Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Nhưng nửa thời gian chúng tôi nhấc máy với một cái nhìn chờ đợi trên mặt, không có tiếng quay số nào.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Pero la mayoría de las veces lo cogíamos con cara de ilusión y no tenía línea.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Przez połowę czasu kiedy z wyrazem oczekiwania na naszych twarzach podnosiliśmy słuchawkę nie było sygnału.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Όμως, τις μισές φορές που θα το σηκώναμε με μια προσμονή χαραγμένη στο πρόσωπό μας δεν υπήρχε ήχος κλήσης.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Но когда мы, с видимым интересом, снимали трубку, гудок можно было услышать, в среднем со второго разу.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.Но през половината време, когато го вдигахме с очакващ поглед на лицата, нямаше сигнал.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.אבל כאשר היינו מרימים אותו עם הבעת ציפייה על פנינו, מחצית מהזמן לא היה צליל חיוג.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.وفي نصف المرات كنا نلتقط السماعة ونظرة الترقب على وجوهنا، ولم يكن هناك نغمة اتصال.
Ama ara sıra yüzümüzde umutlu bir beklentiyle onu kaldırırdık, arama sesi olamazdı.大半の場合は 発信音はありませんでした 仮に発信音があってダイアルを回したとしても
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz.""Ale chcę, byś wiedziała, że brak środków nigdy nie będzie usprawiedliwiać bezprawia".
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."E depois disse: "Mas quero que saiba "que a falta de recursos
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."In potem je rekel: "Ampak želim, da veste, da pomanjkanje sredstev ni nikakršen izgovor za nepravičnost."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."그러자 그가 말하길, "하지만 저는 당신이 리소스가 부족한것은 절대로 부당함에 대한 변명이 되지 않는다는것을 알면 좋겠습니다
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."Poi aggiunse: "Ma voglio che tu sappia che la mancanza di risorse non potrà mai giustificare le ingiustizie".
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."Şi a continuat: "Dar vreau să ştii că lipsa resurselor nu e niciodată un pretext pentru nedreptate."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."Toen zei hij: "Maar ik wil dat je weet dat het gebrek aan middelen nooit een excuus voor onrecht is."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."Y luego añadió: "Pero quiero que sepas que la falta de recursos nunca podrá justificar la injusticia".
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."А тоді додав: "Але я хочу, щоб ви знали, що брак коштів ніколи не є виправданням несправедливості".
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."И после каза: "Но искам да знаете, че липсата на ресурси никога не е извинение за несправедливост."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."ואז הוא אמר, "אבל אני רוצה שתדעו שחוסר המשאבים "הוא לעולם לא תרוץ לחוסר צדק
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."ثم قال، " لكني أريدك أن تعرفي بأن قصور الموارد ليس عذراً للظلم."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."そういった資質がないからと言って それが不正を認める理由にはならないんだ」と そして 彼は見事に
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Но ведь не этот человек виновен в такой ситуации.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Aber es kann nicht die Schuld von jemandem wie ihm sein.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Ale nie można obwiniać kogoś takiego jak ten człowiek.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Dar nu poate fi vina unui om ca acesta.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz. Değil mi?Mas isso não pode ser culpa de alguém como ele.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz. Değil mi?Δεν μπορεί όμως να είναι υπαίτιος κάποιος σαν κι αυτόν.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Ez nem lehet egy hozzá hasonló ember egyéni problémája.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.하지만 그런 위기들이 누군가 한 사람의 잘못은 아닙니다.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Maar het kan niet de fout zijn van iemand als hij.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Mais ce ne peut pas être la faute de quelqu'un comme ça.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Ma non può essere colpa di persone come questa.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Men det er ikke en sådan persons skyld.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Men det kan inte vara en person som denne, som bär ansvaret.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Nhưng nó không chỉ là lỗi của 1 cá nhân.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Pero la culpa no puede tenerla alguien así.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Tapi itu tidak mungkin salah seseorang seperti ini.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.Но вината не може да бъде на някой като него.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.אבל זה לא יכול להיות אשמת מישהו כמו זה.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.ولكن لا يمكن أن تكون خطأ شخص مثل هذا.
Ama bu böyle birisinin hatası olamaz.解決するのも誰か1人だけの問題ではありません
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.이 문제에서는 방정식에 답이 한 개 이상 있다고 하였습니다
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.Nalezli jste více než jedno řešení, které vyhovuje soustavě.
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.Казват, че сме намерили повече от едно решение на системата
-- -- Ama bu yukarıdaki sorunun cevabı olamaz. -Tudíž jediný způsob, jak nemít ani jeden průsečík, je, pokud mají přímky stejný sklon.
Ama bu yukarıdaki sorunun cevabı olamaz. -두 선의 기울기가 같고 y절편은 다를 때입니다
Ama bu yukarıdaki sorunun cevabı olamaz. -異なったy切片を持つ場合です。 これは1つの可能性ですが
Ama eğer elimizdeki ters tanjant fonksyonuysa tanım kümesindeki bir değer birden fazla değere sahip olamaz. .Ma se voglio fare l'inverso della tangente in modo da non avere quella relazione 1 a molti.
Ama eğer elimizdeki ters tanjant fonksyonuysa tanım kümesindeki bir değer birden fazla değere sahip olamaz. .Но ако искам да направя обратния тангенс, така че да нямам 1 в много точки.
Ama eğer elimizdeki ters tanjant fonksyonuysa tanım kümesindeki bir değer birden fazla değere sahip olamaz. .Но если я имею дело с обратным тангенсом, то здесь уже не будет значение 1 во многих точках.
Ama elde edeceğin değer bu nokta ve o nokta olamaz.Ma non puo' essere questo punto e questo punto.
Ama elde edeceğin değer bu nokta ve o nokta olamaz.Но не може да бъде тази точка и онази точка.
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Aber angenommen -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale představte si -- (Potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale predstavte si -- (potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale przyjmijmy ...(Brawa) (Napis: zwolennicy teorii asteroidów nie mogą być patriotami.)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ampak recimo-- (Aplavz)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Dar să presupunem -- (Aplauze)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".하지만 한 번 생각해보세요. (소행성 이론의 지지자는 애국 시민이 될 수 없다.) (박수)