Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Maar veronderstel -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mas suponham... (Risos) (Aplausos) [Os apoiantes da Teoria do Asteroide não são cidadãos patrióticos]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ma supponiamo... (Applausi)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Men sæt - (Bifald)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mutta oletetaan -- (Suosionosoituksia)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Pero supongan... (Aplausos)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Tapi misalnya-- (Tepuk tangan)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- (Χειροκρότημα)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- [Χειροκροτήματα]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Но представете си -- (аплодисменти)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים) [מחיאות כפיים]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ولكن لنفترض.. (تصفيق)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".(拍手) 1987年に ある記者がジョージ・ブッシュ(父)に
Ama gerçekten olamaz.Ale nie możesz.
Ama gerçekten olamaz.Ale to nemôžete.
Ama gerçekten olamaz.Ale to nemůžete.
Ama gerçekten olamaz.Ma davvero non si puo'.
Ama gerçekten olamaz.Mais en fait non, ce n'est pas possible.
Ama gerçekten olamaz.Men du kan virkelig ikke.
Ama gerçekten olamaz.Pero en realidad no se puede.
Ama gerçekten olamaz.Но всъщност не е възможно.
Ama gerçekten olamaz.لكن انت ليس بمقدورك
Ama gerçekten olamaz.実数と虚数をまとめることはできません。
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?그러나 "B"나 "C" 또는 "D"는 절대로 아니겠지요.
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi? İndus yazısı da benzer davranışlar ortaya koyuyor.La escritura Indus presenta tipos similares de patrones.
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi? İndus yazısı da benzer davranışlar ortaya koyuyor.Și scriitura Indus prezintă șabloane similare.
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?Maar zeker niet B, C of D, of wel?
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?Mais certainement pas B, C ou D, certe?
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?Men absolut inte B, C eller D, eller hur?
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?Но точно не А, не Е, не У, не так ли?
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?אבל בטוח שלא C, B או D, נכון?
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?ولكن بالتأكيد ليس B، C أو D .. صحيح ؟
Ama kesinlikle B, C veya D olamaz, değil mi?インダス文字にも 似たようなパターンがあります
Ama tohum bağımsızlığı olmadan gıda bağımsızlığı, tohum özgürlüğü olmadan gıda özgürlüğü olamaz.Det finns ingen mat frihet utan frö frihet.
Ama tohum bağımsızlığı olmadan gıda bağımsızlığı, tohum özgürlüğü olmadan gıda özgürlüğü olamaz.Suverene hrane ni, brez suverenih semen, prehrambene svobode ni, brez svobode semen.
Ama tohum bağımsızlığı olmadan gıda bağımsızlığı, tohum özgürlüğü olmadan gıda özgürlüğü olamaz.Няма суверенитет на храната без суверенитет на семената, няма свобода на храната, без свобода на семената.
Ama tohum bağımsızlığı olmadan gıda bağımsızlığı, tohum özgürlüğü olmadan gıda özgürlüğü olamaz.ليس هناك سيادة غذائية بدون سيادة على البذور ليس هناك حرية في الغذاء بدون حرية البذور
Ama tohum bağımsızlığı olmadan gıda bağımsızlığı, tohum özgürlüğü olmadan gıda özgürlüğü olamaz.食の自由は種子の自由無くしては成り立たないのです。 私たちは、別の日には行動を起こさないというわけではありません。
Ama x hiçbir zaman 0 olamaz. e'nin hiçbir üstü 0 etmiyor.Sauf que x ne sera jamais 0. Car c'est impossible d'élever un nombre à une certaine puissance, et d'avoir 0.
Ama x hiçbir zaman 0 olamaz. e'nin hiçbir üstü 0 etmiyor.لكن x لا يمكن ان يكون 0 لا توجد قوة يمكن ان نرفع e لها او اي اساس موجب
Ama zaten inç Siz elde edemez. Artık geri olamaz.Nemůžete zpátky ven.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Ale to nie może być pretekstem do bezczynności.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.ولكن هذا ليس عذراً لنا لكي نتخاذل. بالتأكيد، نستطيع ان نقوم بأفضل من هذا.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.トゥーソン オーロラ オーククリーク ニュータウンや それ以前にコロンバインからブラックスベリーの地域を襲った
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.但這不是不有所作為的理由,能肯定的是,我們能做得更多
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Mais cela ne peut pas servir d'excuse pour ne pas agir.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Nhưng chúng ta không thể vin vào đó để không làm gì cả.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Pero eso no puede ser un pretexto para la falta de acción.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Questa, tuttavia, non può essere una scusa per l'inazione.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Но нет прощения бездействию.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Aber das kann nicht den Unterschied ausgemacht haben.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Ale iba týmto zmena nastať nemohla.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Ale tímto ta změna nemohla být způsobena.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Dar nu se poate ca asta să fi fost decisiv.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Jednak to nie było tym co wywołało zmianę.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.그러나 그것이 변화를 가져왔었다고는 할 수 없습니다.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Maar dat alleen maakte het verschil niet.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Ma non può essere questo ad aver fatto la differenza.
Ancak farkı yaratan bu olamaz.Men det kan ikke være det, der gjorde forskellen.