olan ile cümle
olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom soruna neden olan kişidir.Tom is the one who caused the problem.
Sorunu olan tek kişi sensin.The only one who has a problem is you.
Benimle bir sorunu olan Tom'dur.It's Tom I have a problem with.
Tom ile bir sorunu olan benim.It's me Tom has a problem with.
Sorun olanTom'dur.It's Tom who's the problem.
Allah'ın gözü küçük olanlar koruyor.The eye of God watches over the little ones.
Bunun mavi olanı var mı?Do you have this in blue?
Eh, daha önce burada olan tırnak makasının nerede olduğunu biliyor musun?Eh, do you know where the nail clippers that were here before are?
Onlar Tom'a olan güvenlerini kaybettiler.They lost their trust in Tom.
Önemli olan boyut değil. Onu nasıl kullandığındır.It's not size that matters. It's how you use it.
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.Those who were there thought it was pure gold.
Bahçede otları çekmeme yardımcı olan kişi Tom'du.Tom was the one who helped me pull weeds in the garden.
Tom'a ait olan bir şeyin olduğunu söyledin.You said you had something that belonged to Tom.
Kilo kaybetmeye ihtiyacı olan ben değilim.I'm not the one who needs to lose weight.
Tom gerçekten önemli olan tek kişi.Tom is the only one that really matters.
İhtiyacım olan bir arkadaş.What I need is a friend.
Yemek pişirmede iyi olan bir kadın istiyoruz.We want a woman who's good at cooking.
Wikipedia'da yazılı olanların her zaman doğru olmadığını aklınızda tutmanız gerekir.You need to bear in mind that what is written on Wikipedia isn't always true.
Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.
O, çirkin olduğu kadar pahalı olan pembe bir kemer takıyordu.She wore a pink belt that was as ugly as it was expensive.
Sana olan aşkımı açıklamak zordur.My love for you is hard to explain.
Tom ihtiyacım olan parayı bana ödünç vermek için yeterince nazikti.Tom was kind enough to lend me the money I needed.
O sözlüğün geliştirilmesi için birçok olanak vardır.There are many possibilities for improvement of that dictionary.
Küçük bir araba büyük olandan daha ucuzdur.A small car is cheaper than a big one.
Bilimsel çalışmalar yoluyla bu kayaların yaşını belirlemek olanaklıdır.It is possible to determine the age of these rocks through scientific studies.
Sadece kimlikleri olanlara girmek için izin verilir.Only those with IDs are allowed to enter.
Francium, sembolü Fr olan bir kimyasal elementtir.Francium is a chemical element of the symbol Fr.
Hala hayatta olan babam ve büyükbabam dil profesörleriydiler.My father, who's still alive, and my grandfather were language professors.
Japonya'da istasyon şefi kedi olan bir tren istasyonu var.There's a train station in Japan where the station master is a cat.
En kısa yorumlar genellikle en yararlı olanlarıdır.The shortest comments are often the most useful ones.
Onlar, olanları biliyorlar.They know what's happening.
Çok geç olana kadar onun hatasını fark etmemişti.He hadn't realized his mistake until it was too late.
Affetmeyecek olan insanlar vardır. Onlar senin geçmişte yaptıklarını asla unutmaz.There are people who will be unforgiving. They never forget what you did in the past.
Tom mutlu sonu olan bir trajedi yazdı.Tom wrote a tragedy with a happy ending.
Tom kırık bir kemikle hastanede olan Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary, who was in the hospital with a broken bone.
Tom bir müşteriye karşı olan kaba davranışı nedeniyle hemen kovuldu.Due to his impolite behavior toward a customer, Tom was immediately fired.
Bu şapkayı beğenmiyorum. Ben gri olanı tercih ederim.I don't like this hat. I prefer the gray one.
Bugün olan şey olmamış gibi davranalım.Let's pretend that what happened today didn't happen.
Gezi için ihtiyacımız olan her şeyi gerçekten getirdin mi?Did you really bring everything we'll need for the trip?
Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.I'm so sorry for what's happened but don't worry. It won't happen again.
O zaten çok geç olana kadar dönmedi.He didn't return until it was already too late.
Tom civarda olan eğlenceli bir adam.Tom is a fun guy to be around.
Gerekli olan her şey yapıldı.Everything necessary has been done.
Gerekli olan her şeyi tamamladım.I've done everything necessary.
Benim yeni arabam her zaman herhangi bir yere gitmeme olanak sağlamaktadır.My new car enables me to go anywhere, anytime.
Bunu kabul edip etmeyeceğine karar verecek olan sensin.It's you who will decide whether to accept it or not.
Almak için en zor bulduğun tavsiye çoğunlukla en faydalı olandır.The advice you find the hardest to take is often the most useful.
İhtiyacımız olan şey sizde var mı?Do you have what we need?
Olan bu değil.That isn't what happened.
Aklımızda olan bu değil.That's not what we had in mind.
İhtiyacınız olanı paketleyin.Pack what you need.
Mükemmel saatleri olan iyi ödeyen bir işim var.I have a good-paying job with excellent hours.
Tom'a ihtiyacı olanı verin.Give Tom what he needs.
Tom'un aklında olan bu.That's what Tom had in mind.
Bütün ihtiyacımız olan bu.That's all we need.
Tam olarak olan budur.That's exactly what happened.
İhtiyacın olan her şeyi aldın mı?Did you get everything you need?
"Açlık Oyunları nedir?" "Bilmiyorum. Umarım aç olan insanlar hakkında değildir.""What is ‘The Hunger Games’?" "I don't know. I hope it's not about people who are hungry."
Tom mümkün olan kısa sürede haberdar edilmeli.Tom should be notified as soon as possible.
Baryum, sembolü Ba olan bir kimyasal elementtir.Barium is a chemical element of the symbol Ba.