Ama burada olamazdı.Mas aqui não dá.
Bu yüzden hiçbir Yahudi bizim milletimizin parçası olamaz.Nenhum judeu, porém, pode ser cidadão.
N, 0 dan küçük 1 den daha büyük olamaz.X não é maior que zero.
Ohalde hayvanlar, yararları için evcilleştirilmiş olamazdı.Não devia enganar os pacientes para obter vantagens.
"Din, devlete egemen olamaz".Você, católico, não pode servir a dois senhores”.
Ancak saat kendisiyle aynı olamaz.Obviamente, as coisas não são as mesmas sem ele.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Não será preciso mais nenhum ataque."
No Fail: Ne yaparsanız yapın başarısız olamazsınız.Exemplo 5: Embora dedique-se, não consegue obter êxito.
Buna göre bileşik olamazlar.Eles não podem ser comparados.
Bu doğru olamaz.Isso não pode ser verdade.
Hiçbir şey daha saçma olamazdı.Nada podia ser mais sem noção.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Door de in Hannover geldende Salische wet kon een vrouw de troon niet erven.
Yoksa her önüne gelen thamete olamaz.De Aâbid hebben geen zaouïa.
Celine: Olamaz - Bugün burada olacağımı düşündün?Voorbeelden: Je bent toch wel met me eens dat we vanavond heengaan?
Fakat, aynı anda bütün bunların hepsi birden olamaz.”Het is niets van dat alles en toch ook weer allemaal wel."
Var olan hiçbir üye 74 yaşındaki Brejnev'in uzun dönemde ardılı olamazdı.Alleen een mevrouw Hardenbrook, 87 jaar, kende het nog volledig.
Oysa anlam bir hedef olamaz.Hij wist geen doelpunt te maken.
Seri süresi 1.10'dan az ve 1.25 den fazla olamaz.Tegenwoordig mag er nog een minimum zijn van 1:50.
Bir erkeğe, Mary'e aşık olduğum gibi olamazdım." demiştir.Het kan toch niet dat ik verliefd ben op een meisje'.
Tanrı ile insan arasında İsa'dan başka bir aracı söz konusu olamaz.“Er mag niets tussen jou en God in staan.
Daha sonra bu bilinmeyen yazarın diğer kitaplarını bulmaya çalışır ama başarılı olamaz.Daniel begint aan een zoektocht naar andere boeken van deze onbekende schrijver, maar kan ze nergens vinden.
Herhangi bir alt etki olamaz.Een lagere druk is niet mogelijk.
Ancak bana göre, savaş hiçbir zaman çözüm olamaz, olmamalı.Het is duidelijk dat afwachten geen optie is, er moet een oplossing komen.
Bundan dolayı yapılmış bir hesaplama uzun süre kesin olamaz.Het kan hierbij voorkomen dat er lange tijd geen beslissing wordt genomen.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Daarbij is risico meetbaar, terwijl dat voor onzekerheid niet het geval is.
Bunu Aslı'ya enpoze etmeye çalışır ancak bunda başarılı olamaz.Ze probeert hem met alle macht naar boven te tillen, maar dat lukt niet.
Katolik Kilisesi O’nu gayrimeşru ilan ettiğinden Katolik olamazdı.Als vurige katholiek kon hij deze taal dus niet aanvaarden.
Aksi takdirde, çekirdek var olamaz.Tenzij er ruilwaar is natuurlijk.
Ebu Bekir ise onlara şöyle demiştir: "Resulullah’ın 'Bize kimse vâris olamaz.Vervolgens vroeg hij: "O Heilige Profeet, elke profeet had een wasi (een aangewezen opvolger).
Bu olamaz!Dat kan niet!
O doğru olamaz.Dat kan niet waar zijn.
Burada sessiz olamazsın.Hier mag je niet stil zijn.
Bu doğru olamaz.Dit kan niet waar zijn.
Yardım etmeseydin, başarılı olamazdım.Als ge mij niet geholpen hadt, was ik niet geslaagd.
Herkesle arkadaş olamazsın.Je kan geen vrienden met iedereen zijn.
Bir hata olamaz mı?Kan het geen fout zijn?
Celine: Olamaz - Bugün burada olacağımı düşündün?Ale powiedziałem: Myślisz że możesz wpaść dziś wieczorem?
Cezalar, insanlık dışı olamaz.Zapewniam was, to byłoby nieludzkie.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.Ustawa nie może być sprzeczna z Konstytucją.
Hiçbir elit, tek başına güç olamaz.Elita władzy nie rządzi sama.
Hiçbir şey gerçekten bu kadar uzak olamaz.W rzeczywistości nie mogła być aż tak wielka.
Evlenmiş kadınlar mülk sahibi olamazdı, ki onlar zaten kocalarının mülküydü.Aby nikt nie zmusił jej do małżeństwa, złożyła śluby dziewictwa (czystości).
Ama burada olamazdı.Ty tu nie możesz być!
Gönülden istemedkileri bir evlilik yapmaya zorlanan çiftler mutlu olamaz.Zawarte przez nich pod przymusem małżeństwa raczej nie przyniosą im szczęścia.
Üyelik sözleşmesinde 18 yaşından küçük bireyler üye olamaz ibaresi yer almaktadır.Członkiem mogła zostać każda osoba po 18. roku życia, o nieposzlakowanej opinii.
Ancak saat kendisiyle aynı olamaz.Jednakże ich udział nie jest jednakowy.
Bu kişi herhangi bir partiye üye olamaz.Nie może on być członkiem żadnej partii politycznej.
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz.Żadne stowarzyszenie społeczne, grupa ludzi lub jednostka nie ma prawa do przejęcia władzy państwowej.
Sonuçta göz ışık kaynağı olamaz, zira ışık gözden çıksa acı vermezdi.Jego bowiem ślepota naszą bez wątpienia była stratą, gdyż brakło nam prawdziwego światła.
Bu da gösterir ki ikinci element wr "adam" olamaz).Drugie odniesienie nawiązuje do wiadomości "Only WW knows".
Uzay zamanın normal kuralları tekillik içinde var olamaz.Produkt przestrzeni normalnych nie musi być normalny.
Senelerce dünyanın en iyi oyuncularından biri olarak kabul edilse de, dünya şampiyonu olamaz.Uważany za jednego z najlepszych zawodników w historii MMŚ, którzy nigdy nie zdobyli tytułu mistrza świata.
Gençlerin kendi fikirleri olamaz mesela.Ludzie jednak mają swoje własne idee.
Dans ustalarının teknikleri onlar için bir limit olamazdı.Pomysłowość konstruktorów takich kolb nie miała granic.
O, yirminin üzerinde olamaz.Ona nie może mieć więcej niż dwadzieścia lat.
Tanrı her yerde olamazdı . Bu yüzden anneleri yarattıBóg nie mógł być wszędzie, dlatego stworzył matki.
Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.Men, när kammaren öppnas, ser man bara en katt som antingen lever eller är död, inte både och.
"Savaşçı kılıca hakim olamaz, kılıç savaşçıya hakim olur.""Jag beviljar kamp till dem som väljer svärdet".
Daha mutlu olamazdık.Men vi är inte lyckligare för det.
Chacha'yla asla hemfikir olamazlar.Ej att förväxla med Chad Hugo.