Daha sonra bu bilinmeyen yazarın diğer kitaplarını bulmaya çalışır ama başarılı olamaz.Daniel forsøker så å finne andre bøker av samme forfatter, men finner ingen.
Ohalde hayvanlar, yararları için evcilleştirilmiş olamazdı.Slik ble mennesket ikke opphøyet fra andre dyr.
Ölen kimse herhangi bir borç altına giremez ve hak sahibi olamaz.En umyndig person kan eie verdier, men har ikke rett til å disponere dem.
Görevi sırasında hiçbir siyasi partiye üye olamaz.Han hadde ingen politiske fullmakter under besøkene.
Fakat zaman da bu acıyı hafifletmede yeterli olamaz.Tidens gang ser ut til å lindre lidelsen.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Disse spørsmålene kan ikke stå ubesvarte».
Bu yüzden faal akıl Allah olamaz.Miljøinformasjon kan ikke være usann.
Stephen ise oğlu Eustace'ın İngiltere kralı olarak tanınması için çabalasa da başarılı olamaz.Stefan forsøkte uten suksess å få sin egen sønn, Eustace, anerkjent av kirken som den neste kongen av England.
Terörizm hiçbir şekilde işçi sınıfı mücadelesinin bir yöntemi olamaz.Menneskelig enhet kan ikke oppnås gjennom klassekamp.
"Din, devlete egemen olamaz".«Hagen ønsket ikke ren Høyre-regjering».
Zaman zaman efendisi ile aynı fikirde olamazdır.Han står noen ganger som læregutt for Mester.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.Namun tanpa masyarakat pasti tidak ada kebebasan, tidak ada masa depan.
Aksi takdirde, çekirdek var olamaz.Jika tidak demikian, tentu tidak akan ada gerakan.
Ignorantia juris neminem excusat Hukuk bilmemek özür olamaz.Ignorantia legis non excusat Pengabaian hukum tidak dapat dimaafkan/dimaklumi.
Çünkü; Sorun olmayan yerde gelişme de olamaz.Lebih-lebih karena dia tidak punya tempat untuk mengadu.
Bunlardan birisinin eksik olması durumunda kişi Müslüman olamaz.Namun tidak berlalu satu tahun melainkan tidak ada di kampung itu seorang selain muslim.
Dini lider, kanun önünde herhangi biridir; kanunun üzerinde olamaz.Raja tidak berada di bawah hukum, melainkan berada di atas hukum.
Olamaz Sen'den başka ilah.Tidak ada yang dapat menunjukkannya melainkan hanya Engkau.
Bu güneyli bir zenginin hitap şekli olamazdı.Mak tahu tentara itu tidak akan menjadi kaya.
Versay Barış Antlaşması gereği Alman ordusu zırhlı savaş aracına sahip olamazdı.Sesuai dengan Perjanjian Versailles, Jerman hanya boleh memiliki angkatan bersenjata yang kecil.
Yoksa her önüne gelen thamete olamaz.Tiap-tiap unit tidak memiliki ketergantungan dengan unit sebelum dan sesudahnya.
Vali, Michonne'yi "araştırma ekibine" dahil etmek ister ancak başarılı olamaz.Tuan Burns ingin menyuap ketua tim inspeksi, tetapi tidak bisa.
Oysa anlam bir hedef olamaz.Pengukuhan tersebut bukan tanpa tujuan.
Mantıkta önermeler doğru ya da yanlış olabilir, fakat hem doğru hem yanlış olamaz.Pengetahuan dapat menjadi solusi, baik secara langsung maupun tidak langsung.
Olamazdım Senle (1991) 07.Percaya Saja (2002) 7.
Gençlerin kendi fikirleri olamaz mesela.Người học không được phát huy ý kiến riêng của mình.
Onun zayıflık diğerleri gibi yüzmek olamaz.Thân là tông thất di lão, không thể giống như mọi người.
Ne olsa da Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Tek Yüzük yok edilmediği sürece yok olamazdı.Dù vậy linh hồn của Sauron đã nhập vào chiếc nhẫn và hắn chỉ bị đánh bại hoàn toàn khi chiếc nhẫn bị phá huỷ.
