for learning different languages.
Bir dil web sitesi olan Tatoeba.org bakım için geçici olarak kapatıldı.Tatoeba.org, a language website, was shut down temporarily for maintenance.
Seninle olan kız kim?Who's the girl with you?
Kolay rencide olan insanlara ne söyleyeceğinize dikkat etmelisiniz.You've got to be careful what you say to people who are easily offended.
Kurşun, sembolü Pb olan kimyasal bir elementtir.Lead is a chemical element symbolised by Pb.
Aileme ait olan evde yaşıyorum.The house where I live belongs to my parents.
Odayı paylaştığım kişi olan Tom dağınıktır.Tom, with whom I am sharing a room, is messy.
Siyah üzümler beyaz olanlar kadar tatlı.The black grapes are as sweet as the white ones.
Tom patlamak üzere olan bir volkan gibi görünüyordu.Tom looked like a volcano about to erupt.
Mary patlamak üzere olan bir volkan gibi görünüyordu.Mary looked like a volcano about to erupt.
Olanaklar sonsuzdur.The possibilities are infinite.
Tom'la birlikte olan kim?Who's that with Tom?

İlgili Sayfalar