Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzМы не собираемся останавливаться на достигнутом.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzرحلة من الإبداع لا نعرف لها نهاية.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.18日間カメラマンたちは
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.취재하기 위해 자발적으로 은밀하게 이집트로 들어갔습니다.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.כדי לדווח על מה שקרה בכיכר תחריר.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.لينقلوا ما يحدث في ميدان التحرير.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.De hecho viendo a mi alrededor aquí en TED y viendo todo este tipo de cosas suceder mientras estoy aquí.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.En fait, j'observais ce qui ce passait à TED et je regarde juste ce qui se passe depuis que je suis ici.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Eu estive a observar o TED e a ver tudo isto a acontecer enquanto aqui estive.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Ich habe mich bei der TED umgesehen und mir all diese verschiedenen Dinge angeguckt, während ich hier war.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Ik keek rond bij TED naar alle dingen die ik zag gebeuren.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.여기서 벌어지고 있는 갖가지 모든일들을 보세요. 우리가 여기 있는 동안에도
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Körülnéztem a TED-en, és csak figyeltem a dolgok történését, amíg itt voltam.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Mă uitam de fapt şi aici la TED şi doar privind toate lucrurile astea cum se întâmplă în timp ce eu sunt aici.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Pozoroval jsem, co všechno se děje na TED, během svého pobytu.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Thật ra tôi đang nhìn quanh TED và quan sát mọi thể loại sự việc diễn ra khi tôi còn ở đây.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.W ten sposób rozglądałem się także po TED. W ten sposób rozglądałem się także po TED.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Κοιτούσα τι γίνεται γύρω από το TED και παρακολουθούσα να συμβαίνουν όλα αυτά ενώ βρισκόμουν εκεί.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Вообще-то я оценивал TED, и внимательно изучал все, что здесь происходит, пока я здесь находился.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Всъщност, се оглеждах из ТЕД и просто наблюдавах как се случват всякакви неща, откакто съм тук.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.וראיתי את כל הדברים הקטנים האלה קורים בזמן שהייתי פה.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.ومجرد مشاهدة جميع هذه الأمور تحدث أثناء وجودي هنا.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.観察していました 人びとが日常生活で解決策を 継ぎ合わせていく方法に関するアイディアと
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Au început să simtă mediul înconjurător.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Cítily jejich prostředí
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Dom förnam deras omgivning.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Eles sentiram o seu ambiente.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Elles "sentirent" leur environnement.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Hanno percepito il loro ambiente.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Mereka merasakan lingkungan mereka.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Percibieron su entorno.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Sie nahmen ihre Umgebung wahr.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Wyczuwały swoje otoczenie
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Zavedale so se svojega okolja.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Ze voelden hun omgeving.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Αισθάνθηκαν το περιβάλλον τους.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Они почувствовали окружающую их среду.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.Усещали своята външна среда.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.הם חשו את הסביבה שלהם.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.いくつかの細胞は葉緑体に進化し、 光合成を始めた。[ 30億年前 ]
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Also zeigen wir keine angemessene Reaktion auf das was geschieht.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Así que no se nos inculpa con la respuesta adecuada a lo que está pasando.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Così, non ci facciamo carico di rispondere adeguatamente a quello che sta succedendo.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Deci, nu putem fi responsabili cu un răspuns pe măsura a ceea ce se întâmplă.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Dus zijn we niet gewapend om geschikte antwoorden te vinden op wat er gebeurt.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.En conséquence, nous ne sommes pas accusés de ne pas donner la réponse adaptée à ce qui se passe.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.I dlatego nie bierzemy na siebie obowiązku, by w odpowiedni sposób zareagować na to, co się dzieje.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Így nem is követelik tőlünk a megfelelő választ arra, ami történik.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.그래서, 지금 발생하고 있는 일들에 대해 적절한 반응을 보이고 있지 못한 것이지요.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Tako nismo oboroženi za zadosten odziv na trenutna dogajanja.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Vì thế, ta không có sự phản hồi thích hợp đối với các vấn đề đang xảy ra.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Затова от нас не се изисква адекватният отклик на онова, което се случва.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Поэтому мы не чувствуем внутреннего призыва, чтобы адекватно ответить на происходящее.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.Тому ми не відчуваємо внутрішнього поклику, щоб адекватно відповісти на те, що відбувається.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.ובכן, אנו לא נטענים בתגובה מספקת למה שקורה.
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.لذلك , نحن لا يلقى اللوم علينا بسبب عدم إستجابتنا الكافية للأحداث من حولنا
Ve, olan bitenlere uygun düşecek tepkileri verecek duyguyu yüklenemiyoruz.十分な感応をゆだねられてないのです 私の人生の転換点となった-
Ve O'nun üzerinde çalýţtýđý parça, diđer web sayfalarýnda olan bitenin özetini çýkaran aletti.Část, na které pracoval, na RSS, byl nástroj, který získával shrnutí materiálů, které šly na webové stránky.
Ve O'nun üzerinde çalýţtýđý parça, diđer web sayfalarýnda olan bitenin özetini çýkaran aletti.RSS ،والجزء الذي كان يعمل عليه كان أداة تمكِّنَك من الحصول على ملخّصات من محتوى ما يجري على صفحات الويب الأخرى
Ve O'nun üzerinde çalýţtýđý parça, diđer web sayfalarýnda olan bitenin özetini çýkaran aletti.בדרך כלל היית משתמש בזה לבלוג. היו לך 10 או 20 בלוגים של אנשים שאתה רוצה לקרוא.