Ben sadece Tom için en iyi olanı istiyorum.I just want what's best for Tom.
Tek istediğim yasal olan benim olan şey..All I want is what's rightfully mine.
İkimiz için en iyi olanı yapmak istiyorum.I want to do what's best for both of us.
Burada sorumlu olanla konuşmak istiyorum.I want to speak to whoever is in charge here.
Senin için en iyi olanı istiyorum.I want what's best for you.
Komik olanın ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what's funny.
Burada sorumlu olan kişiyle konuşmak istiyorum.I'd like to speak with whoever is in charge here.
Dün olan için özür dilemek istedim.I wanted to apologize for what happened yesterday.
Soruna sebep olanın biz olmadığından emin olmak istedim.I wanted to make sure it wasn't us who caused the problem.
Dün burada olan herkesin adını istiyorum.I want the name of everyone who was here yesterday.
Tom için en iyi olanı istemediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I don't want what's best for Tom?
Olan her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything that happened.
Tüm son bölümü tek bir cümle olan İngilizce ünlü bir kitap var.There's a famous book in English whose entire last chapter is a single sentence.
Olanlar için hepinize özür dilemek istiyorum.I want to apologize to all of you for what just happened.
Cumartesi gecesi seninle birlikte olan Tom'un sana söylemesini istiyorum.I'd like for Tom to tell you who he was with on Saturday night.
Hâlâ Tom ile olan ilişkiniz hakkında size sormak istediğim birçok sorum var.I still have a lot of questions I want to ask you about your relationship with Tom.
Olanlar hakkında konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk about what happened.
Tom olanlar hakkında mutlu değil.Tom isn't happy about what's happened.
Büyük balık, küçük olanı yer.The big fish eat the small ones.
Kitabı olan kişi Marco'dur.The one with the book is Marco.
O, başarılı olmak için yeteneğine olan tüm inancını kaybetti.He had lost all faith in his ability to succeed.
Olanlar için kendimi suçluyorum.I blame myself for what happened.
Olanlar için seni suçlamıyorum.I don't blame you for what happened.
Hepimize olanlar için Tom'u suçluyorum.I blame Tom for what happened to all of us.
Mary'ye olanlar için Tom kendini suçluyor.Tom blames himself for what happened to Mary.
Olan her şey için ben suçlanmayacağım.I'm not to blame for everything that has happened.
Benim ülkemde halkımız kendilerinden daha akıllı olanları sevmezler.In my country, our people don't like others who are cleverer than them.
Benim ülkemde, insanlar kendilerinden daha akıllı olan başkalarına katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than them.
İhtiyacın olan bir şey var mı?Is there something you need?
Benim için çok önemli olan bir şey kaybettim.I lost something very important to me.
Bir defa devrildiğinde katamaranın yardım almadan doğrulması olanaksızdır.Once capsized, a catamaran is impossible to right without help.
Konserve açacağı olan biri var mı?Does anybody have a can opener?
Tom olanaksız.Tom's impossible.
Ona hayran olan birçok kişi var.There are many who admire him.
Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.98% of hungry people live in developing countries.
Sadece güçlü olan, hata yapmaya güç yetirebilir.Only the strong can afford to be wrong.
Amerikalılar için "seni seviyorum" demek çok kolay ama Çince'de bunu yapmak olanaksızdır.It's so easy for Americans to say "I love you" but it's impossible to do this in Chinese.
Bu, yaptığın şeye ilgi göstermediğinde olandır.This is what happens when you don't pay attention to what you're doing.
İsviçre görülmeye değer olan çok güzel bir ülkedir.Switzerland is a very beautiful country that is worth a visit.
Bu, olanakdışı.It's improbable.
Bu çok küçük olan tek şey değil.That's not the only thing that's too small.
Onun ikisi de evli olan iki kızı vardır.He has two daughters, both married.
Neden sizin yardımınıza ihtiyacı olan başka birini bulmaya gitmiyorsun?Why don't you go find someone else who needs your help?
O tam onun ihtiyacı olan şey.That's just what he needed.
Bu tam onun ihtiyacı olan şey.That's just what she needed.
Bu sadece ihtiyacım olan şey.That's just what I need.
Her şeyden şikayetçi olan insanlar var.There's people complaining of everything.
Tehlikede olan nedir?What's at risk?
Risk altında olan nedir?What's at stake?
Bize her zaman bizim için en iyi olanın yapılması söylendi.We've always been told to do what's best for us.
Dünyadan aya olan uzaklık ne kadardır?What is the distance from the Earth to the moon?
Ben gri kazağı mor olanından daha çok seviyorum.I like the gray sweater more than the purple one.
Önemi olan budur.That's what counts.
Olan budur.That's what happened.
Önemli olan budur.That's what matters.
Çılgın olan budur.That's what's crazy.
Komik olan budur.That's what's funny.
Önemli olan bu.That's what's important.
Tuhaf olan budur.That's what's weird.
Yanlış olan budur.That's what's wrong.