"'Bizim evin kızı' seksi olamaz mı?".Tuấn nói: “Con gái anh chẳng phải cũng ở trong nhà của thiên tử ư?”
Ama burada olamazdı.Nhưng tôi không có mặt ở đó.
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”Những rốt cuộc cũng chẳng thể nào làm vừa lòng tất cả".
Ne var ki başarılı olamaz ve bu kaçırma olayı bir baskınla sonuçlanır.Trong các trường hợp khác, các vụ bắt cóc là không liên ứng và kết quả là một vụ hiếp dâm.
"Tesettürün modası olamaz mı?". sorularlaislamiyet.com."抖 音 是否 适合 奢侈 品牌?" (bằng tiếng Trung Quốc). ifeng.com.
Yayma kuvveti asla birden büyük olamaz.Năng suất cây trồng không ngừng tăng.
En az dört erkek silahlanma için gerekliydi, mürettebat 6 kişiden daha az olamazdı.さらに少なくとも2名が兵装を操作しなければならず、乗員は6名未満にはならなかった。
O an gecenin bir vaktidir ve o saatlerde kılınan namazlar sabah namazı olamaz.朝の始発は〔出入〕と〔出〕、夜の最終は〔出入〕が運行される。
Celine: Olamaz - Bugün burada olacağımı düşündün?」と聞き「今日来れば?
Çünkü melek ve şeytanlar birbirine dokunamaz ve aşık olamazlardı.だが、天使と人間の恋は許されない。
Tanımlansalar bile eşit olamazlar.ただし、みさえの時と違ってたんこぶは描写されていない。
Ölen kimse herhangi bir borç altına giremez ve hak sahibi olamaz.いずれの場合も参加しない者には支払いも生じないし財も得られない。
Cezalar, insanlık dışı olamaz.犯行は非人間的と言わざるをえない。
Chacha'yla asla hemfikir olamazlar.チェイスとの仲は良くない。
Anlaşma gereği bir elçilik hem Katolik Kilisesi'ne hem de İtalya'ya aynı anda akredite olamaz.同時期に行われるthe Skyとthe Embassyの両方に参加することは、できない。
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.法は憲法に矛盾してはならない。
Daha mutlu olamazdık.満足できない。
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”但し全てが同時に存在したわけではない。
Buna göre de yeniden doğuş olamazdı.とは言え、新しく産み出されているわけでもない。
Daha kötü bir dünya olamaz.これほどむなしい戦法はない。
Yayma kuvveti asla birden büyük olamaz.決して攻撃力は高くない。
Bu kişi herhangi bir partiye üye olamaz.このため全員がコースに所属するわけではない。
İki farlı şeyin tüm özellikleri ortak olamaz.特記がないもの両方共通。
"Savaşçı kılıca hakim olamaz, kılıç savaşçıya hakim olur."剣士であること、戦士であることに誇りを持つ老戦士。
Süt üçüncü evde içildiğinden cevap süt de olamaz (9), çünkü orada tilkinin olduğunu varsayıyoruz.また、酒にはきわめて弱いらしく、第9話のエンディングではゴンザの酒を彼のいない間に一口飲んだだけで卒倒してしまう姿が描かれている。
Savaşa gitme nedeni sadece bir şeyleri ele geçirmek veya birilerini cezalandırmak olamaz.城中支うる者なかりしかば為信は戦わずして攻略すること得たり。
Yoksa her önüne gelen thamete olamaz.曹節等皆不敢出沐。
Vatandaşların aynı anda birden fazla Sırp pasaportları olamaz.公民不能同時擁有多本護照。
Ve Pittsburgh'ün tepeleri çok olsa bile asla Indianapolis olamaz.而匹茲堡即使有許多山丘,也可以成為印第安納波利斯。
Mecnun ikisi arasında gidip gelir ancak ikisiyle de mutlu olamaz.(一定能成功滅蜀,但兩人都不能回來。
Erdemli şehrin reisi, sıradan herhangi bir insan olamaz.共和伯為諸侯,不可能是同一人。
Böyle bir gezegen varsa Dünya'dan çok daha kütleli olamaz; aksi takdirde yörünge stabilitesi bozulurdu.如果这颗行星确实存在,它的质量不可能比地球大很多,否则会导致轨道不稳定。