Ana içeriğe geç
Sözlük

olan ile cümle

olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Raul Seixas, Brezilyalılar arasında çok ünlü olan bir müzisyendir.Raul Seixas is a very famous musician among Brazilians.
Seninle aynı yaşta olan bir erkek kardeşim var.I have a brother who's the same age as you.
Seninle aynı yaşta olan bir ağabeyim var.I have an older brother who's the same age as you.
Sana faydalı olan kitap türünü oku.Read the kind of books that are useful to you.
Size faydalı olan kitapları okuyun.Read books that are worthwhile.
Daha önce hiç kimsenin önünde ağlamamış olan Jiro ağlamaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started crying.
Ülkem için en iyi olanı yaparım.I do what is best for my country.
Mike, müdürümüz olan Bay Ogaki'yi ziyaret etti.Mike visited Mr. Ogaki who is our principal.
Ucuz olan iyi bir mağaza biliyorum.I know a good store that's cheap.
Buradaki evimizde olan çok garip bir şey var.There's something very strange happening here in our house.
Sen en uzun olansın.You're the tallest one.
Tatoeba ihtiyacım olan tüm dillere sahip değil.Tatoeba doesn't have all the languages that I need.
Kırmızı olanın yerine siyah bisikleti aldım.I bought the black bike instead of the red one.
Lütfen bana bundan daha ucuz olan bir kamera gösterebilir misin?Could you please show me a camera that's cheaper than this one?
Banyosu olan çift kişilik bir oda istiyoruz.We'd like a double room with bath.
Size göre Japonya'da hangi spor en popüler olandır?According to you, which sport is the most popular one in Japan?
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
Bill iki kardeşin daha zeki olanıdır.Bill is the smarter of the two brothers.
Sana olan tüm saygımı kaybettim.I have lost all respect for you.
İhtiyacım olan her şeyi bana sağlayabilir misin?Can you supply me with everything I need?
En ideal olan, yemeğin lezzetli, ucuz, sağlıklı olması ve duyguları incitmemesidir.Ideally, food should be tasty, cheap, healthy, and morally inoffensive.
O büyük olan.It's the big one.
O, üç çocuğumun en küçük olanıdır.She is the youngest of my three children.
Bay Smith'in mühendis olan üç oğlu vardı.Mr. Smith had three sons who became engineers.
Samanyolunda Jüpiter kadar büyük olan birçok gezegen var.There are many, many planets in the Milky Way which are just as big as Jupiter.
Bir sürü nesli tükenmekte olan türler var.There are many endangered species.
O bana ihtiyacım olan şeyi verdi.He gave me what I needed.
İhtiyacım olan her şeye sahibim.I have everything I need.
Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir.Turkey is a developed country.
Hindistan gelişmekte olan bir ülkedir.India is a developing country.
Benim amirim birçok yetenekleri olan bir adam.My liege is a man of many talents.
İhtiyacım olan, bir bira.What I need is a beer.
Tom bugün korkunç görünümlü yüzü olan bir kişi gördü.Tom saw a person with a scary looking face today.
Her şeye sahip olan biri her şeyi kaybedebilir.One who has everything can lose everything.
Şu an üzerimde olan tüm parayı sana ödünç vereceğim.I'll lend you all the money I have on me now.
Zor zamanlarda bana yardımcı olan sınıf arkadaşlarıma teşekkürler!Thanks to my classmates, who helped me during hard times!
Bu gitara sahip olan kişiyi bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find the person who owns this guitar.
Bu tozu havadan filtre etmek olanaksızdır.This dust is impossible to filter from the air.
Senin için iyi olan şey benim için de iyidir.What is good for you is good for me.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral yaşıyordu.Once upon a time lived a king who had three daughters.
Tom para biriktirmek için mümkün olan her şey yapıyor.Tom is doing everything possible to save money.
Ödevle ilgili kafasında soru işareti olan?Any doubts with the assignment?
O kadar önemli olan ne?What's so important?
Bir tişörte ihtiyacınız var mı?" "Evet, kırmızı olanına.""Do you need a T-shirt?" "Yes, a red one."
Tom'un olanlar hakkında hiçbir fikri yok.Tom has no memory of what happened.
İhtiyacım olanı aldım.I got what I needed.
Doğru olanı seç, kolay olanı değil.Choose what is right, not what is easy.
Daha büyük çocuklar küçük olanlara eziyet ederler.The bigger boys torment the little ones.
Bu şimdiye kadar bana olan en güzel şeydi.It was the best thing that ever happened to me.
Bir polarize fişin biri diğerinden daha geniş olan iki ağzı vardır.A polarized plug has two blades with one wider than the other.
Marika kendi dili olan Finceyi sever.Marika loves her language, Finnish.
O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.The main person who caused that financial scandal is the president of ABC investment bank.
Tatoeba, yok olma tehlikesinde olan dillerin korunmasında katkıda bulunabilir mi?Can Tatoeba contribute to the saving of endangered languages?
O büyük olandır.That's a big one.
Endonezya dünyada yalnızca adalar üzerinde kurulu olan en büyük ülkedir.Indonesia is the largest country in the world situated only on islands.
Dizinde bir çocuğu olan kadının fotografik bir hafızası var.That woman who has a child on her knee has a photographic memory.
Mary'ye aşık olan tek kişi sen değilsin.You aren't the only one who's in love with Mary.
Tirbuşonu olan var mı?Does anybody here have a corkscrew?
Günde üç öğün yemek yerseniz, vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiye sahip olur.If you eat three square meals a day, your body will have the energy it needs.
Ben üç çocuktan ortanca olanım.I'm the middle child of three.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olan ile cümle - Sayfa 12 - olan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App