Bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan en iyi arkadaşım Steve benim yanımda olabilmek için New Haven'a geldi.Моят най-добър приятел Стийв, усещайки, че нещо е ужасно погрешно, долетя в Ню Хейвън да бъде с мен.
Bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan en iyi arkadaşım Steve benim yanımda olabilmek içinהטוב שבחברי, סטיב, שהרגיש שקרה משהו נורא,
Bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan en iyi arkadaşım Steve benim yanımda olabilmek içinصديقي المفضل ستيف، شعر أن هناك خطأ فادح،
Bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan en iyi arkadaşım Steve benim yanımda olabilmek için私に何か酷いことが起こったと感じ取って ニューヘブンまで飛んできてくれました
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Finalements, les bronchioles se terminent en alvéole
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.여기 폐 모세혈관을 그려보죠 - (적혈구는) 산소를 잃을 경우 이곳으로 와서 다시 공급받게 됩니다
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Narysuję naczynia włosowate -- kiedy niosą krew odtlenowaną --krew dociera tu, żeby pobrać tlen.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Takže teď namaluji tyto plicní vlásečnice. A tak když jsou neokysličené, jdou sem, aby se okysličily.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Vamos desenhar estes capilares pulmonar - e quando eles são dexogineados- eles vem aqui para para se oxigenar.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Изгледайте предишното видео ако нищо от това не ви звучи познато.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.Я намалюю ці легеневі капіляри. Коли вони ненасичені киснем, вони надходять сюди, щоб стати окисненими.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.טוב, אז בואו נצייר את הנימים הריאתיים, כאשר הם מרוקנים מחמצן - כאן הם מתמלאים מחדש.
Bu akciğer kılcal damarlarını çizelim; kirli kan oksijen yönünden zengin olabilmek için buraya gelir.يكون الدم بداخلها لا مؤكسج ( منزوع الأوكسجين) فانها تمر هنا ليصبح الدم مؤكسجاً
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.Een betere kans om te overleven op deze planeet.
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.É tudo que queremos, certo?
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.Jobb esélyek a túlélésre ezen a bolygón.
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.O șansă mai bună de a supraviețui pe planeta asta.
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.Une plus grande chance de survivre sur cette planète.
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.Лучший шанс выжить на этой планете.
Bu gezegende vâr olabilmek için daha iyi bir şans.مام يصب في فرصة بقاء أفضل على قيد الحياة على هذا الكوكب.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenDeze eerste ontmoeting was net zoiets als de
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren이 첫 번째 만남은 마사이족 소년이
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Az első találkozás olyasmi volt, mint amikor egy maszáj fiú megöl egy oroszlánt, hogy harcossá váljon.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Die erste Begenung war ein bisschen wie ein Masai Junge, der einen Löwen tötet, um ein Krieger zu werden.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.El primer encuentro fue algo así como el joven Masai que mata al león para convertirse en guerrero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Il primo incontro è stato come quello di un ragazzo Masai che uccide un leone per diventare un guerriero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Notre première rencontre a un peu été comme celle du garçon Masaï qui tue un lion pour devenir un guerrier.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Pierwsze spotkanie było niczym dzień, w którym młody Masaj zabija lwa, żeby stać się wojownikiem.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Prima întâlnire a fost cam ca băiatul Masai care ucide leul pentru a deveni războinic.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Trải nghiệm đầu tiên này như thể là một chàng trai Maasai giết một con sư tử để trở thành một chiến binh.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Тази първа среща беше нещо като момчето-масай, което убива лъва, за да стане войн.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Эта первая встреча напомнила мне историю мальчика из племени Масаи, убивающего льва, чтобы стать воином.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenהמפגש הראשון היה קצת כמו
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldürenاول لقاء كان مثل
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren戦士になるためにマサイの 少年がライオンを殺したような体験でした
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Aby być optymistycznym pod tym względem musimy być niezwykle aktywnymi obywatelami w naszej demokracji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Abychom zde mohli nabýt optimismu, musíme se stát neuvěřitelně aktivními jako občané v naší demokracii.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Da bi bili optimistični o tem, moramo postati neverjetno aktivni, kot državljani v naši demokraciji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Để có thể lạc quan về điều này, ta phải thực sự là những công dân năng nổ trong nền dân chủ của chúng ta.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.För att kunna vara optimistiska om det här, så måste vi bli oerhört aktiva som medborgare i vår demokrati.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.빼놓고 지나치기도 합니다.이 부분에 대해 낙관적이기 위해서는, 우리는 민주주의의 시민으로써 대단히 활동적이어야 합니다.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Om hier optimistisch over te kunnen zijn, moeten we enorm actief worden als burgers binnen onze democratie.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Para ser optimistas en este sentido, debemos transformarnos en ciudadanos muy activos de nuestra democracia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Pentru a fi optimisti despre asta, trebuie sa devenim incredibil de activi ca cetateni in democratia noastra.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Per poter essere ottimisti, dobbiamo essere molto attivi come cittadini nella nostra democrazia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Чтобы быть оптимистами, мы должны стать чрезвычайно активными гражданами демократической страны.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Щоб бути оптимістами, ми повинні стати надзвичайно активними громадянами демократичної країни.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.וההיבט הדמוקרטי. כדי לחוש אופטימיות בקשר לכך, עלינו להיעשות פעילים מאד כאזרחי הדמוקרטיה שלנו,
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.والجزء الخاص بالديمقراطية. ولكي نصبح متفائلين بهذا الشأن يجب أن يكون نشاطنا هائل كمواطنين في ديمقراطيتنا
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.私達は民主主義における市民としてより活発にならなくてはならないのです 気候の危機的状況を打破するには
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Abbiamo scoperto che esistono dei modi per allenare la mente in modo da diventare più positivo.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Am descoperit că sunt întotdeauna modalităţi de a vă antrena creierul pentru a putea deveni mai pozitiv.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Azt találtuk, hogy vannak módok arra, hogy az agyat egyre pozitívabbá tréningezzük.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Chúng tôi phát hiện rằng có nhiều cách rèn luyện để bộ não trở nên tích cực hơn.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Fizemos estas coisas com a nossa investigação em cada uma das empresas com que trabalhei.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Hemos encontrado maneras de entrenar el cerebro para que se vuelva más positivo.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Kami menemukan bahwa ada cara-cara untuk melatih otak Anda untuk dapat lebih positif.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.저희는 또한 두뇌를 좀 더 긍정적으로 만드는 방법을 알아냈습니다.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Nous avons découvert qu'il est possible d'entraîner notre cerveau à devenir plus positif.
Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var.Objevili jsme, že existují způsoby, jak můžete svůj mozek vycvičit, aby byl schopen se stát pozitivnějším.